İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/17 E. 2026/38 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/17
Karar No
2026/38
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/17 Esas KARAR NO : 2026/38 Büyükçekmece İcra Dairesi : ...

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plaklı özel halk otobüsünün kaza yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan ...'un yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket poliçe limitleri kapsamında şahsın zararını karşılandığını, davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 638,700.00-TL'nin ödeme tarihi olan 10.09.2023 tarihinden başlayarak tahsile kadar işleyecek faizi ile tahsili için 07.08.2024 tarihinde açılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, takibin devamına, alacağın %20’ sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 21/04/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle, trafik sigortası kapsamında dava dışı zarar görene ödenen tazminatın sigortalıdan rücu en tahsili için Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... Tüketici Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası ile görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine kararı verildiği, Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilen dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görüldü. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendrilmiştir. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-c) 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. Maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK'da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK'nin 4/1 maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkmeleri görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde, "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" denilmek suretiyle, Tüketici Mahkemesi'nin görev alanının belirlenmesine esas olan tüketici işleminin tarifi yapılmıştır. Somut olayda; davacının sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın işleteni olan sigortalı davalı ile arasında .... poliçe numarası ile Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi mevcut olduğu, davacının, davalıya ait sigorta poliçesini düzenleyen şirket olduğu, davacının poliçeyle üstlendiği sorumluluk gereği dava dışı 3. kişilere yapılan ödeme ile ilgili olarak davalının kusurlu olduğu ve ödenen bedelin rücusunun istenildiği, davaya konu istemin taraflar arasındaki trafik sigorta sözleşmesine dayandığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, davalı sigortalı gerçek kişi tüketici konumunda olup, davacı ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiği anlaşılmakla, her ne kadar Tüketici Mahkemesi tarafından daha önce görevsizlik kararı verilmiş ise de gerek yukarıda anılı kanun hükümleri ve açıklamaları gerekse yerleşik emsal yargı kararları (Yargıtay 4. HD' nin 2022/5821 esas, 2024/10214 karar, Yargıtay 4. HD' nin 2022/14346 esas, 2024/1858 karar, Yargıtay 17. HD' nin 2020/280 esas, 2020/8444 karar,) doğrultusunda karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve kararın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi bakımından ilgili İstinaf Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- Görevli Mahkemenin Bakırköy 7. Tüketici Mahkemesi OLDUĞUNA ; 3- 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine ; GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/17, K. 2026/38, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-17-e-2026-38-k-5df738da9f02