İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/147 E. 2026/180 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/147
- Karar No
- 2026/180
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/147 Esas KARAR NO : 2026/180
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket "..." isimli menajerlik ajansının sahibi olduğunun ve ayrıca dizi film ve sinena filmi yapımcılığı yaptığının, Şüpheli şirkete ait ... isimli televizyon kanalının 10.12.2025 tarihli Ana Haber yayınında davalı muhabir ...'ın hazırladığı "...." başlıklı bir haber yayınlanmış olup bu haberde müvekkil şirketin sahibi olduğu ...'nin afişine ve ilanına çok açık ve net olarak uzunca bir süre yer verilerek dolandırıcı olduğu iddia edilmiş, Sektörde iddia edildiği gibi ajansların bulunduğunun ancak müvekkil şirket bu dolandırıcı ajanslardan biri olmadığının, ama müvekkil şirketin afişine uzunca bir süre bu haberde yer verilerek (ekranda tutularak) müvekkil ajansın bu dolandırıcı ajanslardan birisi olduğu izlenimi tüm Türkiye'ye verildiğinin, üstelik bu haber primetime olarak tabir edilen en çok izleyicinin televizyon izlediği bir saatte yayınlanarak tüm Türkiye'nin bu haberi izlemesine ve görmesine sebep olunduğunun, davalılar bununla da yetinmeyip davalı ...'ın ... hesabından da bu haberi yayınladığının ve yayınlanmaya devam ettiğinin, söz konusu haberde ajans adı altında dolandırıcılık yapan firmalarla ilgili haber yapılırken müvekkil şirketin afişine ve ismine neredeyse 1 dakika kesintisiz ekranda yer verildiğinden o akşam o haberi izleyen tüm izleyiciler nezdinde müvekkil şirketin bu dolandırıcı firmalardan birisi olduğu yönünde telafisi imkansız bir izlenim yaratılmış ve hatta tüm izleyicilerin kafasına kazındığının, sonuç olarak söz konusu haberle birlikte müvekkil ajansın afişine yer verilmesiyle birlikte kaçınılmaz olarak müvekkil ajansın ticari itibarı yerle bir edildiğinin, bu nedenle davalılar ... isimli televizyon kanalının 10.12.2025 tarihli ana haber yayınında "...." başlıklı haberde müvekkil şirketin ilanına ve afişine yer vererek müvekkil şirkete basın yoluyla hakaret ve iftira ettiklerinden ve ticari itibarına telafisi imkansız zarar verdiklerinden - maddi zararın bilirkişi incelemesi yoluyla tespiti sonrası dava değerini artırmak kaydıyla şimdilik (belirsiz alacak davası) 1.000.0000.-tl maddi ve 5.000.000.-tl manevi tazminatın (...'dan ve ...'dan maddi tazminat talebi 500.000.-tl ve manevi tazminat talebinin de 500.000.-tl ile sınırlıdır) haberin yayınlandığı 10.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dosya üzerinde yapılan inceleme sırasında arabuluculuk son tutanak aslının dosya içeriğinde olmadığı gibi arabuluculuğa da hiç başvurulmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Bu konuda Yargıtay'ın kararı da açıktır. Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, 2020/932 Esas sayılı, 2020/5773 Karar numaralı Kararı) 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkilerini Düzenleyen Kanun'un 35 inci maddesine dayalı olarak; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, dosyada sureti bulunduğu iddia edilse de suretinin dahi bulunmadığı, 7036 sayılı Kanun'un 3/2. Maddesi mucibince aşağıdaki gerekçeler karara sebebiyet vermiştir. TÜM DOSYA KAPSAMI VE YUKARIDAKİ YASAL DÜZENLEMELER BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; 01 EYLÜL 2023 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİREN 7445 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİ İLE 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. Yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren arabuluculuğa elverişli hâle getirilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacının taleplerinin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve dava açılmadan önce dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurduklarına dair belge olmadığı dikkate alındığında arabulucuğun işbu davada dava şartı olmadığını konusu ticari nitelikteki menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu gibi özel dava şartı olarak kabul edildiği, davacı tarafın mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde de bahsi geçtiği gibi arabuluculuğa başvurmadığı sabit olan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi 28/03/2023 tarihli ve 7445 Sayılı Kanunun 31.inci maddesiyle değişik , (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 17/B maddesi ile) 1.fıkrası gereğince özel dava şartı yokluğundan HMK 115.madde uyarınca USÛLDEN REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 101.733,00-TL harcın harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına. 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 17/02/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır