İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/14 E. 2026/469 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/14
Karar No
2026/469
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/ KARAR NO : 2026/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACILAR:1- 2- 3- 4- VEKİLİ : Av. DAVALI :

FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ :Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. KONKORDATO KOMİSERLERİ : 1- : 2- : 3-

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)), İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179) DAVA TARİHİ : 05/01/2026 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026

Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; Davacılar vekili dava dilekçesinde; Davacıların gelir gider dengesi ve nakit akışlarındaki bozulmaların faaliyetini sürdürdüğü işletmesinde ekonomik güvenliğini tehlikeye soktuğunu bu nedenle geçici mühlet talebinde bulunmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Adi konkordato, iflasa tabi olup olmadığına bakılmaksızın, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun borçlarını proje ile belirli bir vade veya indirim yoluyla yeniden yapılandırabilecekleri bir hukuki imkandır. Konkordato hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlu veya borçlunun iflasını isteyebilecek alacaklılardan biri, Asliye Ticaret Mahkemesine vereceği dilekçesine İİK m. 286’ da sayılan belgeleri de ekleyerek konkordato mühleti talebinin kabul edilmesi hususunda bir başvuru yapabilir. Konkordato talebine eklenecek belgeler Madde 286 da sayılmıştır, bunlar aşağıda belirtilenlerdir;a) konkordato ön projesi.b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler;, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.e) makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.Mahkeme talep ile birlikte İİK m. 286’ daki belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettikten sonra borçluya derhal üç aylık geçici bir mühlet verir. Verilen bu geçici mühlet, borçlunun veya komiserin talebiyle iki ay daha uzatılabilir (İİK m. 287/4). Davacının konkordato başvurusu ve başvuruya eklediği İİK m. 286 da sayılan belgelerin eksiksiz olduğu görüldüğünden davacı borçluya üç aylık geçici bir mühlet verilmiştir. İİK m. 289/3 gereği, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde, borçluya bir yıllık kesin mühlet süresi verilir hükmü uyarınca geçici mühlet içerisinde yapılan incelemeler ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı denetlenmiştir. Komiserden davacı borçlunun işletmesel durumu ve borç yapısı ile ilgili denetleme yapması istenilmiş ve bu hususta rapor düzenlenmiştir.Rapor içeriği dikkate alındığında geçici mühlet içerisinde duruşma günü açılması ve borçlu şirket yetkilisinin beyanları alınmak üzere duruşmaya davet edilmesi gerektiği görülmüştür.İsv. İİK ‘da, konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça, "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( )İİK 287. Maddesinde de borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. ().İİK'nın 286/1-a maddesinde "borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, ... ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayı değerlendirmek gerekecektir. Davacı şirket yönünden, konkordatoya tabi olup 36 ay boyunca eşit taksitlerle ödenmesi öngörülen proje kapsamında %30 basit faiz öngörüldüğü görülmektedir.Dosya kapsamındaki mali verile birlikte değerlendirildiğinde; son üç yıldır aralıksız ve artan oranlarda zarar ettiği sabit olan bir şirketin, konkordato ön projesinde öngörülen aylık 75.000.000 TL gibi son derece yüksek bir aylık geliri düzenli ve sürdürülebilir şekilde yerine getirmesi hayatın olağan akışına ve şirketin mevcut mali yapısına açıkça aykırı olduğu gibi, dava tarihinden sonraki 18.03.2026 tarihli komiser heyeti raporunda belirtildiği gibi ilk iki ayda toplam 78.883.581,95 TL gelir elde ettiği, dolayısıyla aylık öngörülen gelirin neredeyse yarısı kadar bir aylık gelir elde edebildiğinin bildirilmesi karşısında ; konkordato ön projesinde öngörülen ödeme planının somut, inandırıcı ve gerçekleşebilir nitelikte olmadığı; şirketin mevcut mali tablolarıyla örtüşmediği ve projenin objektif ekonomik verilerle desteklenmediği kanaatine varılmıştır.Bu itibarla, davacı şirket ... ASANSÖR SANAYİ VE TİCARET A.Ş.'nin konkordato ön projesinde borç ödeme kaynaklarından birinin ticari faaliyet kârı olduğu belirtilmiş ise de, şirketin herhangi bir icra takibine maruz kalmaksızın geçirdiği geçici mühlet sürecinde dahi projede hedeflenen değerin yarısından fazla bir faaliyet kârı elde edemediği, görülmüştür. Bu hâliyle, davacı şirketin mevcut konkordato kaynakları ile konkordatoya tabi toplam borç miktarlarının büyüklüğü birlikte dikkate alındığında; borçların azaltılarak finansal durumun iyileştirilmesi yönünde somut ve makul bir ihtimalin bulunmadığı, dolayısıyla projenin başarıya ulaşma olasılığının mevcut olmadığı değerlendirilmektedir. Nitekim, davacının projesinde alacaklılara ödenmesi öngörülen teklifin, gösterilen mali kaynaklarla orantılı olması gerektiğine ilişkin İİK’nın 305/1-b maddesinde düzenlenen ilkeye de uygunluk bulunmamaktadır. Kaldı ki ... 6. Hukuk Dairesinin 2025/ Esas, 2025/ Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.Konkordato kurumu; borca batık olmayan sermaye şirketlerinin geçici mühlet hükümlerinden yararlanarak mal varlıklarını rahat bir ortamda satmaları ve bu suretle borçlarını projeye aykırı biçimde tasfiye etmeleri amacıyla öngörülmüş bir kurum değildir. Öte yandan, konkordato ön projesi yalnızca dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak da değerlendirilemez. Mahkemece kesin mühlet kararı verilebilmesi için, ön projenin hangi somut verilerle ve ne şekilde başarıya ulaşacağının ortaya konulması gerekmektedir. Davacı tarafından sunulan proje incelendiğinde, mali kaynaklardan bir diğerinin şirketin ve dava dışı aile bireylerinin mal varlıklarının satışı olarak öngörüldüğü görülmektedir. Ancak projede, söz konusu mal varlığı satışlarının somutlaştırılmadığı; hangi varlıkların, ne zaman ve hangi yöntemle satılacağının açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu hâliyle davacılar tarafından sunulan ön projenin, denetimden uzak, ihtimale dayalı ve soyut çözüm önerileri içerdiği kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, devam eden taahhüt projeleri tamamlanmış olsa dahi, kayda değer bir faaliyet ve dönem kârının ne şekilde oluşacağı somut verilerle ortaya konulmamıştır. Teklif verilen işlere ilişkin ihalelerin alınacağı ve mevcut borç yükü altındaki şirket tarafından bu işlerin gerçekleştirilebileceği yönündeki değerlendirmelerin temenniden ibaret olduğu; ayrıca taahhüt projelerinden elde edilecek gelirlerin hangi kısmının, hangi tarihte ve ne şekilde tahsil edileceği açıklanmaksızın kaynak olarak gösterilmesinin de konkordato ön projesinin denetlenebilir, somut ve gerçekçi olmadığını göstermektedir.Davacı şirketin konkordato ön projesinde, tüm alacaklılara yapılacak ödemelerin Temmuz 2027 tarihinden itibaren başlamak üzere, bir defaya mahsus %30 faiz uygulanarak 36 aya yayılması öngörülmüştür. Konkordato, mali durumu bozulmuş ancak dürüst borçluları korumayı amaçlayan bir kurumdur. Davacıların konkordato tedbirlerinden yararlanmaya başladığı tarih ile yargılamanın geçeceği süre birlikte değerlendirildiğinde, ödemelerin oldukça uzun bir vadeye yayıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum neticesinde, böyle bir projenin alacaklıları faiz haklarından mahrum eden, borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı ve gereksiz yere alacaklıları zarara uğratacak şekilde vade uzatımı niteliğinde bir ödeme planına yer verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklılar yönünden bu durumun yıllık bazda faiz oranı kadar örtülü tenzilata yol açacağı açıktır. Bu itibarla, borca batık olmayan bir şirketin ödemelerini bu denli uzun bir süreye yayması da İİK’nın 305/1-b maddesinde düzenlenen “teklifin, borçlunun kaynakları ile orantılı olması” koşulunu sağlamamaktadır. Gelinen noktada talepçi şirketin konkordatoyu finansman bir enstrüman olarak kullanmak istediği izleminin oluştuğu, bu durum konkordato kurumunun amacıyla bağdaşmayacaktır. ( Bkz. Benzer yönde ... 6. HD. 2022/ esas, 2023/ karar sayılı ilamı)Tüm bu açıklamalar karşısında; davacı şirketler tarafından sunulan konkordato projesinin, borçlunun mevcut mali kaynaklarıyla orantılı olmadığı, gerçekçi ve somut verilere dayanmadığı, bu nedenle başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davacı şirketlerin konkordato talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... Dış Tic. A.Ş.nin de rayiç bilançoya göre borca batık olduğu tespit edilmiş olmakla, davacı şirketler tacir olduğundan aktif varlıklarının bilirkişi incelemesi ile değerlemeleri yapılarak komiser tarafından bilançosu çıkartılmış davacı ... Dış Tic. A.Ş.nin de rayiç bilançoya göre borca batık olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple ... Dış Tic. A.Ş. hakkında iflasına karar verilmiştir. Karar verilmeden önce şirket yetkilisine İ.İ.K. 292 uyarınca ihtaratlı tebligat çıkartılmış, duruşmada hazır oldukları görülmüştür.Diğer taraftan, davacı gerçek kişilerin konkordato talep eden şirketin borçlarına kefil olunması nedeniyle konkordatoya başvurulmuş olup davacıların kendilerine özgü hedef, tedbir ve faaliyet içeren konkordato projesi sunmadıkları, borçlu şirketten bağımsız bir konkordato projelerinin bulunmadığı, sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu açıdan ön projelerinin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçlunun, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmesinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediğinden davacı gerçek kişiler yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. (Nitekim benzer yönde bkz. ... 6. HD., 2024/ E., 2025/ K.; ... BAM 5. HD., 2025/ E., 2025/ K.)Öte yandan, davacı gerçek kişilerin tacir olmadıkları; şirket ortağı olmanın da tek başına gerçek kişiyi tacir sıfatına kavuşturmayacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle, gerçek kişi davacılar bakımından iflas kararı verilmemiş; davanın reddi ile yetinilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacıların kondordato taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-... ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı ... Dış Tic. A.Ş.nin borca batık olması sebebiyle 01/04/2026 tarih, saat 14:20 itibariyle İFLASINA,-İflasın basit tasfiye usulüne göre yapılmasına,-İflasın gecikmesizin ... Nöbetçi İflas Müdürlüğüne bildirilmesine,-İflas avanslarının gecikmeksizin İflas Müdürlüklerine aktarılmasına, 3-Davacı ...'ın tacir sıfatı olmadığından hakkında iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 4-Davacılara verilen geçici mühletin sonuçlarının sona erdirilmesine ve mahkememizce alınan tedbirlerin kaldırılmasına, 5-Konkordato komiserlerinin görevlerinin sona erdirilmesine, 6-Kararın İİK 288.maddesi uyarınca ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, 7-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair; Davacılar vekili ile feri müdahiller vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren, itiraz eden diğer alacaklılar yönünden ise kararın ilanından itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ... olmak üzere mahkeme başkanı ... muhalefeti ile oyçokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/04/2026

Başkan ¸E-imzalıdır. Üye ¸E-imzalıdır. Üye ¸E-imzalıdır. Katip ¸E-imzalıdır.

Muhalefet Şerhi: Davacı ... Asansör ...A.Ş asansör imalatçısı olup, diğer davacı ....A.Ş ise bu şirketin ürünlerini yurtdışına pazarlayan şirkettir. Davacı gerçek kişiler ise, bu şirketlerin ortakları olup şirketlerin borçlarına kefil olmalarından dolayı konkordato talep etmişlerdir.Davacılar konkordato projelerinde borçlarını Temmuz 2027 tarihinden başlamak üzere bir defaya mahsus %30 faizle 36 ayda ödemeyi taahhüt etmişlerdir. Bu bir proje olup, konkordato sürecinin devamında davacılar tarafından veya mahkemenin talebiyle faiz arttırımı veya vade kısaltılması mümkün olduğundan sayın çoğunluğun vadenin uzun, faiz oranının düşük olduğu yönündeki görüşüne katılmamaktayım.Komiser raporlarında göre davacıların aylık 75.000.000,00 TL civarında borç ödeyebilmeleri halinde projenin uygulanabilir olduğunu belirtilmiş olup komiser heyeti raporundan davacıların dava tarihinden sonraki ilk iki ayda toplam gelirlerinin 78.883.581,95 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu gelirin elde edildiği Ocak-Şubat ayları ölü sezon denilen kış mevsiminde inşaat faaliyetlerinin durduğu dolayısıyla davacının asansör imalat/satım işlerinin de en durgun olduğu dönemdir. Buna rağmen davacı şirket aylık yaklaşık 39 milyon lira gibi aylık 75 milyon lira ödeme taahhüdünün yarısı kadar gelir elde etmiştir. Bu gelir miktarının inşaat sezonunun açılmasıyla birlikte artacağı şüphesizdir. Bu nedenle sayın çoğunluğun davacıların projedeki aylık 75 milyon lira ödeme taahhütlerini yerine getiremeyecekleri görüşüne katılmamaktayım.Davacılar kesin mühlete geçirilerek ,yaz sezonu da görüldükten sonra davacıların durumunun kesin mühlet süresi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun davanın reddine ilişkin görüşüne katılmamaktayım.

Başkan ¸E-imzalıdır. (Muhalif)

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/14, K. 2026/469, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-14-e-2026-469-k-6dfded9c1cc0