İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/120 E. 2026/689 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/120
Karar No
2026/689
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/120 Esas KARAR NO : 2026/689

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in çeşitli şehirlerde otomatik sulama ürünleri ve içli dışlı iş hizmeti sunduğunu, davalı ... Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan anlaşma gereği müvekkilinin ... ... 21.850 metrekare otomatik sulama kurulumu işçiliğini üstlendiğini ve bu hizmetin karşılığında 579.000 TL + KDV ücret ödenmesi konusunda anlaşıldığını, işin tamamlanmasının ardından 18.04.2025 tarihinde fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının 14.07.2025 tarihinde 301.299,84 TL ödeme yaptığını ancak 28.07.2025 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, Yargıtay 6. HD 2022/... E. 2022/... K. sayılı kararına atıfla takip sonrası yapılan ödemenin borcun ferileri yönünden takipte haklılığı ortadan kaldırmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını belirterek, haksız itirazın borcun ödenmeyen kısmı olan 289.280,16 TL yönünden iptaline ve takibin devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının takip çıkışı olan 590.580,00 TL üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in müvekkili ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ve itirazın iptali davası açıldığını, ancak davanın reddi gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının 579.000 TL + KDV bedelli faturaya dayandığını ancak bu bedelin taraflar arasında kararlaştırıldığını ispatlayamadığını, sunduğu WhatsApp yazışmalarının dava konusu işle ilgili olmadığını, 15.03.2025 tarihli mesajda geçen "579.000 TL" ibaresinin onay/kabul anlamına gelmediğini, davacının dahi onay alınmadığını gösteren mesajlar bulunduğunu, müvekkilinin faturayı kabul etmediğini, süresinde itiraz ettiğini ve iade faturası düzenlediğini, ayrıca ihtirazi kayıtla kısmi ödeme yaptığını, ödemenin ödeme emrinin tebliğe çıkarılmasından önce yapıldığını, bu nedenle ödenen kısım yönünden davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacının dayandığı Yargıtay kararının somut olaya uygulanamayacağını, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, ayrıca davacının yargılama gideri ve vekalet ücretini takip çıkışı olan 590.580 TL üzerinden talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise 301.299,84 TL ödemenin düşülerek yalnızca dava tarihi itibarıyla gerçek bakiye üzerinden inceleme yapılmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; 289.280,16 TL fatura alacağından kaynaklı olduğu iddia olunan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 04.08.2026 tarihli raporda; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Md. 16.07.2025 tarih 2025/... E Sayılı İlamsız icra takibinde, TAKİP (16.07.2025) TARİHİ İTİBARİYLE: Tarafların incelenen ticari defter ve muavin kayıtlarında, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen (2024 yılında 3 adet, 2025 yılında da 1 adet hizmet faturası ve davalı tarafından 2024 yılında 135.000 TL 2025 yılında da 301.299.84 TL’lıık banka havalesi ödemeleri yönünden) Faturalar ve davalının yaptığı banka havalesi ile ödemeler birbirini doğruladığı, diğer kayıtlar birbirine uyumlu olmadığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 18.04.2025 tarihli 590.580.00 TL bedelli faturaya davalı tarafından 14.07.2025 (Takip öncesi) tarihinde yapılan 301.299,84 TL’lık kısmi ödeme sonrası bakiye kalan 289.280.16 TL’lık kısmı için İtirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talebinin uygun talep olduğu, Tarafların aynı dönemleri kapsayan karşılaştırmalı BA/BS formlarının, İADE faturası dışınaki beyanların birbirini doğruladığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin bulunduğunun kabulü gerektiği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara ilişkin davalının yasal süresi içinde her hangi bir itirazı olmadığı hususunda (1 adet kısmi iade faturasının ise yasal süresinin 76 gün gecikmeyle 30.06.2025 tarihinde düzenlenen fatura hariç) dosya kapsamında her hangi bir somut belgeye rastlanmadığı, Davacı tarafından takip öncesi borçluya borç ihtarı keşide edilmediğinden davalının TAKİP 16.07.2025 TARİHİ İtibariyle Temerrüde düştüğünün Kabulü gerektiği, Takip Tarihinden (16.07.2025) itibaren 289.280.16 TL asıl alacak için, talebe uygun olarak 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca % 44,25 ve değişen oranlarda ticari avans faiz talebinin Mahkemeniz takdirlerinde olacağı, Tarafların diğer talepleri Mahkemeniz takdirlerinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı yanın 16/07/2025 tarihinde davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile 289.280,16 TL fatura alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalı yanın borca itirazı ile icra takibinin durdurulması sonucunda; davacı şirketin düzenlediği faturadan kaynaklı alacağını davalı yandan tahsil edemedikleri iddiası üzerine mahkememize iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; yapılan mali incelemelerde incelenen davacı ve davalı şirkete ait 2025 yılına ilişkin ticari defterlerin (Yevmiye ve kebir ) ilgili yasaya ve usule uygun olarak Elektronik Sisteme üzerinden tutulduğu ve E.defter Beratlarının süresi içinde alındığı, Ticari defter kayıtları ile muavin kayıtlar birbirleri ile uyumlu olduğu, bu haliyle taraf defterlerinin sahibi lehine/aleyhine delil teşkil edeceği , davacı, davalı aleyhine ....İcra Md. 16.07.2025 tarih 2025/... E Sayılı dosyası üzerinden her ne kadar 18.04.2025 tarih 590.580.00 TL bedelli fatura üzerinden İlamsız icra takibi başlatmış ise de, huzurdaki işbu İtirazın İptali davasında 14.07.2025 tarihinde fatura borcu için banka havalesi ile yapılan 301.299.84 TL’lık kısmı ödeme sonrası, faturadan bakiye kalan 289.280.16 TL üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava edildiği anlaşıldığı, yapılan mali incelemelerde davacı tarafından davalı adına düzenlenen 18.04.2025 tarih 590.580.00 TL bedelli faturanın, davalı tarafından her hangi bir ihtirazi kayıt düşülmeksizin ticari defter ve davacı cari hesabına alacak olarak kaydedildiği, söz konusu faturunun aslına veya kısmi olarak TTK.m.21/2 maddesi uyarınca yasal süresi içinde itiraz edilmediğinden faturanın tamamında davalının sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara ilişkin davalının yasal süresi içinde her hangi bir itirazı olmadığı yalnızca davalı tarafında 1 adet kısmi iade faturasının ise yasal süresinin 76 gün gecikmeyle 30.06.2025 tarihinde düzenlendiği tespit edilmiş olmakla, süresinden sonra iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacağından ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Mahkememizce yapılan yargılama , toplanan deliller ve alınan rapor doğrultusunda davacının davasında haklı olduğu anlaşılmış olmakla davacının davasının kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 289.280,16 TL yönünden iptaline, takibin 289.280,16-TL üzerinden kaldığı yerden talep gibi devamına, takip sonrası yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: DAVANIN KABULÜNE; 1-)Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 289.280,16 TL yönünden iptaline, takibin 289.280,16-TL üzerinden kaldığı yerden talep gibi devamına, takip sonrası yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, 2-)Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 57.856,03- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-)Alınması gereken 19.760,73 TL karar ve ilam harcından 1.987,29 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 17.773,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı, 1.987,29 TL peşin harç, 104,00 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.823,29 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-)Davacının karşıladığı bilirkişi ücreti ile davetiye ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 12.138,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 46.284,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip ... (E-imzalı)

Hakim ... (E-imzalı)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/120, K. 2026/689, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-120-e-2026-689-k-2d7a3016ecd7