İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/107 E. 2026/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/107
Karar No
2026/154
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/107 Esas KARAR NO : 2026/154 Karar

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 26/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yukarıda yazılı adreste mukim olup, Otel işletmeciliği ile iştigal ettiğini, borçlu şirket tarafından müvekkili şirkette konaklama için rezervasyon yapılmış ve odada da konaklandığını, verilen hizmet karşılığından da 30-05-2025 tarihinde icra dosyasına konu hizmet fatura edildiğini, ancak icra dosyası dayanak belge kapsamında tarafımızca sunulan fatura dan da anlaşılacağı ( konaklama bedeli olarak kesilen fatura ) üzere kesilen 6.900,00 tl lik faturaya rağmen borçlu tarafından 5.400,00 tl lik kısım ödenmiş ve ancak kalan 1.500,00 tl lik kısmının ödenmemiş olduğunu, müvekkili şirketce yapılan rezervasyon - konaklamaya ve kesilen faturaya rağmen kalan bakiye borçlu tarafından borcun 1.500,00 TL lik kısmının ödenmediğini, borçlu tarafin, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan icra takibine de itiraz ettiğini, bu nedenle kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, borçlu tarafın yapılan rezervasyona rağmen fiili olarak otelde kalınmadığı iddia edilerek borcu ödemediğini, ancak yapılan rezervasyon nedeniyle müvekkilinin bahse konu odayı başkasına rezerve veya konaklamasına imkan veremediği için maddi olarak zarara uğramış ve ancak borçlu tarafından ayrıca kesilen faturaya da itiraz edilmemiş olduğunu, faturaya itiraz yapılmaması ikrar anlamı taşımanın yanında davalı tarafın borcun bir kısmını da ödemiş olmasının zaten borcu kabul ettiğini açıkca gösterdiğini, davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde herhangi bir borcun olmamasını gerekçe gösterilerek itiraz edildiğinin açıkça görüldüğünü, bir yandan faturaya yasal süresinde itirazın yapılmamış olması diğer yandan rezervasyona konu olan borcun bir kısmının ödenmiş olması göz önünde bulundurularak icra takibine de herhangi bir borcun olmadığını ileri sürerek itiraz edilmesinin açık çelişki barındırmakta olup işbu itirazın kötü niyetle yapıldığının en açık göstergesi olduğunu, yukarıda anılan sebeplerle borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olduğu açık olup, bu halde borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesini ve haksız yapılan itiraz nedeniyle %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına, işbu itirazın kötü niyetli olması nedeniyle %40 oranından az olmamak üzere Kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep zarureti hasıl olduğunu beyan ederek, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan İCRA TAKİBİNE itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesine, borçlunun yaptığı haksız itiraz nedeniyle %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlunun yaptığı kötü niyetli itiraz nedeniyle %40 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, hukuki niteliği itibariyle, konaklama bedeli olarak kesilrn faturanın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin 10/02/2026 tarihli ara karar ile; " davacı tarafa; Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunması için meşruhatlı davetiye çıkartılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına," hususunda davacı vekiline ihtaratlı davetiye çıkartılmıştır. Davacı vekili tarafından 25/02/2026 tarihli, somut uyuşmazlıkta dava değerinin 1.500,00-TL olup iş bu davada zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunmadığının kabulüne, 10/02/2026 tarihli ara kararın bu doğrultuda kaldırılmasına ve yargılamaya devam edilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmeden önce taraflarına arabuluculuga başvuru işlemlerinin tamamlanabilmesi için uygun ve yeterli süre verilmesine karar verilmesini talep ettiği dilekçesini dosyaya sunduğu görülmüştür. Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, ... Esas sayılı, ... Karar sayılı ilamı; "Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. şeklindedir. 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir. Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir. "...Davacı tarafça sunulan tutanağa göre anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden dava açıldığı açık olduğundan 6325 sayılı kanunun 18/A-2. Fıkrasının birinci cümlesinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir." İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar. Somut olayda; Davacı tarafça dava açılmadan önce özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadığı, davacı tarafın sunduğu beyan dilekçesi ve ekindeki arabuluculuk başvuru formunun incelenmesinde arabuluculuğa başvuru tarihinin bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın İtirazın İptali istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, bu nedenle işbu dosyada dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ilam harcının davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazine irat kaydına, 3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgiliye iadesine, 4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tarafların yokluğunda karar verildi. 26/02/2026

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2026/107, K. 2026/154, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-107-e-2026-154-k-87469492898f