İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1066 E. 2026/897 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1066
Karar No
2026/897
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1066 Esas KARAR NO : 2026/897

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2025 KARAR TARİHİ : 19/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında emtia alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğunu, sözleşme gereğince sipariş edilen ve teslim edilen ürünlere ait fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile 19/03/2025 tarihli ... numaralı 222.725,80 TL bedelli faturaya dayanılarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 18/09/2025 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafın 25/09/2025 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, ...Arabuluculuk Bürosu nezdinde yapılan başvuruda anlaşma sağlanamadığını belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalının asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını ve müvekkil şirketin borcunun olmadığını, faturaya itiraz süresinin geçirilmiş olmasının tek başına faturanın içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini ve kesinleşmesini sağlamadığını, davacının fatura edebileceği bir işin varlığı halinde ürünlerin teslim edilip edilmediğinin tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine ve takibe konu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... .Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 182.725,80-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ...'ya tevdi edilmiş,bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Sayın Mahkemeniz duruşma salonunda 25/03/2026 gün ve saat 10:10’da yapılan incelemeye davalı taraf katılmamış olup inceleme için ticari defterlerini ibraz etmediğini, Maliye tarafından dava dosyasına gönderilen davacı ... Şirketi' nin 2025 yılı BS Formunda ve Davalı ... Şirketi ‘nin 2025 yılı BA Formunda; davaya ilişkin icra takibine konu borcun kaynağını oluşturan, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen Fatura Tarihi: 19.03.2025, Fatura No: ..., Mal ve Hizmet Tutarı: 202.478,00 TL, Hesaplanan Kdv (%10,00) : 20.247,00 TL, Ödenecek Tutar: 222.725,00 TL e-Faturanın kayıtlı olduğu kanaatine vardığımı, Davacı ... Şirketi’ nin incelenen ticari defterlerinde; davaya konu icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin 120.01.945 kodlu hesabına istinaden davalı ... Şirketi’ inden 182.725,80 TL Alacak bakiyesi bulunduğu kanaatine varılmıştır." denilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. ...Esas-... Karar ve... Esas ve ... Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu ve usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 182.725,80 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 182.725,80 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 182.725,80 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.481,99 TL ilam harcından peşin alınan 2.206,87TL harcın mahsubu ile bakiye 10.275,12TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 552,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 2.206,87 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 11.374,77TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2026

Katip ✍e-imzalıdır

Hakim ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1066, K. 2026/897, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1066-e-2026-897-k-e18f2940f1d4