İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/980 E. 2026/197 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/980
Karar No
2026/197
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/980 Esas KARAR NO : 2026/197 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026

Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalılardan --------; adına kayıtlı "-------- İli, ------- İlçesi, -------- Mah., -------- Ada, --------- Parsel, ---------- Pafta Numaralı,18/234 arsa paylı,----------numaralı bağımsız bölümü" üzerine davalı --------- Şti.'nin davalılardan ----------Ş.'de kullandığı krediye karşılık 05.12.2012 Tarih ve 122.000,00.-TL bedelli 1.Dereceden ipotek kurdurduğunu, davalı ---------- Şti., davalı bankaya olan kredi borcunu ödemediğinden bahisle --------Ş. tarafından -------- İcra Müdürlüğü'nün-------- E. Sayılı dosyasından ipotek takibine başlandığını, Anılan takip dosyasının borçluları davalı ----------Ş. dışındaki diğer davalılar olduğunu, İcra dosyasından kesinleşen takip sonrasında davalı --------- adına olan yukarıda tapu bilgileri yazılı taşınmaz--------- İcra Müdürlüğü'nün---------- Talimat sayılı dosyasından satışa çıkarıldığını, müvekkili -------- İcra Müdürlüğü'nün------- E. Sayılı dosyasından gönderilen talimat ile ---------İcra Müdürlüğü'nün ---------- Talimat sayılı dosyasından 02.12.2014 tarihinde gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklifi verdiği için taşınmaz müvekkiline ihale edildiğini, Bunun üzerine müvekkili ihale bedelini ve diğer giderleri süresi içinde ilgili yerlere yatırdığını, 02.12.2014 tarihinde gerçekleştirilen işbu ihaleye karşı ihalenin feshi davası açılmadığını ve ihalenin kesinleştiğini, icra müdürlüğü tarafından kesinleşen ihale sonrasında taşınmazın tapusunun müvekkili adına tescili için usuli işlemleri gerçekleştirildiğini, Bu konudan bağımsız olarak müvekkili başka bir tapu işlemi için 28.04.2025 tarihinde tapu müdürlüğüne gittiğinde anılan taşınmazda malik olarak gözükmediğini tespit edildiğini, Bunun üzerine yaptığı araştırmalarda söz konusu tapunun --------- E. Sayılı dosyasından açılan bir dava sebebiyle 2024 yılında iptal olduğunu, -------- Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmesi akabinde ilgili tapu sicil müdürlüğüne yazdığı müzekkere de "--------- adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile ---------- adına tesciline" şeklinde yazıldığını, Ancak bu şekilde yazılan müzekkerenin dahi hatalı olduğunu, Zira, anılan müzekkereden evvel taşınmaz müvekkili adına tescil edildiğini, Hatta anılan dava dosyası içinde bu durum da açıkça belli olduğunu, Buna rağmen Mahkeme bu durumu görmezden geldiğini, Çünkü müvekkili adına tescili yapılmış bir taşınmazın, tarafı olmadığı bir dava dosyasından yazılan müzekkere ile iptalinin söz konusu olmamasının gerekmekte olduğunu, anılan davada müvekkili taraf olmadığı için hiçbir itiraz durumu söz konusu olmadığını, HMK m.107 uyarınca BELİRSİZ ALACAK davası niteliğinde haklı davalarının kabulünü, Müvekkilinin --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyasından gönderilen talimat ile------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Talimat sayılı dosyasından 02.12.2014 tarihinde gerçekleştirilen ihalede ödemiş olduğu ihale bedelinin ve diğer giderlerin karar tarihi itibariyle ile denkleştirici adalet ilkesi gereklerine göre ulaştığı ekonomik değerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasının hatalı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ticari bir ilişkinin olmadığını, davacı tarafından talep edilen alacağın bir ticari işten olmadığını, icra ihalesinden dolayı uğranılan zarardan kaynaklı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığını, TTK madde 4. Ve yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemelerinin olduğunu, görev itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---------Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı 02.12.2014 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- Talimat sayılı dosyası kapsamında gerçekleştirilen taşınmaz ihalesine katılarak ödediği ihale bedelinin, daha sonra tapu iptali-tescil davası neticesinde taşınmazın mülkiyetini elde edemediği iddiasıyla; denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncel alım gücü, ticari faiz ile iadesini talep ettiğini, Müvekkili Banka ise; kredi veren, ipotek alacaklısı, kanuni takip hakkını kullanan, İcra ve ihale sürecini tamamen mevzuata uygun şekilde yürüten iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, dava ticari faiz talebi gerekçe gösterilerek Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açıldığını, Davacı ile müvekkili banka arasında ticari bir sözleşme ilişkisinin olmadığını, Bu nedenle müvekkili banka dava konusu süreçte tacir sıfatıyla değil, ipotek alacaklısı sıfatıyla hareket ettiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından talep edilen alacak, bir ticari işten olmadığını, icra ihalesine dayalı iddia edilen sebepsiz zenginleşmeden kaynaklandığını, TTK m.4 ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, salt faiz talep edilmesi davayı ticari dava haline getirmeyeceğini, Bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görev itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,--------İcra Müdürlüğünün ----------Talimat dosyasının Uyap çıktıları, --------- Tapu Müdürlüğünün müzekkere cevabı, -------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, haksız tescil iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.6102 sayılı TTK 'nun 4. maddesine göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, TTK' nda ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlenmiştir.6335 sayılı Kanun'un 2.maddesi ile Değişik 6102 sayılı TTK' nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı TTK’ndan ve 6102 sayılı TTK’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Somut olayda, davalılardan -------- adına kayıtlı "------- İli, -------- İlçesi, -------- Mah., -------- Ada, -------- Parsel,-------- Pafta Numaralı,18/234 arsa paylı, ---------- numaralı bağımsız bölümü" üzerine davalı ---------- Şti.'nin davalılardan ----------Ş.'de kullandığı krediye karşılık 05.12.2012 Tarih ve 122.000,00.-TL bedelli 1.Dereceden ipotek kurulduğu, davalı ---------- Şti.'nin davalı bankaya olan kredi borcunu ödemediğinden bahisle ----------Ş. tarafından ----------- İcra Müdürlüğünün --------- E. Sayılı dosyasından icra takibi yapıldığı, davacının bu taşınmazı icra dosyasındaki ihale ile satın aldığı, ----------- Esas sayılı dosyasında verilen karar ile davacı adına kayıtlı olan taşınmazın üçüncü kişi adına tescil edilmesi nedeni ile davacının uğradığını iddia ettiği zararını davalılardan tahsil için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar dava mahkememizde açılmış ise de, eldeki uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanmadığı, davacının gerçek kişi olup haksız tescil nedeni ile zararını talep ettiği, uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari dava olmadığı, eldeki davaya bakmakta genel yetkili mahkemelerin görevli olduğu kanaati ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ----------- Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere ------------ Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 04/03/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/980, K. 2026/197, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-980-e-2026-197-k-f3859b41d143