İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/973 E. 2026/833 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/973
- Karar No
- 2026/833
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/973 Esas KARAR NO : 2026/833
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "“Davalı (borçlu) şirket tarafından müvekkil aleyhine, ... Bankası ... Şubesine ait ... keşide 30/09/2024 ibraz tarihli ... çek seri numaralı 200.000 TL bedelli çekin vadesinde ödenmemesi nedeni ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....ış sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınmış ve ... Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmıştır, Tarafımızca "müvekkilim tarafından düzenlenen çek üzerinde yazılı bedelin "Yüz Elli Bin TL" olduğunu, fakat müvekkil ...'ın imzası ve yazısı taklit edilerek çek bedelinin "İki Yüz Bin TL" olarak değiştirildiği" iddiasıyla ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... E. - ... K. Sayılı dosyasıyla imzaya itiraz edilmiş mahkemece "Şikayetin kabulü ile; ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki ödeme emrinde yazılı çek asıl alacağının 150.000,00TL, çek tazminatı alacağının 15.000,00TL, komisyon alacağının 450,00TL, işlemiş faiz alacağının 4.466,10TL olduğunun tespitine, diğer alacak kalemlerinin aynen korunmasına, 11/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına," karar verilmiştir. Davalı şirket, icra baskısı ile müvekkilden haksız olarak fazlaca tahsilat yapmış olmasına rağmen fazlaca ödenen 56.907,88 Türk Lirasına ilişkin tarafımızın başlatmış olduğu icra takibine itiraz etmiştir. T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E:... K:... K.T: 22-11-2021 "Karar: Davacı, ... 9. İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı icra dosyası ile hukuka aykırı olarak kendisinden tahsil edilen otopark ücretinin iadesi için davalı hakkında takip başlattığını, …… plakalı araca ait olduğu söylenen yasal dayanaktan yoksun borcu baskı ile 15/07/2018 tarihinde ödediğini, davalı yana icra tehdidi altında ödenen bu paranın hukuki hiçbir gerekçesi bulunmadığını, davalı şirket tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin Samsun İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, ücretin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davacı tarafından davalı aleyhine 21/10/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, 01/11/2019 tarihinde de itirazın iptali davasının açıldığı, istirdat davasının açma süresinin 15/07/2019 tarihinde dolduğu, davacı tarafça iş bu sürenin bitiminden sonra icra takibi başlatılıp dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 08/09/2021 tarihli yazısında; davanın Türk Borçlar Kanununun 77 ve devamı maddelerine dayalı sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkin olduğu kabul edilerek, uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın İcra ve İflas Kanununun 72 nci maddesinin yedinci fikrasına göre hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın, 6100 sayılı HMK’nın 363üncü maddesinin birinci fikrasi uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir. Kural olarak olayları izah taraflara, uyuşmazlığa uygulanacak hukuki kuralları belirlemek ve hukuki nitelemede bulunmak Hakim'e ait bir görevdir. Dava dosyası incelendiğinde, davacı tarafından hakkında herhangi bir icra takibi olmadan icra baskısı altında haricen davalıyla otopark ücreti olarak davalının da ikrarına göre 15.07.2018 tarihinde 1.000,00- TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde, borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi için başlattığı takibe itirazın iptalini talep etmektedir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Böylece davacının istemi İİK.nun 72. Maddesi kapsamında istirdat değil, sebebi ortadan kalkan bir ödemenin iadesi yönünde sebepsiz zenginleşmeye dayalı (TBK.md. 77) alacak istemi olup, 2 ve 10 yıllık zamanaşımına (TBK.md. 82) tabidir. Talep yönünden hak düşürücü bir süre yasada öngörülmemiştir. Türk Borçlar Kanununun konuya ilişkin 77 (818 sayılı Borçlar Kanununun 61 v.d) ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre zamanaşımı süresi, TBK'nun 82. maddesinde için kanunda 2 ve 10 yıllık süreler olarak öngörülmüştür. Ancak bu sürenin işleyebilmesi için davacı tarafın verdiğini geri istemeye hakkı olduğunu öğrenmiş olması gerekir. Bu durumda zamanaşımı, davacının dava açmaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar. Hal böyle olunca mahkemece; sebepsiz zenginleşme hukuki nitelendirmesine göre inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken yanlışlık değerlendirme ile davanın istirdat davası olarak nitelendirilmesi sonucunda istirdat davasının açma süresinin 15/07/2019 tarihinde dolduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece, anılan yasal düzenleme dikkate alınarak sebepsiz zenginleşme hukuki nitelendirmesine dayalı inceleme yapılarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından Adalet Bakanlığının bu yöne ilişkin kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir." Dava şartı arabuluculuk müessesi ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyası ile tamamlanmış olup ANLAŞMAMA şeklinde neticelenmiştir. Arabuluculuk son tutanağını dilekçemiz ekinde sunuyoruz. Müvekkilin icra baskısı altında fazlaca ödemiş olduğu paralara ilişkin yazılı delilimizin bulunması, borçlunun müvekkile herhangi bir ödemede bulunmaması neticesinde ... 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kaldırılarak takibin devamına, icra takibimiz durdurulduğu ve davalı borcunu ödemeyip takibi haksız yere kötü niyetli itirazı ile sürencemede bıraktığı için takibe konu alacağımızın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz. Yukarıda açıkladığımız ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle borçlunun icra takibinde borcun tamamına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve takibe konu alacağımızın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Tarafımızca davalı aleyhine ... Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılmıştır. Davalı tarafından, işbu icra takibine karşı, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası üzerinden paraf/imzaya itiraz davası açılmış ve ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile "çekin ön yüzünde rakamla 200.000,00-TL, yazı ile önce yüzellinin TL yazıldığı, sonra bu yüzellinin TL'nin üzeri çizilerek yanına paraf imza atıldığı ve devamında yazı ile iki yüz bin TL yazıldığı, çekin ön yüzündeki üzeri çizilen ve yazı ile yazılan yüz elli bin TL ibaresinin yanındaki paraf imzanın davacı şirket yetkilisi diğer davacı ...'a ait olmadığı, yazı ile yazılan yüz elli bin TL ibaresi çizilerek yanına paraf atılarak yazı ile iki yüz bin TL yazılmış ise de, paraf imzanın davacı şirket yetkilisi diğer davacıya ait olmaması ve davacılar tarafından çekin 150.000,00 TL olarak düzenlendiğinin kabul edilmesi nedeniyle bu doğrultuda şikayetin kabulü ile icra dosyasındaki ödeme emrinin 150.000,00 TL asıl alacak üzerinden yapılan hesaplamaya göre düzeltilmesine" şeklinde karar verilmiştir. Davalı tarafından söz konusu hükmün infazı amacıyla dava konusu ... 9. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirket aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu takibe yasal süresi içerinde itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. Bunun üzerine davacı tarafa işbu dava ikame edilmiştir. Ancak, aşağıda da ayrıntılı olarak izah edeceğimiz üzere davalı tarafından müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi usul ve yasaya aykırı olup, davanın reddi gerekmektedir. 2. İlama dayalı alacaklar hakkında ilamsız icra yoluna başvurulamayacağına dair açıklamalarımız. Davalı, müvekkil aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmıştır. Ancak takip talebine dayanak olarak gösterilen alacak, ilama dayanmaktadır. Bu haliyle, alacaklı elinde ilam bulunmasına rağmen, İcra ve İflas Kanunu’nun öngördüğü ımlı icra yoluna başvuramamış; bunun yerine ilamsız icra takibi başlatmak suretiyle yasaya aykırı hareket etmiştir. Bir alacağın mahkeme ilamına dayanması halinde, alacaklının başvurabileceği takip yolu ımlı icradır. İlamsız icra, ancak henüz bir ilamla hüküm altına alınmamış, borçlu tarafından varlığı ve miktarı ihtilaflı olabilecek alacaklar için öngörülmüş bir takip yoludur. Bu nedenle, ilama bağlanmış bir alacak için ilamsız icra yoluna başvurulması, kanunun takip yollarına ilişkin emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında; “İlama dayalı alacaklar hakkında ilamsız icra yoluna başvurulamaz. Bu şekilde başlatılan takibin, şikayet üzerine icra hukuk mahkemesince iptali gerekir.” denilmektedir. Yüksek Mahkeme kararlarında, yanlış takip yolunun seçilmesinin takibin iptalini gerektirdiği, takibin düzeltilmesi veya devamına karar verilemeyeceği açıkça kabul edilmektedir. Yargıtay 12. H.D. 23.06.2020 T. ... E.... K. (...) Şu hale göre, alacaklının para borcuna veya teminat verilmesine dair ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapması, en başta İİK.nun 32.maddesi amir hükmüne aykırılık teşkil edeceği gibi, dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağından hukuk düzeni tarafından korunamaz. Bu doğrultuda, ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılamayacağı sonucuna varılmıştır. O halde, ilama dayalı olarak ilamsız icra takibi yapılamayacağından, mahkemece bu hususun re’sen nazara alınarak borçlu hakkındaki takibin iptali gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. (...)" İlama dayalı alacakların ilamlı icra yolu ile takip edilmesi zorunludur. Buna rağmen ilamsız icra yoluna başvurulması kamu düzenine açıkça aykırıdır. Yargıtay 12. H.D. 23.06.2020 T.,... E., .... "(...)İcra İflas Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, icra memurunun aksi yöndeki işlemleri kamu düzenine aykırılık oluşturacağından, süresiz şikayette tâbi olacağı gibi hakim tarafından da re’sen gözetilmelidir.(...)" Ayrıca somut olayda, haricen tahsil edilen icra dosyasında davacı tarafça cebri icra tehdidi altında yapılmış herhangi bir ödeme bulunmamaktadır. Davacı taraf, icra dosyasına veya icra müdürlüğü aracılığıyla bir ödeme gerçekleştirmediği gibi, yaptığı ödemenin de ihtirazi kayıtla yapıldığına dair herhangi bir beyan veya belge sunmamıştır. Bu itibarla, davacı tarafından gerçekleştirilen ödemenin cebri icra baskısı altında yapıldığından söz edilmesi mümkün olmayıp, anılan ödemenin icra hukuku kapsamında korunması veya iadesi talep edilemez. Davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödeme yapılmamıştır. Yargıtay 3. H.D. 19.04.2017 T. ... E....K. Somut olayda davalı ... tarafından, davacı şirket aleyhine; "Ödenmemiş bulunan 2007 yılı Temmuz ile 2010 yılı Mart ayı arası tarlalar kirası" açıklaması ile 16.03.2010 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı/alacaklı vekilinin 10.07.2013 havale tarihli dilekçesi ile takibe konu alacağın haricen tahsil edildiği belirtilerek dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiş, icra dosyası 11.07.2013 tarihinde işlemden kaldırılmıştır. Her ne kadar davacı şirket tarafından takibe konu paranın cebri icra tehdidi altında ödendiği iddia edilmiş ise de; takip dosyasının incelenmesinde; davacının bu parayı davalı tarafa haricen ödendiği, paranın icra veznesine girmediği ve davacının ödemeyi yaparken ihtirazı kayıt ileri sürdüğüne dair herhangi bir bilgi ve belge olmadığı bu durumda davacı şirket tarafından takibe konu borcun cebri icra tehdidi altında ödenmediği, rızaen ödendiği anlaşılmaktadır." Yukarıda izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere; Öncelikle haksız ve yersiz olarak ikame edilmiş olan davanın usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, Müvekkil şirket lehine, davacı aleyhine olmak üzere icra takibinde talep edilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini” talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava, davacı tarafından davalıya ... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle (.... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı dosyasına istinaden) fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla fazla yapılan ödemenin tahsili amacıyla ... 9. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyası başlatıldığı, icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi nedeniyle itirazın iptali isteminden ibaret davadır. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "Mahkemece ;takip ile temerrüdün başladığı yönünde ki tesbit yerinde olup tahsil harcı devlete ödenecek bir tutar olduğundan kısmi ödemenin mahsubunda dikkate alınamayacağından itirazlar üzerine alınan 1 ve 2. Ek bilirkişi raporlarının yargılamaya bir katkısı olmamıştır.Mahkemece; takip tarihi itibariyle tesbit edilen alacak tutarına takip tarihinden sonra ,takip ile birlikte temerrüdün başladığı kabul edildiğine göre ödeme tarihine kadar işleyen faiz tutarı, icra vekalet ücreti, icra masrafları eklenmek suretiyle bulunan 27.483,60-TL (icra vekalet ücreti ,masraf ve takipten sonra ödeme tarihine kadar olan işleyen faiz dahildir.) tüm borçtan ,kısmi ödeme olan 4.651,84-TL düşülerek ,kalan 22.831,76- TL asıl alacak üzerinden takibin devamına ve kalan miktara da ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken ,TBK 100 maddesi dikkate alınmadan asıl alacaktan mahsuba karar verilmesi hatalı olduğundan davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde olduğundan ,hükmün kaldırılarak ödeme tarihi itibariyle kalan asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ,takibin devamına ,kısmi ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesine ilişkin olarak yeniden hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "27.11.2024 Tarihinde dosya borcunun 224.531,59-TL hesaplandığı, 27.11.2024 Tarihinde davacı / borçlu tarafından alacaklı tarafa haricen 297.669,00-TL ödeme yapıldığı, Davacı / borçlu tarafından 73.137,41-TL fazla ödeme yapıldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...E ...K sayılı kararı ile "1-Şikayetin kabulü ile; ... Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki ödeme emrinde yazılı çek asıl alacağının 150.000,00TL, çek tazminatı alacağının 15.000,00TL, komisyon alacağının 450,00TL, işlemiş faiz alacağının 4.466,10TL olduğunun tespitine, diğer alacak kalemlerinin aynen korunmasına, 11/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına," şeklinde karar verilmiştir. Söz konusu karar Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin kararı ile 27/11/2025 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. ... Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise 200.000,00 TL çek, 7.500,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 6.037,50 TL işlemiş faiz, 600,00 TL komisyon, 20.000,00 TL çek tazminatı, 1.192,90 TL ihtiyati haciz kararı harcı olmak üzere toplam 235.330,40 TL üzerinden takibe davacı aleyhine takibe girişildiği ve davalı vekili tarafından 27/11/2024 tarihinde sunulan beyan ile 297.669,00 TL haricen tahsil yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinin ödeme emrinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile düzeltildiği, buna göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ödeme tarihi itibariyle bahse konu takipte kesinleşen alacak miktarı toplamının 178.609,00 TL olduğu, tahsil harcı, vekalet ücreti ve masrafların eklenmesi ile birlikte toplam alacak miktarının 224.531,59 TL olduğu, davacı tarafından ödenen tutarın ise 297.669,00 TL olduğu dikkate alındığında davacının 73.137,41 TL fazla ödeme yaptığı hesap edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi tarafından tahsil harcı da dahil edilerek hesaplama yapılmış olsa da emsal mahiyetteki istinaf kararında da açıkça belirtildiği üzere tahsil harcı borçlu tarafından devlete ödenmek zorunda olan bir tutar olduğundan 8.126,71 TL'lik tahsil harcının da bu tutardan mahsup edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacı tarafından davalıya 65.010,70 TL fazla ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Ne var ki, davacı tarafından başlatılan icra takibi 56.721,40 TL talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda asıl alacak yönünden davanın tam kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca yine davacı tarafından ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilerek toplam 13.678,96 TL işlemiş faiz talebinde bulunulabilecek olsa da davacı vekili tarafından icra takibinde 186,48 TL işlemiş faiz talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda işlemiş faiz yönünden de davanın tam kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalının da taraf olduğu ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile davalının bizzat başlatmış olduğu icra takibinin ödeme emrinin davacı lehine düzeltilmiş olması, davalı tarafından davacıdan fazlaca tahsilat yapıldığının bilinmesine rağmen istirdat amacıyla başlatılan icra takibinin itiraz ile durdurulmuş olması ve alacağın likit ve muayyen olması sebebiyle %20 oranında icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KABULÜNE, 1-Davalı tarafından ... 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, 2-Alacağın % 20'si olan 11.381,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.887,37 TL harçtan peşin alınan 971,85 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.915,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 971,85 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.587,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 56.907,85 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 145,00 TL tebligat, posta gideri ile 8.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.645,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/10/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır