İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/944 E. 2026/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/944
- Karar No
- 2026/272
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/944 Esas KARAR NO :2026/272
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/12/2025 KARAR TARİHİ:20/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı – borçlu, müvekkili şirket tarafından işletilen otoyolda muhtelif zamanlarda ihlalli geçişler yapmış ancak davalı, işbu ihlalli geçişlerinden kaynaklanan ücret ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı-borçlu ...'a ait ..., ..., ... plakalı araçlar ile ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, Geçiş ücretlerini ödemeksizin geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş gün içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeme imkânı tanındığını, ancak, işbu davaya konu ihlalli geçişlere ilişkin ücretlerin, kanunda öngörülen süre içerisinde ödenmediği tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından; davalı-borçlu aleyhine, ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra Müdürlüğü tarafından borçluya gönderilen örnek no:7 ödeme emri içerir tebligata davalı-Borçlu tarafından haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, İşbu itiraz sonrası takip durdurulduğunu, davalı-borçlunun itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapılmış olduğundan, işbu haksız itiraz sonrası takip konusu borcun tahsil edilebilmesi ve takibin devamı için itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı–borçlunun, kendi ihmal ve kusurunun sonuçlarından davacı alacaklı müvekkili şirketin sorumlu tutulmaya çalışmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, davalı–borçluya ait ..., ..., ... plakalı araçlarla, işletme hakkı müvekkil şirkete ait otoyolda 30.10.2024, 22.10.2024, 27.10.2020, 01.04.2020, 01.04.2020 ve 24.03.2020 tarihlerinde ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler gerçekleştirildiğini, bu geçişlerin yapıldığı tarihlerde HGS hesaplarında yeterli bakiye bulunmadığı tespit edildiğini, oysa HGS hesabını geçiş ücretlerini karşılayacak şekilde müsait tutmak ve gerekli ödemeyi yapmak tamamen davalı–borçlunun sorumluluğunda olduğunu, ihlalli geçiş yapan araç sahibi birçok kanaldan ihlalli geçiş sorgulaması yaparak yasal takip aşamasına gelmeden borcunu ödeyebildiğini, davalı-borçlu; mesleği/ticari işi gereği ücretli otoyolu kullanmakta olup, araçlarını ticari amaçla işlettiğini, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartlar somut olayda gerçekleşmiş olup, davalı–borçlu aleyhine alacakla birlikte en az %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı-alacaklı müvekkili şirket’in uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalı-borçlu şirkete ait araçların borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini bildirip, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davasının kabulü ile,davalı-borçlunun.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapımış olduğu itirazının iptaline karar verilmesini, takibin toplam alacak tutarı olan 403.220,05-TL. üzerinden icra masrafı, avukatlık ücreti ve %44,25 oranında avans faizi (faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması suretiyle) ile birlikte tahsiline imkân verecek şekilde takibin devamına karar verilmesini, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle, takip asıl alacak toplamının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini, ..., ..., ... plaka sayılı araçlardan borca yetecek kadar olan kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk vekalet ücretini davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak süresi içerisinde davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... 24.03.2020 - 30/10/2024 tarihlerinde ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunun araştırılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... A.Şye müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ...'a ait ..., ..., ... plakalı araçların HGS kartının 24.03.2020 - 30.10.2024 tarihleri ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile HGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... ... Bankası A.Şye , ... Bankası A.Şye, ... Bankası A.Şye müzekkereler yazılarak, Mahkememizce 08/01/2026 tarihinde ... A.Şye müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ...'a ait ..., ..., ... plakalı araçların HGS kartının 24.03.2020 - 30.10.2024 tarihleri ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında hesap bakiye hareketlerini gösterir evraklar ile HGS geçiş ücreti tahsilatlarına ilişkin herhangi bir bankaya verilmiş otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği verildi ise ilgili banka bilgilerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, ihlalli geçiş alacağına dayalı başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda takip sebebi ihlalli geçişe dayanmaktadır. Ücretli otoyollardan geçiş sözleşme sorumluluğu doğurmaktadır. Davalı borçlu, ücretli otoyoldan geçerek geçiş ücretini ödeme borcunu yüklenmiş olur. 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesi “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklindedir. Aynı maddenin 7. fıkrasına göre geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde geçiş ücretini ödeyen kişiler hakkında ceza uygulanmaz. İhlalli geçişlere ilişkin açılan davalar hizmet sözleşmesine dayalı bir para alacağına ilişkin olması sebebiyle TBK md. 89 ve HMK md. 10 hükümleri uyarınca yetkili mahkeme belirlenir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ücretli otoyollardan geçiş yapan kişiler, geçiş ücretini ödemekle yükümlü olup, ödemenin yapılıp yapılmadığını takip etmek zorundadır. İstanbul BAM 17. HD 2019/105 Esas ve 2022/389 Karar sayılı ilamında “Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.” şeklinde karar vererek geçiş yapanların ödeme yapmadığını bildiğini kabul etmiştir. İcra inkâr tazminatına ilişkin olarak ise Yargıtay 3. HD 2022/3213 Esas ve 2022/5927 Karar sayılı ilamında “…bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken…” şeklinde karar vererek, geçiş ücreti ile cezai bedelin likit olduğunu içtihat etmiştir. Somut olayda davacı şirket, işlettiği otoyoldan davalıya ait 9 adet araçla 24/03/2020-30/10/2024 tarihleri arasında ücret ödemeden geçiş yaptığını iddia etmiştir. Araçların tescil kayıtlarının incelenmesinde bir kısmının çekici, bir kısmının römork cinsi araç olduğu görülmüştür. Davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunmaması üzerine dosya üzerinden ön inceleme tamamlanmış ve dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi tevdi kararında bilirkişi, geçiş kayıtlarının tespiti, römorkların hangi çekicilere kayıtlı olduğunun tespiti, mükerrer geçiş ücreti talebinin bulunup bulunmadığının hesabı ve davalının ücret ödemeksizin yaptığı dava konusu geçişler sebebiyle davacının talep edebileceği kalemlerin hesabı için görevlendirilmiştir. Davacı tarafa bilirkişi ücretinin yatırılması için 2 haftalık kesin süre verilmiş, ancak süresi içinde delil avansı yatırılmamıştır. Bunun üzerine kararda ihtar edildiği üzere davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması ile taraflara toplanan deliller kapsamında tahkikata ilişkin son diyecekleri sorulmuştur. Bu aşamadan sonra davacı vekili, bilirkişi ücretini yatırmış ise de, kesin süre içinde eksikliğin giderilmemesi, kesin süreyle tarafların bağlı olduğu kadar hâkimin de bağlı olması, kesin süre içinde tamamlanmayan bir işlemin sonradan tamamlanmasının mümkün olmaması, davalının süresinden sonra yatırılan delil avansı ile bilirkişi incelemesi yapılmasına muvafakat etmemesi ve mahkememizce 01/04/2026 tarihli ara karar ile bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmesi ara kararı üzerine delil avansının yatırılması sonucu karardan dönülüp bilirkişi incelemesi yaptırılmasının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle davacı vekilinin bilirkişi incelemesi yapılması talebi kabul edilmemiştir. Davacı, alacağını ispat etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda davalının yaptığı geçişleri, bu geçişler sebebiyle ücret ödenmediğini ve alacağının miktarını ispat etmek zorundadır. Somut olayda sunulan kayıtların incelenmesi ile römorklar ve çekicilerden mükerrer tahsilat yapılıp yapılmadığı, geçişlerde ücret ödenip ödenmediği, sistem arızası bulunup bulunmadığı ve davacının ne kadar alacağının bulunduğu anlaşılamadığından, davalının iddiaları ve borcu reddettiği de gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki dava basit yargılama usulüne tabi olup, HMK md. 320 hükmü “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” şeklindedir. Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı ilamında “Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Mahkemece, tensip zaptı düzenlenerek, taraflara delillerini bildirmeleri yönünde ara kararı alındığı ve davanın taraflarına anılan bu tutanağın tebliğ edildiği, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine eklediği deliller ile ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplandığı ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taraflar duruşmaya davet edilmeden nihai kararın verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının bu yöne ilişen temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklinde karar vererek, tarafların delillerinin tam olarak toplandığı ve tarafların beyanları ile birlikte bunların değerlendirildiği yargılamalarda, sırf dosya üzerinden yargılama yapılmasının hukukî dinlenilme hakkını ihlal etmediğini vurgulamıştır. HMK md. 320’nin gerekçesinde de belirtildiği üzere basit yargılama usulü, daha hızlı sonuçlandırılması gereken ve daha kısa ve kolay inceleme yapılabilecek dava ve işler için öngörülen, yazılı yargılama usulüne göre daha kısa, daha basit ve daha hızlı bir yargılama usulüdür. Mahkememizce yargıda hedef süre ile makul süre sebebiyle adil yargılanma hakkı gözetilerek dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiştir. Dava ve cevap dilekçesinde öne sürülen deliller toplanmış, aşamalarda taraflara beyan dilekçesi sunmaları için süre verilmiş ve gerekli ihtarlar yapılmış, iddia ve savunmalar bu çerçevede değerlendirilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, açıklanan şekilde dosya üzerinden ve basit usulde yapılan yargılama sonucu aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 4.869,90 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 4.137,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 64.515,21-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.140,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/04/2026
Katip ...
Hakim ...