İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/940 E. 2026/232 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/940
Karar No
2026/232
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/940 Esas - 2026/232 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/940 Esas KARAR NO : 2026/232

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı borçlu ... ile müvekkili banka arasındaki anlaşma kapsamında borçlunun, müvekkili bankanın kredi kartını kullandığını, davalı borçlu ..., müvekkili ... A.Ş. Melikgazi/Kayseri Şubesinden kredi kartı sözleşmesine istinaden kredi kartları verilmiş ve işbu kredi kartları davalı borçlu tarafından kullanılmış ancak kredi kartı borçları ödenmediğinden, borçluya kat ihtarı keşide edilip ve borç bildiriminde bulunulduğunu, Kredi kartı geri ödemelerini zamanında yerine getirmeyen borçluya, 01/10/2024 tarihli 2782763772940 barkod numaralı ihtarname ve 01/10/2024 tarihli 2782763772933 barkod numaralı ihtarname keşide edilmiş olup borcun ödenmemesi halinde hakkında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, İhtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında icra takip işlemlerine başlandığını hâlen müvekkili bankaya olan borçların ödenmediğini, davalı borçlu, borçlarını ödemediği gibi takibe haksız yere ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, bu itibarla, öncelikle haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamını ve %20’dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmek zaruri olduğunu, yukarıda arz edilen nedenler ve mahkemece re’sen görülecek sair yasal nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının icra takibine yaptığı usul ve yasaya aykırı haksız itirazların iptali ile takip tarihi olan 07.05.2025 tarihi itibariyle 1.235.260,09-TL (faiz ve masraflar hariç) nakit ve gayrinakit alacak için itirazın iptali ile takibin devamına, %20’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, masraf ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; İtirazın iptali davası, takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı olup icra takibinin devamı niteliğinde olduğunu, tebliğ edilen ödeme emrinde dayanılmayan hiçbir belge, itirazın iptali davasında delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davaya konu icra takibi, Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin 2025/13961 E. sayılı dosyası üzerinden başlatıldığını, takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafın işbu dava dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgelerin dayanak belge ekinde bulunmadığı ve ödeme emri ile birlikte müvekkile tebliğ edilmediği açıkça görüleceğini, Davacı banka tarafından Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesi’nin 2025/13961 E. sayılı dosyasından başlatılan takibe konu alacakla ilgili olarak gerek icra dosyasına gerekse huzurdaki dava dosyasına müvekkilinin tacir sıfatına haiz olduğuna ve tacir sıfatıyla hareket ettiğine dair herhangi bir bilgi veya belge ibraz edilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme incelendiğinde bunun bireysel kredi kartı sözleşmesi (Paraf Kart) olduğunu, somut olayda müvekkilinin ticari kredi kartı kullandığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi banka tarafından ibraz edilen sözleşme içerisinde de müvekkilinin bireysel müşteri olarak tanımlandığını, bu kapsamda bireysel kredi kartlarından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğunu, davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, davacı banka tarafından ibraz edilen kredi kartı sözleşmesinde müvekkilinin adresine ilişkin herhangi bir bilgi yer almadığını, bu halde banka tarafından yapılacak tebligatın şahsın bilinen son adresine yani mernis adresine yapılması gerektiğini, müvekkilinin Mernis adresi: “Beyazşehir Mah. 834. Sok. Mavi Konak Apt. No:1 İç Kapı No: 18 Kocasinan/KAYSERİ”i olup dava dilekçesi ve ödeme emri de bu adrese tebliğ edildiğini, ancak davacı banka tarafından ibraz edilen Kat İhtarları: “Mimar Sinan OSB 15. Cadde No: 8 Melikgazi/Kayseri’ adresine gönderildiğini, ayrıca gönderildiği iddia edilen dosya içerisindeki kat ihtarlarında alacağın hangi ilişki kapsamında hangi dönemleri kapsadığı, hangi kalemlerden oluştuğu, hangi tarihlerde vadelerinin geldiği hususu açıklanmamış, hesap özetleri de tebliğ edilmediğini, müvekkiline usulüne uygun kat ihtarı tebliğ edilmediğinden temerrüt faizi ve BSMW talepleri haksız olduğunu, ayrıca bankanın talep etmiş olduğu BSMW hesabının hatalı olduğunu, müvekkilinin, davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmamakta olup kabul anlamına gelmemekle birlikte banka tarafından takibe geçilen alacağın neye istinaden olduğu açıklanmadığı gibi alacak kalemleri de somutlaştırılmadığını, ilamsız icra takibinde talep edilen alacağın varlığı ispata muhtaç olup davacı iddia etmiş olduğu alacağını ispatla yükümlü olduğunu, davacı banka tarafından talep edilen ve uygulanan faiz oranları sözleşmeye, yasal mevzuata ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı taraf, yasal sınırları aşan bir faiz oranı talep ederek fahiş ve haksız bir alacak oluşturmak istediğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davanın öncelikle görev yönününden reddine, aksi kanaatte olunması halinde ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, icra takibine konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine takip borçlusunun itirazının iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda uyuşmazlıkta, taraflar arasında tüketici kredisi mevcuttur. Davalı, gerçek kişi olup, kullanılan kredi ticari değildir. Dolayısıyla davalı "tüketici" sıfatını ve düzenlenen kredi sözleşmesi de "tüketici işlemi" niteliğini taşıdığı anlaşılmakla 6502 sayılı yasanın 73. maddesi uyarınca davaya bakma görevi tüketici mahkemelerine ait olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/18171 E. - 2015/14879 K. ile 2018/4019 E - 2020/3394 K. sayılı ilamları da bu yöndedir). HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Kayseri Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/940, K. 2026/232, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-940-e-2026-232-k-599b17161e57