İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/925 E. 2026/326 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/925
- Karar No
- 2026/326
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/925 Esas KARAR NO : 2026/326
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında iş ilişkisi kapsamında davalının müvekkiline bakiye 615.176,79 TL borçlanması söz konusu olduğunu, davalı tarafından müvekkili firmanın alacağının ödenmemesi sebebiyle Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... E. dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış ve ancak davalı tarafından kötü niyetli ve mesnetsiz olarak yapılan icra takibine itiraz edilmiş olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşmaya varılamamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan borca yapılan haksız itirazlarının iptaline, icra takibinin kaldığı yerden aynen devamına, davalının kötü niyetli olması nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır. Büyükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 615.176,79 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 19/01/2026 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ..... 17/02/2026 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından incelemede 2023-2024 yılı, 2025/9 dönemi defterleri ibraz edilmiş olduğunu, 2023-2024 yılı, 2025/9 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiğininin, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğunun ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğunun, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğunun değerlendirilmiş olduğunu, defterlerin kesin delil niteliği taşıması hususunun ise mahkememiz takdirinde olduğunu, mahkememizin 23.12.2025 tarihli 1 numaralı celsesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için 19.01.2026 saat 14:00’de inceleme günü verildiği, inceleme gününe davalıca katılan olmadığı gibi yerinde inceleme yetki talebi de dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede görülememiş olduğunu, davalının 2025 yılı formlarında; davacı adına fatura beyan ve bildirimin yapılmadığının tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki 2024-2025 yıllarına ve öncesine dayandığı, incelenen cari hesabın dayanağı faturalarda davacının, davalının tekstil ürünleri aksesuar tedarikini üstlendiği, davalıya ürünlerin bedellerini emel faturayla yansıttığı, iş bu davanın konusu cari hesap alacağını oluşturan tüm e-temel faturalar 433 sayılı VUK ve devam eden maddelerindeki mevzuat hükümleri gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, faturalara; TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığının görülmüş olduğunu, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2024-2025 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediğini, davacının; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 03.06.2025 takip tarih itibariyle 615.176,79 TL’si defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözükmekte olduğunu, dava tarihi itibariyle de davacının alacağının aynı tutarda olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının alacak bakiyesini 2025 yılı faturaladaki tutarın oluşturduğunun ve alacağın likit olduğunun tespit edilmiş olduğunu, NETİCE İTİBARİYLE; 615.176,79 TL’si asıl hesap alacağına, 03.06.2025 tarihinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağı usulen uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında ve dayanağı faturalarda tespit edildiği, davacının alacağının ödenebileceği, takip talebinden sonra işlemiş faiz talebinin mahkememizin görev alanında olduğundan hesap edilmemiş olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde taraflara ait olan ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafından incelemede 2023-2024 yılı, 2025/9 dönemi defterleri ibraz edilmiş olduğu, 2023-2024 yılı, 2025/9 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki 2024-2025 yıllarına ve öncesine dayandığı, incelenen cari hesabın dayanağı faturalarda davacının, davalının tekstil ürünleri aksesuar tedarikini üstlendiği, davalıya ürünlerin bedellerini temel faturayla yansıttığı, iş bu davanın konusu cari hesap alacağını oluşturan tüm e-temel faturalar 433 sayılı VUK ve devam eden maddelerindeki mevzuat hükümleri gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, faturalara; TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığı, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2024-2025 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davacının; raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 03.06.2025 takip tarih itibariyle 615.176,79 TL’si defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözükmekte olduğu, dava tarihi itibariyle de davacının alacağının aynı tutarda olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının alacağı usulen uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında ve dayanağı faturalarda tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 123.035,36 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davalı tarafın Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 123.035,36 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 42.022,73 TL harçtan peşin alınan 7.429,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.592,93 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 8.045,20 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.127,00 TL olmak üzere toplam 16.172,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 98.276,52 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma ortamında), davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/04/2026
Katip .....
Hakim .....