İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/895 E. 2026/337 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/895
Karar No
2026/337
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/895 KARAR NO : 2026/337

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle borç ve alacak ilişkisinin mevcut olduğunu, taraflar arasında cari hesap şeklinde yürütüldüğünü, müvekkili ile davalı arasında taşıma ilişkisinin kurulduğunu, müvekkilinin bu ilişkiden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının müvekkiline olan 8.950,00 Euro tutarındaki borcu ödemediğini, bu borç bakiyesinin 1 Kap emtiaya ilişkin ---- taşımasından kaynaklı -------- nolu 16/06/2025 tarihli 1.500,00 Euro bedelli, 2 Kap emtiaya ilişkin ----taşımasından kaynaklı ------ nolu 13/06/2025 tarihli 500,00 Euro bedelli, 1 Kap emtiaya ilişkin ---- taşımasından kaynaklı ------- nolu 07/07/2025 tarihli 700,00 Euro bedelli, 1 Kap emtiaya ilişkin ------ taşımasından kaynaklı ------- nolu 17/07/2025 tarihli 550,00 Euro bedelli, 5 Kap emtiaya ilişkin ---- taşımasından kaynaklı ------ nolu 04/08/2025 tarihli 4.400,00 Euro bedelli, 1 Kap emtiaya ilişkin ---- taşımasından kaynaklı ------- nolu 14/08/2025 tarihli 550,00 Euro bedelli, 5 Kap emtiaya ilişkin ---- taşımasından kaynaklı ------- nolu 22/08/2025 Tarihli 750,00 Euro bedelli faturalara ve u faturalara dayanak taşımalardan kaynaklandığını, faturalara konu taşımanın eksiksiz yerine getirildiğini ve teslimin gerçekleştiğini, davalının düzenlenen faturalara yasal süresi içinde itiraz etmediğini, faturaların ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla----.İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız ve yerinde olmadığını, takip konusu alacağın müvekkili tarafından davalı hesabına yapılan taşımadan kaynaklanan navlun ücreti olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.

DELİLLER : ---- Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ----- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü. SMMM Bilirkişi ------- tarafından hazırlanan 12/02/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; raporun 4.a.1.bölümünde davacı ------2024-2025 yılları yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı------ 23/01/2026 tarihinde saat 11:00’da Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, haricen defter ve belgelerini sunmadığından davalı şirketi ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. B- Davacının Alacak Talebi, Hizmet İfası Yönünden: Davacı/alacaklının ----. İcra Müdürlüğü’ nün ----sayılı dosyasındaki 8.950,00 EUR tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali incelemede; davacı ----- incelenen kendi ticari defterlerinde; davalı ---açık hesabından 28/08/2025 takip tarihi itibariyle 8.950,00 EUR tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise incelemeye katılmadığı ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşıldığından her iki tarafı ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelenememiştir. Öte yandan; Sayın Mahkemenin talebiyle tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA/BS kayıtları karşılaştırma analizi olarak raporun 4.c. bölümünde incelendiğinde; 2025 yılında davacının davalı tarafa 8 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 456.409,13 TL tutarında “satış” yaptığını, davalının da aynı dönemde davacıdan 8 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 456.409,13 TL “alım” yaptığına ilişkin kaydının bulunduğu, tarafların BA/BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Diğer bir deyişle, davacının incelenen defter kayıtlarında davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu takip dayanağı açık hesap bakiyesinde kayıtlı faturaların BA/BS formuna konu edilen faturaları kapsadığı görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesi BA/BS kayıtlarına dahil etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar çerçevesinde; davacı/alacaklının ----. İcra Müdürlüğü’nün -----, sayılı dosyasındaki 8.950,00 EUR tutarlı asıl alacak talebi yönünden aksi ispat edilinceye kadar ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. C- FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, talepte bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 4/a m. kapsamında EUR mevduata uygulanan azami faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki taşımacılık ilişkisinden kaynaklı taşıma ücretine ilişkin fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ---- İcra Dairesi'nin --- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 28/08/2025 tarihinde "13/06/2025 tarihli ---- numaralı, 16/06/2025 tarihli ------ numaralı, 07/07/2025 tarihli ---- numaralı, 17/07/2025 tarihli ----- numaralı, ----- numaralı, 14/08/2025 tarihli ----- numaralı, 22/08/2025 tarihli ------ numaralı faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı navlun alacağı 8.950,00 EUR" alacak sebebine dayalı olarak 8.950,00 Euro alacağın tahsili amacıyla takip başlattığı, borçlunun 08/09/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde 8.950,00 Euro alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, takipte talep edilen faiz türünün hukuka uygun olduğu, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun itiraz tarihindeki kur (Euro/TL = 1/ 48,4591) üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Kabul edilen alacağın (8.950,00 Euro) yüzde 20'sine karşılık gelen 1.790,00 Euro'nun itiraz tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 86.741,78 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (8.950,00 Euro'nun dava tarihindeki karşılığı 426.498,82 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 29.134,13 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 5.148,84 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23.985,29 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 5.851,74 TL dava açma masrafı ve 7.595,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 13.446,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (8.950,00 Euro'nun dava tarihindeki karşılığı 426.498,82 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 68.239,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/895, K. 2026/337, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-895-e-2026-337-k-62475721f1bd