İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/896 E. 2026/368 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/896
Karar No
2026/368
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/896 KARAR NO : 2026/368

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 04/04/2025 tarihinde davalı sigorta şirketin esigortalı olan ----- plakalı araç ile müvekkiline ait ---- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı tarafından sigortalanan ----- plakalı aracın iş bu davaya konu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zarardan %100 kusurlu olarak kazaya sebep olan aracın sigortacısı olan davalının sorumlu olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedeline ilişkin tanzim edilen ekspertiz raporuna göre araçta KDV dahil 184.629,60 TL hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalının müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zararı tazmin zorunluluğunun bulunduğunu, davalıların KDV dahil onarım bedelinden sorumlu olduğunu, bilirkişi incelemesi ile hasar bedelinin net olarak tespit edilebileceğini, araçta değer kaybının da oluştuğunu, müvekkilinin aracında en az 65.000,00 TL civarında değer kaybının oluştuğunu, davalı sigorta şirketinin değer kaybı bedelinden sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL hasar bedeli, 10.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan müştereken müteselsilen tazminini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, iş bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin yabancı plakalı araçların Türkiye’de karşılaştıkları kazalarda şayet geçerli bir Yeşil Kart sigortaları mevcutsa Yeşil Kart sigortacıları adına kusur esasına göre zarar gören üçüncü şahısların hasarlarını, Türk mevzuatına göre tedvir ettiğini, bu durumda Karayolları Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketi adına mali sorumluluk sigortası limit ve şartları çerçevesinde müvekkil Büro’nun sorumluluğu doğduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, süresinde açılmadığının tespiti halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazın kabulünü talep ettiklerini, davacının iş bu davada belirsiz alacak olarak başvuruda bulunulmasında hukuki yararın bulunmadığını, dava dilekçesinde maddi hasar ilişkin KDV dahil 184.629,60-TL, değer kaybına ilişkin 65.000,00-TL talep miktarı açıkça belirtildiğini, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacının dava şartı olarak dava açılmadan önce müvekkili kuruma usulüne uygun başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından dolayı davanın usulen reddi gerektiğini, araçta meydana gelen değer kaybının tespit edilmesi gerektiğini, değer kaybı tespiti için hasarlı aracın eksi hasarlarının da araştırılmasını, müvekkilinin KDV'den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin KDV'den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, davacı tarafından herhangi bir onarım faturasının sunulmadığını, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, faiz başlangıcı ve faiz türüne itiraz ettiklerini, müvekkili şirket nezdinde muaccel bir alacak oluşmadığından dolayı temerrüde düşmediğini, davacının yargılama gideri ve vekalet ücret taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER : Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, --- Taşıtlar Bürosuna müzekkere yazıldığı görüldü. Makine Mühendisi Bilirkişi -- ve Sigorta Uzmanı Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 12/03/2026 tarihli heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A-) ----- plakalı araç Sürücüsü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) ----- Plakalı araç Sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 04.04.2025 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan hasar bilgilerinin, SİGORTA EKSPERTİZ tarafından belirlenen ------ plakalı araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu, hasarın gerçek zarar kapsamında kaldığı değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’, hususları çerçevesinde teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde -- plakalı, ---- marka, ---- tipi, ---- model araçta oluşan Hasar ve Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 164.242,40 TL DEĞER KAYBI BEDELİ = 60.000,00 TL E-) ------ plakalı aracın kaza tarihini kapsar Yeşil Kart Sigota Polçenin mevcut olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda davalı Motorlu Taşıt Bürosu tarafından dosyaya sunulan 24/10/2025 tarih ---- sayılı müzekkere cevabında; ------ sayılı hasar doyasının oluturulduğu, yabancı plakalı aracın kaza tarihinde Yeşilkart sigortasının bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Yukarıda da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, Yeşil Kart sigortası ile ülkemizde bulunan yabancı plakalı araçların yol açacağı 3. Şahıs zararlarından, yurtdışında bulunan yeşil kart sigortacısı adına davalı ----- Bürosunun devreye girerek üçüncü şahısların kaza tarihinde Türkiye ‘de geçerli olan Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında karşılayacağı, 04/04/2025 kaza tarihi dikkate alındığında; davalının ZMMS sigortası azami limiti 300.000 TL (araç başı) ile sorumlu olacağı, Heyetimizce; 04/04/2025 tarihli çift taraflı trafik kazasında ---- plakalı çekici cinsi araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün olayda kusurunun bulunmadığının kabulü ile, yine heyetimizce hesaplanan ----- plakalı aracın hasar onarım bedeli 164.242,40 TL (KDV Dahil) ve 60.000,00 TL değer kaybı zararının (aracın dava konusu kazadan önce 06/06/2022 tarihinde ve 08/08/2023 tarihinde 2 farklı kazaya karıştığı ancak SGM kayıtlarında “araca çarpma” olarak kayıtlı olduğu görülmektedir, dava konusu kazada oluşan zarar davacının aracının sol arka yan kısımlarındadır. Her ne kadar kazalara ilişkin eksper raporları ve görüntüleri dosyada bulunmamakla birlikte – aynı bölgeden daha önce hasar almadığı kabul edilmiştir.) davalıdan 02/07/2025 ihbar tarihini takip eden (KTK Madde 99) 16/07/2025 (15 Temmuz resmi tatil) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (yabancı plakalı araç çekici- ticaridir) talep edebileceğinin hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu,

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının maliki olduğu ------ plakalı araç ile davalının yeşil kart ile zorunlu trafik sigortacısı olduğu ---- plakalı aracın karıştığı 04/04/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi hasar ve değer kaybı kaynaklı zararın giderilmesi amacıyla açılan tazminat davasıdır. Dava konusu alacağın 04/04/2025 tarihli trafik kazası nedeniyle kaynaklandığı, alacağın KTK 109 maddesi uyarınca zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca zamanaşımının 04/08/2025 ilâ 26/08/2025 tarihleri arasındaki arabuluculuk sürecinde durduğu, 06/10/2025 tarihinde davanın açılmasıyla TBK 154/1-b.2 uyarınca zamanaşımının kesildiği, bu sebeplerle dava tarihi itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin 14/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ve ekinde sunulan belgeler incelendiğinde davacının KTK 97 uyarınca davalıya başvurusunu 02/07/2025 tarihinde ilettiği, anılan maddede belirtilen özel dava şartının tamamlanmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 15/03/2026 tarihinde "İşbu ıslah dilekçemiz ile dava dilekçemizdeki talep miktarını, dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen ıslah etmek suretiyle ve yine fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak; Dava dilekçemizin sonuç ve istem kısmında talep ettiğimiz 40.000-TL alacak talebimizi "164.242,40-TL HASAR ONARIM BEDELİ ve 60.000-TL DEĞER KAYBI BEDELİ olmak üzere Toplam: 224.242,40-TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine şeklinde ıslah ediyoruz." talebini içerir bedel artırım dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473/1 maddesi uyarınca "Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478 maddesi uyarınca "(1) Zarar gören, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla, doğrudan sigortacıdan isteyebilir." Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar."Kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "(1)Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir. (...) Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve maddi hasara ilişkin tazminat davası olduğu, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan ----- plakalı aracın kaza tarihini içerir yeşil kart sigortacısı olması nedeniyle hasarın sigorta poliçesi kapsamında kalması durumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumluluğunun olacağı, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, atıf yapılan bilirkişi heyet raporunda davalının sigortalısının olayın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, yine aynı raporda değer kaybı zararının 60.000,00 TL olduğu tespitinin yapıldığı, değer kaybı hesabının kaza nedeniyle oluşan hasarın nitelik ve niceliği, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) esasına uygun olarak yapıldığı, mahkememizce de bu esasa göre hesaplama yapılmasının hukuka uygun bulunduğu, yine hasar bedelinin de 164.242,40 TL olarak tespit edildiği, davacının davalıya KTK 97 uyarınca başvurusunun 02/07/2025 tarihinde iletildiği, temerrütün KTK 99 maddesi uyarınca başvurusu tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası olan 15/07/2025 tarihinde gerçekleştiği, bu sebeple alacağa bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yine haksız fiilin davalının sigortalısı yönünden ticari iş kapsamında olması nedeniyle (sigortalı çekici niteliğindeki araç ticari araçtır) alacağa ticari faiz işletilmesi gerektiği, dava kısmi dava olarak açılmış olsa da temerrütün dava tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle alacağın tümüne belirtilen tarihten itibaren faiz işleyeceği kanaatine varılmış, değer kaybı ve maddi hasardan kaynaklanan maddi tazminat davası yönünden tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, değer kaybına ilişkin 60.000,00 TL ve onarım bedeline ilişkin 164.242,40 TL maddi tazminatın 15/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (224.242,40 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 15.318,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 683,10 TL peşin harç ve 3.146,40 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 11.488,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 1.386,00 TL dava açma masrafı, 3.146,40 TL tamamlama harcı ve 15.097,50 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 19.629,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (224.242,40 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/896, K. 2026/368, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-896-e-2026-368-k-112f51c80523