İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/894 E. 2026/488 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/894
- Karar No
- 2026/488
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/894 Esas KARAR NO: 2026/488
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 16/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının üyesi olduğu davacı kooperatifin giderleri için toplanan icraya konu tutarları ödemediği için hakkında açılan .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazın iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. CEVAP: Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın süresinde açılmadığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, icra takibindeki Tarım İdari Para Cezası ve Beld. İdari Para Cezası ile ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını, idari para cezalarının kooperatifi ilgilendiren bir yönü bulunmadığını, Çevre Düzenleme bedeline ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, daha önce bu isim altında davacıya ödeme yapıldığını, icra inkar tazminat talebinin yerinde olmadığını, alacağın likit olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur. HUKUKİ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı kooperatifin üyesine karşı aidat ve idari para cazalarının tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; .... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden geldiği, davacı kooperatifin kayıtlarını dosyaya sunduğu ve mahkememize gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahkememiz dosyası arasına alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 10.04.2025 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 3.472,00 TL tarım idari para cezası, 24.000,00 TL çevre düzenleme bedeli, 41.477,94 TL belediye idari para cezası olmak üzere toplam 68.949,94 TL istendiği, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 22.04.2025 tarihinde borca, takibe ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür. Mahkememizce Görevlendirilen Kooperatif Bilirkişisi ...'den Aldırılan 13.04.2026 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle; "Mevcut dosya kapsamının sadece Mahkemenin 25.02.2026 tarihli celsesinde tespit edilen görev kapsamımız ile sınırlı olmak kaydıyla bir bütün olarak tetkik ve değerlendirilmesi sonucunda ve Raporumuzun “V-DEĞERLENDİRMELER” bölümünde ayrıntılı şekilde izah olunan sebeplerle: 1-Kooperatif tüzel kişiliği adına kesilen idari para cezalarının, kural olarak kooperatif ortaklarına yansıtılmasının mümkün olmadığı; 2-İdari para cezalarının, kamu otoriteleri tarafından doğrudan kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmiş yaptırımlar olduğu, bu cezaların, mahiyet itibariyle cezai yaptırım niteliğinde olup, klasik anlamda bir “işletme gideri” veya “ortak gideri” olmadığı, dolayısıyla, idari para cezalarının doğrudan ortaklara yükletilmesi, genel gider paylaşımı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; 3-Bu cezaların ortaklara yükletilebilmesi için, Anasözleşmede açık hüküm bulunması ve Genel kurul tarafından da İdari para cezalarının ortaklardan tahsil edilebilmesi için açıkça karar alınması gerekli olduğu; 4-Anasözleşmede açık hüküm bulunmadığı ve Genel kurul tarafından da İdari para cezalarının ortaklardan tahsil edilebilmesi yolunda açık bir karar alınmadığı sürece, İdari para cezalarının ortaklardan tahsil yoluna gidilmesinin konu ile ilgili cari mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, 5-İdari para cezaların yönetimsel kusurdan kaynaklandığının tespiti halinde, sorumluluk yönetim kurulu üyelerine ait olup, ortaklardan tahsil edilmesinin mümkün olmadığı; 6-Mevcut dosya kapsamına göre, 3.472,00 TL Tarım İdari Para Cezasının, 41.477,94 TL Belediye İdari Para Cezasının, Kooperatif tüzel kişiliği adına tesis edildiği, Bu sebeple de bu cezaların: 7-Ortakların bireysel kusurundan kaynaklandığına dair veri bulunmadığı sürece, 8-Anasözleşmede açık düzenleme bulunmuyorsa, 9-Genel kurul tarafından ortaklara yüklenmesine dair açık karar mevcut değil ise, Bu cezaların kooperatif tüzel kişiliği tarafından ortaklardan talep edilmesi ve ortaklara yansıtılması hukuken mümkün olmadığı, 04.04.2026 tarihinde .... adresinde bulunan kooperatif merkezinde yerinde yapılan incelemede, 10-3.472,00 TL Tarım İdari Para Cezası ve 41.477,94 TL Belediye İdari Para Cezasının kooperatif tüzel kişiliği adına tahakkuk ettirilen cezalar olduğunun, 11-Kooperatif Anasözleşmesinde, kooperatif tüzel kişiliği adına tahakkuk ettirilecek İdari Para Cezalarının kooperatif ortaklarından tahsil edileceğine/edilebileceğine dair bir hükmün yer almadığının, 12-Kooperatifin genel kurallarında da kooperatif tüzel kişiliği adına tahakkuk ettirilen söz konusu İdari Para Cezalarının kooperatif ortaklarından tahsil edilmesine dair bir genel kurul kararı alınmadığının, Tespit olunduğu, Bu sebeple de söz konusu İdari Para Cezalarının, kooperatif ortaklarından talep ve tahsil edilmesinin, Yargıtay'ın konu ile ilgili olarak kararlılık kazanmış ve yukarıdaki satırlarda yer verilen yerleşik uygulamaları dikkate alındığında söz konusu İdari Para Cezalarının kooperatif ortaklarından talep ve tahsil edilmesinin mümkün olmadığı,; 13-Davacı kooperatifin 28.06.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı Olağan genel kurulunda gündemin 7. Maddesi olarak görüldükten sonra: "Madde 7 -2024 yılı tahmini bütçesi ve çalışma programı yönetim kurulu üyesi tarafından genel kurula okundu ve müzakereye açıldı. Yapılan müzakere sonunda; aidatının bir sonraki olağan genel kurula kadar kooperatif ortaklarından; hisse başına Ağustos 2024 2.400 TL (ikibindörtyüztürklirası) +Ekim 2024 2.400 TL (ikibindörtyüztürklirası) + Aralık 2024 2.400 TL (ikibindörtyüztürklirası) + Şubat 2.400 TL (ikibindörtyüztürklirası) + 2025 Nisan 2.400 TL (ikibindörtyi üzere toplam yıllık 12.000 TL Çonikibintürklirası ) aidat alınması önerisi oy birliği ile kabul edildi. Yönetim Kurulu üyelerinden ...'ya aylık net 10.000 TL (onbintürklirası) diğer yönetim kurulu üyesi ...'ın aylık net 10.000,00 TL (onbintürklirası) huzur hakkı ödenmesine oy birliği ile karar verilmiştir. Yapılan müzakere sonunda Bütçe okunduğu şekliyle oybirliği ile kabul edildi. Genel kurul tarafından tahmini bütçede fasıllar arası aktarma ve yeni fasıllar açma hususunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi yapılan oylama sonucu oybirliği ile kabul edildi." şeklinde genel kurul kararı alındığı, Yargıtay'ın kararlılık kazanmış kararlarına göre ise, aidat borçlarına faiz yürütülebilmesi için anasözleşmede bu konuda bir hüküm bulunması ya da genel kurul kararı alınmış olması gerekmektedir. Ancak davacı kooperatifin genel kurullarında, genel kurul tarafından tahsili kararlaştırılan ödemelerle ilgili olarak, söz konusu ödemeleri genel kurul tarafından kararlaştırılan süre içerisinde yapmayan ortaklardan gecikme faizi alınması yolunda alınmış bir genel kurul kararının fiilen mevcut olmaması sebebiyle, gecikme faizi hesaplaması yapılmasının mümkün olmadığı, Bu sebeple de davacı kooperatifte 2 hisse ortaklığı bulunduğu anlaşılan davalı ...'in, genel kurul kararı uyarınca 2 hissesi ile ilgili olarak ödemesi gereken toplam aidat tutarının yukarıdaki tabloda ayrıntılı şekilde yer aldığı üzere genel toplam itibariyle 24.000,00TL olduğu, Ancak, dosya kapsamına alınan, .... Esas sayılı icra dosyası üzerinde yapılan incelemede ise davacı kooperatif tarafından, 10.04.2025 tarihli İLAMSIZ TAKİPLERDE ÖDEME EMRİ ile davalı kooperatif ortağı ...'den talep edilen meblağın ise; -3.472,00 TL Tarım İdari Para Cezası, -24.000,00 TL Çevre Düzenleme Bedeli, -41.477,94 TL Belediye İdari Para Cezası, Olmak üzere genel toplam itibariyle 68.949,94 TL olduğu; Kanaat ve sonucuna vardığını" bildirmiştir. Mahkememizce Görevlendirilen Kooperatif Bilirkişisi ...'den Aldırılan 23.06.2026 Tarihli Bilirkişi Ek Raporundan Özetle; "Mevcut dosya kapsamının sadece Mahkemenin 13.05.2026 tarihli celsesinde tespit edilen görev kapsamımız ile sınırlı olmak kaydıyla bir bütün olarak tetkik ve değerlendirilmesi sonucunda ve Raporumuzun bölümünde her iki itiraz dilekçesinde de maddeler halinde ayrıntılı şekilde izah olunan sebeplerle: Davacı kooperatif vekili ve davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan bila tarihli itiraz dilekçelerinde yer alan hususların istisnasız tamamının, sayın vekillerin somut herhangi bir bilgi ya da belgeye dayanmayan, çoğu zaman da fiili gerçeğe aykırı, sayın vekillerin kendi değerlendirmelerinden ibare hususlar olduğu, Örnekleyecek olursak; Kooperatifin 07.02.2026 tarihinde yapılan genel kurulunda gündemin 7. maddesi olarak görüşüldükten sonra alınan aşağıdaki genel kurul Kararını bağlamından koparıp kooperatife kesilen idari para cezalarının ödenmesi için ortaklardan tahsil edilecek para şeklinde anladığını beyan etmesi, ¸ Raporumuzun 7. sayfasında davacı kooperatif tarafından icra dosyası ile talep edilen paranın “Çevre Düzenleme Bedeli” olarak talep edildiği hususuna açıkça yer verilmiş, yine 4, 7 ve 8. sayfalarda 13. Madde olarak kooperatifin 28.06.2024 tarihinde yapılan genel kurulunda gündemin 7. maddesi olarak görüşüldükten sonra alınan genel kurul kararına göre de, davalı tarafından ödenmediği tespit edilen Ağustos-2024/Nisan-2025 dönemine ilişkin olmak üzere 24.000TL aidat hesabı yapılmış olunmasına rağmen, tamamen aksi yönde beyanlarda bulunulmuş olunması, Yine “ortakların tümünü ilgilendiren konularda alınan genel kurul kararları, tebliğe ihtiyaç göstermeden genel kurula katılan ve katılmayan bi yolundaki yerleşik içtihatlara rağmen, genel kurulda alınan aidat kararının müvekkiline tebliğ edilmediği yolunda beyanlarda bulunulmuş olunması, ¸¸ Mevcut dosya kapsamı ve yukarıdaki hususların bir bütün olarak dikkate alınması halinde; bilirkişiliğimiz tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 13.04.2026 tarihli bilirkişi raporumuzda yer alan tespit ve değerlendirmelerimizde değişikliğe gidilmesini gerektirecek somut yeni bir bilgi ya da belgenin dosya kapsamında fiilen mevcut olmadığı; Kanaat ve sonucuna vardığını."bildirmiştir. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, Taraflar arasında üyelik ilişkisi nedeniyle davacının aidat borcu ve kooperatife kesilen idari para cezalarının davalıdan tahsili gerektiğinden bahisle davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, davacı kooperatifin kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 2 hisse için 24.000,00 TL aidat alacağı olduğu, mahkememizce tespit olunan 24.000,00-TL asıl alacak için davacının icra takibi yapmakta haklı olduğu, ancak idari para cezalarının kooperatif ortaklarından tahsili yoluna gidilemeyeceği anlaşıldığından bakiye Tarım İdari Para Cezası ve Belediye İdari Para Cezasının davacıdan isteyemeyeceği gözetildiğinde davacının iddiası kısmen ispatlandığından aidat asıl alacağı üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline karar verilerek, takibe devam olunacağı, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği, davacı kooperatifin merkezi .... olmakla davalının yetki itirazının reddi gerektiğ anlaşılmış olup, davanın kısmen kabulü ile kabul ve red oranında yargılama harç ve giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; -....esas sayılı dosyada davalının yaptığı itirazın 24.000,00 TL çevre düzenleme bedeli yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.639,44-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 832,75-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 806,69-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı ve davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden 24.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 832,75-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.448,15TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , -Davacı tarafından yapılan; 13.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.037,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 14.037,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.885,98-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 1.601,67 TL'sinin davalıdan, 2.998,33 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, - Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/07/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı