İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/892 E. 2026/256 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/892
- Karar No
- 2026/256
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/892 KARAR NO: 2026/256 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 06/10/2025 KARAR TARİHİ: 15/04/2026
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile davacının alacaklı olduğu "Tasfiye Halinde----- şirket aleyhine ---- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte şirketin terkin edildiğinin anlaşılması üzerine takibe konu borçların tamamen tahsil edilebilmesi için söz konusu şirketin ihya edilmesine gerek olduğu ileri sürülerek sonuçta söz konusu şirketin söz konusu takip yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini tekrar etmiştir.Davalı ---- vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştirDavalı tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ise de bu davalı adına gelen olmamış ve cevap verilmemiştir.Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan "Tasfiye Halinde------ şirket aleyhine başlatılan ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören icra takibi nedeniyle söz konusu şirketin ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir. TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi: "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir. ----- cevabına göre söz konusu şirketin tasfiyeye bağlı olarak ---- tarihinde tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin ----- olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, şirketin son tasfiye memurunun ----- temin edilen nüfus kaydına göre bu şahsın hayatta olduğu belirlenmiş olup, yukarıda belirtildiği gibi buna göre tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören takibin davacı tarafından söz konusu şirket aleyhine yürütülen takip olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında takip olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ----- kayıtlarına yansıdığı; söz konusu takibin yürütülmesinin TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için yukarıda belirtilen son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yapılması uygun görülmüş ise de yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı --- yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile; ----- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde ----ünvanlı şirketin; ----- sayılı icra takibi yönünden ve takibin infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ----- yeniden tesciline,Ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için ---- tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru ------yütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, Kararın---------- tescil ve ilanına, Gerekçede açıklanan nedenlerle: Davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına, Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile EKSİK 116,60 TL harcın davalı tasfiye memurundan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 2.087 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen maktu 45.000 TL avukatlık ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu konuda başkaca bir karar verilmesine yer olmadığına, Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/04/2026