İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/890 E. 2026/229 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/890
- Karar No
- 2026/229
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/890 Esas KARAR NO : 2026/229 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; --------- Müdürlüğü hizmet sahası------- Mahallesi ------- Caddesi No:--------- adresinde 03.04.2025 tarihinde -------- tarafından yapılan çalışmalar esnasında şirketimize ait tesislerine hasar verdiğini, müvekkili şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alındığını, hasar mahallinde fotoğraf çekimlerinin yapıldığını, Müvekkili şirket, yüklenici firması olan --------- Sti.'ne hasarın giderimini sağlattırmış olduğunu, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedelleri EK'te sunulan tablolarla belgelendirildiğini ve faturalandırıldığını, Müvekkili şirket hasardan dolayı toplamda 2.227,70-TL zarara uğramış olup zararı giderilmediğini, bu kapsamda davalının hasara sebep olduğu ruhsat kayıtlarından da anlaşılabilecek olduğunu, ---------- tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait tesislerde, hasar miktarının 2.227,70 TL olduğu zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek olan ----------- Bankasının kısa vadeli krediler için belirlediğini ve değişebilir oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Dava dilekçesi, --------- Büyükşehir Belediyesi başkanlığına yazılan müzekkere cevabı, --------- müzekkere cevabı, davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 03/04/2025 tarihli altyapı kazı çalışması sonucu davacı şirket kablolarında meydana gelen hasarın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.İlgili kurumlara müzekkere yazılarak gelen cevaplar dosya arasına alınmıştır.Davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile, müvekkili tarafından davacıya ait tesislere zarar verildiği iddiası ile eldeki davayı ikame edildiğinin, davanın müvekkili kurumca kabul edildiğini, davanın açılmasına her ne kadar kusurlarının bulunmadığını, ön inceleme duruşmasının gerçekleştirilip, tutanağın imza edilmesinden önce davayı kabul beyanlarının kabul edilmesini, vekalet ücretine hükmedilmemesini, mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın kabulüne ilişkin beyanlarının kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderinin yarı oranda hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. HMK’nın 308. maddesi uyarınca davayı kabul, davalının mahkemeye yönelik olarak yapacağı tek taraflı bir irade beyanı ile davacının talep sonucuna muvafakat etmesidir ve dava konusu uyuşmazlık esastan sona ermektedir. Öte yandan, usul hukuku anlamında kabul, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve ancak irade bozukluğu hallerinde kabulün iptali istenebilir (HMK mad. 311). Diğer bir anlatımla davalı irade fesadı halleri dışında kabulden dönemez.Bilindiği üzere kabul, davaya son veren taraf işlemlerinden olup, 6100 sayılı HMK’nın 308/2. maddesinde: “Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm ifade eder. HMK'nun 312/1. maddesinde düzenlendiği üzere; davayı kabul eden davalı, davada mahkum olmuş gibi yargılama masraflarını ödemeye mecburdur. Ancak, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi hükmü uyarınca; kabul, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının 1/3' ü, daha sonra olur ise 2/3'ü alınır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesi gereğince de; anlaşmazlığın davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi halinde tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi uyarınca Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Hüküm davanın tarafları arasında sonuç doğurur. Kanunda yazılı hallerden birisi hiç şüphesiz Yasa'nın 312/2. maddesidir. Bu madde hükmüne göre davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderinden sorumlu değildir. Hemen belirtmek gerekir ki; anılan maddenin uygulanabilirliği, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.Somut olayda; Davalı vekilinin 26/02/2026 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan ettiği, 6100 Sayılı HMK’nun 308. maddesi gereğince kabulün ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğuracağı, somut olayda da açılan davanın bu nitelikle bir dava olduğu anlaşılmış davanın kabul beyanı doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında davanın açılmasına davalı taraf sebebiyet verdiği ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin davayı kabul beyanı dikkate alınarak davanın KABULÜNE, 2.227,70 TL’nin 03.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek değişebilir oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca davayı kabul ilk celsede vuku bulduğundan ve karar ve ilam harcının 1/3 ü alınması gerektiğinden 244,00 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 371,40 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 244,00 TL karar ve ilam harcı toplamı 859,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılmış tebligat, müzekkere ücreti olan 25,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT 6. Maddesi uyarınca hesaplanan 1.113,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeniyle kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/03/2026