İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/670 E. 2026/219 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/670
- Karar No
- 2026/219
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/670 Esas KARAR NO :2026/219
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ:22/10/2021 KARAR TARİHİ:31/03/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile borçlu ... ... Ltd. Şti. arasında Taksitli Ticari Kredisi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeleri ... müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlu tarafından sözleşmelerde belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğini ve sözleşmede müvekkili kurum lehine rehin gösterilen araçlara yönelik menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. numaralı dosyasıyla takibe geçildiğini, işbu dosyada araçlar paraya çevrilerek bir kısım tahsilat sağlanmış ve bu tutar alacağımızdan mahsup edilerek kalan tutar için ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve borçlu ve kefili haksız bir şekilde borca, faize ve fer'ilerine vekilleri vasıtasıyla kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir Davalılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine ....İcra müdürlüğü 2017/... Esas, ....İcra Müdürlüğü 2017/... Esas, ....İcra müdürlüğü 2017/... Esas sayılı icra dosyalarından icra takipleri başlatıldığını, 2017 tarihi itibari ile doğmuş başka bir borç olsa halinde o borç da alacaklı tarafından o tarihte icraya konulabileceğini, aradan üç yıl geçtikten sonra kaynağı belli olmayan bir alacak kalemi ile davalılar aleyhine icra takibine geçildiğini, alacaklının bakiye bir alacağı bulunmadığını, tüm alacağını yukarıda sayılan dosyalarda takibe konulduğunu, ....İcra müdürlüğünde takibe konu yaptığı bir alacağı bulunmadığını, alacaklının bu alacağını ispatlaması gerektiğini, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, Taksitli Ticari Kredisi Sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılardan ... ... Ltd. Şti. arasında Taksitli Ticari Kredisi Sözleşmesi akdedildiğini ve diğer davalı ...'un da işbu sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, borçlu tarafından sözleşmelerde belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle davacı lehine rehin gösterilen araçlara yönelik menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ....İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas numaralı dosyasıyla takibe geçildiğini ve rehinli araçların paraya çevrilerek bir kısım tahsilat sağlandığını, bu tutarın alacaklarından mahsup edilmesi akabinde bakiye kalan tutar bakımından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasından davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 10/03/2026 tarihli beyan dilekçesinde davalı ile karşılıklı anlaşmaları sebebiyle davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiş olduğu, davalı vekili tarafından ibraz edilmiş olan 12/03/2026 tarihli beyan dilekçesinde ise feragati kabul ettiklerini, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiş olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi ile 6100 Sayılı HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddesinin "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." şeklindeki düzenlemeleri bir bütün olarak olarak değerlendirilmek suretiyle davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olması sebebiyle işbu beyan ile bağlı kalınarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca alınması gereken 488,00-TL karar ilam harcının dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 5.572,43-TL'den mahsubu ile artan 5.084,43TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine ödenmesine, 5-Tarafların vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır