İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/889 E. 2025/952 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/889
- Karar No
- 2025/952
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/889 KARAR NO : 2025/952 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan ...'nde ---------- sicil numarası ile kayıtlı "..."nde çalışmasının tespitine yönelik açılmış olan ----------- Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan Hizmet Tespiti davasının derdest olduğunu, davalı şirketin 24.09.2013 tarihinde sicil kaydının silindiğini öğrendiklerini, davalı şirketin tasfiye aşamasında görevli olan tasfiye memurlarını tespit ettiklerini, davacının işçilik haklarına kavuşabilmesi adına davalı şirketin tasfiye haline dönüşmesi ve tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini beyanla belirtilen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkilinin TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 24.09.2013 tarihinde yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğini ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taraf teşkilinin sağlanması istenen, yani huzurdaki davanın sebebi olan dava dosyasının, şirket re'sen terk edildikten sonra açılmış olup ; kabul edilmemekle birlikte, re'sen terkin işlemi sırasında derdest bir dava veya icra takibi bulunmadığından; müvekkili tarafından, derdest davası bulunan şirketlerin silinemeyeceğine ilişkin düzenlemeye aykırı bir işlem yapılmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmaması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia da ileri sürülmediğini, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesinin mümkün olmadığını, taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE: : Dava, hukuki niteliği itibari ile 6102 sayılı Yasa'nın Geçici 7.maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 24/12/2025 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. İhyası istenilen şirkete ait sicil kaydı getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu, şirketin TTK geçici 7. Maddesi uyarınca 24/09/2013 tarihinde sicilden terkin edildiği, anlaşılmıştır.-------- İş Mahkemesi'nin--------- esas sayılı dosyasında davacının ihyasını talep ettiği şirket aleyhine tespit davası açtığı, davacı vekiline ihya davası açmak üzere kesin süre verildiği, davanın 19/02/2015 tarihinde yani terkin işleminden sonra açılmış olduğu, mahkemenin -------- Esastan verdiği kararın bozulması ile --------- E. Numarasını aldığı görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nun Geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler hükmü, --------- sayılı ilamı ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olup davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de, ---------- sayılı kararı ile,13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği anlaşıldığından hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün görülmemiştir . 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere --------- aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Somut olayda ihya talebine konu şirketin sermeye arttırımını yapmaması nedeniyle resen terkin kapsamına alındığı, gerekli ihtarların yapılmış olduğu, şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmediği anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden resen terkin edilen TASFİYE HALİNDE ...'nin -------- esas sayılı dosyada yürütülen yargılama nedeniyle geçici olarak ihyasının gerektiği, davacı tarafça davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün işlemlerinin usulsüz olduğunun ileri sürülmediği, Sicil Müdürlüğünün dava açılmasına sebebiyet vermediği bu yüzden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış, davanın -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden kabulüne, -------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün--------- sicil numarasında kayıtlıyken TTK geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen TASFİYE HALİNDE ...'nin -------- esas sayılı dosyada yürütülen yargılama ve kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin Ticaret Siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak resen şirketin terkin öncesi imza yetkilisi ...'ın atanmasına, ücret taktirine yer olmadığına kararın Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına, karar verilmiştir. Davacı yan davasını ... yanı sıra ihyasını talep ettiği şirketi de davalı göstermek suretiyle açmış olup, Şirket yönünden açılan davanın şirketin resen terkin sonucu tüzel kişiliği sona ermiş olmakla taraf ehliyeti bulunmadığından şirket hakkında açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ---------Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden KABULÜNE, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün --------- sicil numarasında kayıtlıyken TTK geçici 7. Maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilen TASFİYE HALİNDE ...'nin ---------- esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama ve kararın infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere geçici olarak İHYASINA, şirketin ticaret siciline TESCİLİNE, Ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru olarak resen Şirket yetkilisi ...'ın (TCNK ...) ATANMASINA, ücret taktirine yer olmadığına, Kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına, 2-Davalı şirket aleyhine açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca tahsili gereken harç peşin olarak alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025