İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/870 E. 2026/694 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/870
Karar No
2026/694
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/870 Esas KARAR NO : 2026/694

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 24/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu araçtan kaynaklanan hasar bedelinden sorumlu olduğunu, davacı şirket nezdinde 23.02.2023 - 23.02.2024 başlangıç ve bitiş tarihli .... poliçe no'lu ... Poliçesi ile sigortalı ... adına kayıtlı sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın 28.07.2023 tarihli kaza tespit tutanağı ve olay yeri krokisinden anlaşılacağı üzere 28.07.2023 günü saat 04.50 sularında ... plaka sayılı aracın ...caddesinden ters yönde seyir halindeyken Çocuk Parkı mevkine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön kısımlarıyla yolun solunda park halinde bulunan ... plakalı aracın sol yan ve ön tampon kısımlarına, ... plakalı aracın sol arka kısımlarına,...plakalı aracın sağ yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün, söz konusu kazanın meydana gelmesine %100 kusuruyla sebebiyet vermiş ardından olay yerini terk ederek kazaya ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranarak yükümlülüklerini ihlal ettiğini, kaza sonucu gerçekleşen hasarla ilgili ... plakalı araç için 11.09.2023 tarihinde 30.742,03 TL değer kaybı, ... sayılı tahkim kararı gereği 04.04.2024 tarihinde 30.196,92 TL değer kaybı, 28.08.2023 tarihinde 53.000 TL zarar tazminatı, ... plakalı araç için 18.01.2024 tarihinde 32.500 TL değer kaybı, 28.12.2023 tarihinde 29.125,49 TL zarar tazminatı ödemesi, ... plakalı araç için 31.08.2023 tarihinde 8.800 TL zarar tazminatı ödemeleri yapıldığını, açıklanan bu nedenlerle; davalının ... 24. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya itirazın iptali ile takibin devamına, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca cevap verilmediği anlaşıldı. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı şirket adına kayıtlı ve davacı sigorta şirketi tarafından ... başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe no'lu ...Poliçesiyle sigortalı ve davalıya ait ... plakalı aracın, ..., ... ve ... plakalı araçlara ters yönden gelerek çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucu maddi hasar meydana geldiği, meydana gelen kaza sonrasında ... plakalı aracın olay yerinden firar ettiği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı kişilere yapılan ödemenin kendi sigortalasından rücu yoluyla tazmini için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır. ... 24.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine 201.230,32 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Anlatılan kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık; kazadaki kusur oranı, davacı sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kazada 3.kişilerin araçlarının zarar görmesi nedeniyle ödenen tazminatın, araç sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödemenin teminat dışında kaldığından bahisle davalı sigortalıdan tahsilinin talep edilip edilmeyeceği ile talep edilebilecek ise hangi miktarda talep edileceği hususu olduğu anlaşılmıştır. KTK'nun 95. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu olay kapsamında, davacının sigorta şirketinden zarar tazmini hususunda hakkı olup olmadığının değerlendirilmesinde öncelikle ilgili kanunun yorumlanması gerektiği anlaşılmaktadır. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Sigortası (...) Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4/f bendinde; "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü, KTK 81. maddesinde; "Trafik kazalarına karışanlar kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek bunlar gelinceye kadar bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadır" hükmü yer almaktadır. Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği açıkça düzenlenmiştir. Diğer taraftan, TTK md.1421. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin ZMMS genel şartları B.4/f maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir. İhbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, konunun TTK'nın 1446.,1447.ve 1448. madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazası sonrası araç sürücünün olay yerini terketme nedeni noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Poliçe kapsamında zararın tazminin talebi için gerekli olan sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ... genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerektiği, ancak davalının yalnızca araç sürücünün beyanına dayandığı görülmekle, ... genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Dava konusu trafik kazasında araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle kaza nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin uygun olup olmadığı ile varsa davalıya rücu edebileceği alacağın miktarın tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 18/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olayda davacı şirkete ... sigortalı ve davalıya ait ... plakalı aracın firari sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğu, Davalıya ait ... plakalı aracın firari sürücüsünün olay yerini sebepsiz terk ettiğinden davacı şirketin 3. Şahıslara yaptığı toplam 201.230,32 TL'yi kendi sigortalısı davalıya rücu etme şartlarının oluştuğu," rapor edilmiştir. Hazırlanan rapor tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir itirazın yapılmadığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, ...Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, ...limitlerine kadar temin eder." hükmü yer almaktadır. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. ...ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. İşletenin tehlike ilkesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu, ancak kurtuluş beyyinesi getirmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiştir. Ancak davalı yanın bu yönde itirazının da olmadığı anlaşılmakla Mahkememizce bilirkişi raporunda yer alan tespitlere katılınarak hükme esas alınmış ve açılan davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan itirazın iptali gerekmiştir. Dava konusu alacak "haksız fiil" niteliği arz eden kazadan kaynaklanmakta olup alacağın varlığı ve miktarı ile kusur durumu yargılamaya muhtaçtır. Alacak likit nitelik arz etmediğinden icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, Davalının ... 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Dava konusu alacak haksız fiil niteliği arz eden trafik kazasından kaynaklanmakta olup alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkâr tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 13.746,04 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.430,37 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 11.315,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.430,37 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.420,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 22.553,27 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/870, K. 2026/694, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-870-e-2026-694-k-3da971933989