İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/846 E. 2026/263 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/846
- Karar No
- 2026/263
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/846 KARAR NO : 2026/263
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/11/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı banka arasında ticari kredi ilişkileri bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankadan kullanılmış olduğu kredilere teminat olmak üzere çeşitli teminatlar verdiğini, bu teminatların içerisinde müşterilerden alınmış olan çeşitli çeklerin de bulunduğunu, çeklerin rehin cirosu kapsamında davalı bankaya teslim edildiğini, davalı banka ile olan bu ilişki devam ederken müvekkilinin 19/10/2023 tarihinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden "Konkordato" talep ettiğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nce 20/10/2023 tarihinde 3 ay süreyle "Geçici Mühlet" kararı verildiğini, geçici mühlet kararının 12/01/2024 tarihinde 2 ay süreyle 20/03/2024 tarihine kadar uzatıldığını, ancak davalı bankanın söz konusu tedbir kararına rağmen çek bedellerini tahsil etmeye ve tahsil ettiği bedelleri kredi borçlarına mahsup etmeye devam ettiğini, bunun üzerine taraflarınca ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına başvurulduğunu ve mahkemece 29/01/2024 tarihinde karar verildiğini, anılan karar uyarınca "İİK 287.maddesi uyarınca davacıların bankalardaki hesaplarına geçici mühlet tarihinden (20/10/2023 günü saat 16:30) sonra gelen paralara bloke konulmamasına, geçici mühlet tarihinden önce haciz ihbarnamesi gönderilmiş olsa dahi geçici mühlet tarihinden sonra hesaba gelen paralara konulmuş olan blokelerin kaldırılmasına, takas/mahsup yapılmamasına " dair karar verildiğini, anılan karara rağmen davacı banka tarafından ödeme yapılmadığını, bu durum üzerine taraflarınca ... 7. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı bankanın icra takibine itirazı neticesinde takibin durduğunu, akabinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı bankanın kanun ve mahkeme kararına rağmen hukuka aykırı eylemlerine devam etmesinin müvekkilini ve diğer alacaklıları zarara uğrattığından bahisle davanın kabulü ile, davalı tarafın ... 7. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın İİK' nun 67 md. göre süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu takibin düştüğünü, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takibinin 01/02/2024 tarihinde başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya 07/02/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, 08/02/2024 tarihinde takibe ve borca itiraz edildiğini, ödeme emrine itiraz dilekçesinin davacıya 19/02/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı itirazın iptali konusunda 12/02/2024 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu...başvuru dosya numarası ile arabuluculuk başvurusu yaptığını, dosyanın 05/04/2024 tarihinde anlaşamama olarak kapatıldığını,huzurdaki itirazın iptali davasının 12/11/2025 tarihinde açıldığını, davanın 1 yıllık süresinde açılmadığını, dava konusu takibin düştüğünü, müvekkili banka tarafından davacı borçlu ... Tic. A.Ş. lehine Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istinaden kredi hesapları açılmış ve krediler kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek, kredi hesaplarından kaynaklanan alacaklarının ödenmesi amacıyla, ... 48. Noterliği’nin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 26/12/2023 kat tarihi itibariyle 45.141.979, 18TL nakit alacağımızın ve 54.000, 00.-TL gayrinakit alacağımızın (Çek yaprağı bedeli) ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, Davacı borçlu, ...Tic. A.Ş. tarafından tahsil edildiği taktirde müvekkil banka nezdindeki doğmuş ve doğacak borçlarından mahsup edilmek üzere temlik cirosu ile müvekkili bankaya çekler verildiğini, davacı hakkında 20/10/2023 tarihinde 3 ay süreyle "Geçici Mühlet" kararı verildiğini, geçici mühlet kararının 12/01/2024 tarihinde 2 ay süreyle 20/03/2024 tarihine kadar uzatıldığını, Söz konusu mahkeme kararlarında davacı borçlu şirketin iddia ettiği üzere çek bedellerinin iade edilmesi hususunda bir karar bulunmadığını ve söz konusu kararların kaldırıldığını, davacı borçlu şirket tarafından açılan konkordato davasının reddedildiğini ve tedbir kararlarının kaldırıldığını, bu nedenle davanın ve takibin konusuz kaldığını, söz konusu çeklerin mülkiyet hakkının müvekkili bankaya ait olduğunu, müvekkili bankanın söz konusu çeklerin iyiniyetli hamili olduğunu, müvekkili bankanın mahkeme kararlarına uygun olarak hareket ettiğini, davacının müvekkili banka aleyhine başlattığı icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle huzurdaki dava süresinde açılmamış olduğundan zamanaşımı itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, kabul görmemesi halinde davaya cevaplarının kabulü ile haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, icra takibinde ve iş bu davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olan davacı borçlunun İİK.m.67/2.maddesinde belirtilen oranda tazminata mahkûm edilmesine, mahkemenin aksi kanaate olması halinde takas defilerinin kabul edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı-borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Alacağı temlik alan ... Şirketi vekili tarafından 02/01/2026 tarihli dilekçe ekinde 15/11/2025 tarihli temlik sözleşmesinin mahkememize sunulduğu görülmüştür. DELİLLER: ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden dosyamıza eklendiği, .... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır. b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır. c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İİK. 67/1 maddesi uyarınca; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." Somut olayda itirazın iptali davası, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiği 19/02/2024 tarihinden itibaren yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmamıştır. Dava, itirazın davacı tarafa tebliğ tarihinden 1 yıl 8 ay 24 gün sonra açılmıştır. 6352 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Arabulucuk Sürecinin Başlaması ve Sürelere Etkisi" başlıklı 16'ıncı maddesi uyarınca arabuluculuk süreci ilk tutanağın tanziminden, son tutanağın tanzim edildiği tarihi kapsar ve bu süreç boyunca zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Maddenin 2.'fıkrasındaki süreç boyunca süre işlememesi hali, kesilmeyi değil; durmayı ifade etmektedir. Diğer bir ifade ile araculuğa başvurulması süreyi kesmemekte, süreyi durdurmakta ve süre son tutanağın tanziminden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmektedir. Somut olayda arabuluculuk sürecinin başladığı 12/02/2024 ile sona erdiği 05/04/2024 tarihleri arasında sürenin durduğu kabul edildiğinde dahi 1 yıllık süre geçmiştir. İİK'nın 67. maddesinde gösterilmiş olan bu süre hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre; hak sahibinin hakkını koruması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süredir. Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Tarafların sözleşme ile hak düşürücü süreleri belirlemeleri, bu süreleri değiştirmeleri veya ortadan kaldırmaları mümkün değildir. Hak düşürücü süreler hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir. Hak sahibi alacaklı kanunla veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmadığı takdirde o hak tamamen ortadan kalkmakta, silinmekte ve düşmektedir. Artık o hakkın istenmesi, dava ve takip edilmesi mümkün değildir. Hak düşürücü sürenin sonunda hakkın sona ermesi için karşı tarafın, borçlunun bir eylem veya işlem yapmasına gerek yoktur. Hak düşürücü süre geçmekle kendiliğinden son bulur ( Tekinay, S./Akman, S./ Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 2, İstanbul, 1985-1988, s. 1385 vd , Reisoğlu, S.: Genel Hükümler, İstanbul 2002, s. 348 ). Somut olayda davacı banka tarafından davalılar aleyhinde ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile başlatılan genel haciz yolu ile (ilamsız) icra takibine, davalı tarafından 08/02/2024 tarihinde itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davalı şirket vekiline 19/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça 12/02/2024 tarihinde başlatılan arabuluculuk sürecinin 05/04/2024 tarihinde düzenlenen son oturumda anlaşmazlık ile sonuçlandığı, arabuluculuk süreci nedeniyle, 1 yıllık hak düşürücü süresinin 6325 sayılı HUAK uyarınca durduğu 12/02/2024-05/04/2024 arasındaki 53 günlük süre de nazara alınarak yapılan hesaplamada davanın itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiği tarihten 1 yıl 7 ay 7 gün sonra 12/11/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK.67/1 maddede belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 259.799,11 TL harçtan mahsubu ile bakiye 259.067,11 TL harcın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 4-Alacağı temlik eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık ücreti tarifesi gereğince 45.000,00 TL ücreti vekaletin alacağı temlik alan davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, alacağı temlik alan davacı vekilinin ve davalı vekilinin ( e duruşma ) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2026
Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza