İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/83 E. 2025/1200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/83
Karar No
2025/1200
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/83 Esas KARAR NO : 2025/1200

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 20/02/2023 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Bakırköy .... ATM ... E ve ... K sayılı, 24/11/2021 tarihli kararında davalı şirketin iflasına karar verildiğini, Davalı şirketin, ... ada 4 parselde inşa edilecek ... isimli proje kapsamında davacı müvekkille 02/01/2012 tarihli "Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme" ve 04/03/2016 tarihli ön ödemeli konut satış sözleşmesine ek protokol akdettiklerini bu sözleşme uyarınca davalı şirketin, peşin ödenecek şatış bedeli karşılığında geliştirmiş olacağı konut projesinde inşa edeceği brüt 110 m2 alanlı 3+1 veya 2+1 daireyi müvekkillere satmış ve bu daireyi anahtar teslimi olarak teslim etmeyi ve dairenin kat mülkiyetli tapusunu müvekkillere devretmeyi taahhüt ettiğini, Huzurdaki davada öncelikle davalının edimini aynen ifa etmesi, dava konusu taşınmazın anahtar teslim ve satış sözleşmesine uygun olarak teslim etmesinin talep edildiğini, terditli olarak da taraflar arasındaki sözleşmeye göre taşınmazın, anahtar teslim olarak imal edilmesine ilişkin edimlerin ifasından vazgeçerek bu edimlere ilişkin ifa yararının davacıya ödenmesinin talep edildiğini, Dava konusu taşınmazın, anahtar teslim ve satış sözleşmesine uygun olarak teslimine, Teslim sağlanamazsa terditli olarak anahtar teslim olarak teslim edilmesine ilişkin edimlerin ifasından vazgeçerek ve taşınmazın mülkiyetini elde tutup sözleşmeyi ayakta tutarak taşınmazın sözleşmeye uygun anahtar teslim yapımı için gerekli olan inşaat maliyetinin belirsiz alacak kapsamında şimdilik 30.000,00 TL tazminatın tahsil edilerek davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile KDV hariç vekalet ücretinin karşı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacının sözleşme hükümleri uyarınca müflis şirkete ödemesi gereken taşınmaz bedeli, vergi, tapu, iskan, resim, harç, brüt alan artışı bedeli, abonelik bedelleri, akıllı ev sistemi bedeli gibi ek veya bakiye bedelleri ödemeyip temerrüde düştüğünden, taşınmazın anahtar teslim olarak veya anahtar teslim olarak teslim edilememesi nedeniyle oluşan zararını talep edemeyeceğini, ayrıca davacının terditli talebi bakımından zarara uğramış olduğunu da usul hükümleri uyarınca ispatlaması gerektiğini, nitekim Türk Borçlar Kanununun 97. maddesine göre, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklının seçim hakkını kullanabilmesi için karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olması, borçlunun temerrüde düşmüş olması, alacaklının borçluya ek bir süre vermiş olması ve borçlunun kusurlu olması gerektiğini, somut olayda bu koşulların hiçbirinin gerçekleşmediğini, ayrıca alacaklı taraf, aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatını istemek niyetinde değilse, vazgeçme iradesini borçluya "vazgeçme beyanı" ile derhal bildirmesi gerektiğini, bu beyanla alacaklı ifayı talep hakkını kaybederken, borçlu da ifanın konusunu oluşturan aslı edim yükümlülüğünü yerine getirme yönünden borçtan kurtulduğunu, alacaklıya tanınan bu haklar yenilik doğuran haklar olup mevcut bir hukuki ilişkiden kaynaklanan ve bir hukuki ilişkinin kurulması, değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılmasını amaçlayan yenilik doğuran hakların kullanılarak arzulanan hukuki sonuç meydana gelmesiyle artık bu haklar sona ereceğinden, davacının terditli olarak ortaya koyduğu talebin kabulünün hukuken mümkün olmadığını, Belirsiz alacak davası olarak açılamayacak davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, dava dilekçesinde dava değeri gösterilmediğinden dilekçenin reddine, sözleşmenin geçersiz oluşu, sözleşme geçerli sayılsa dahi zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması, davacının temerrüde düşmüş olması, yenilik doğuran hakların kullanılmakla tükenmesi ve bu durumdan geri dönülememesi nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK 235/1 maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz davasıdır. Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas Sayılı müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. Maddesinde; "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir. Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir. (Atalı /Ermenek /Erdoğan, s. 613) Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.(Kuru, s. 1333) Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Sadece alacak belgesinin bulunması alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli olmayıp alacaklı-borçlu arasındaki temel ilişkilere inilip sair belge ve bilgilerle gerçek alacağın tespit edilmesi gerekli olup ispat hususu da alacaklıya aittir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde, davacı tarafından davalı müflis şirketin ayıplı ifası nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, davacının aynen ifa talebinden vazgeçip para alacağı talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı taraflar arasında imzalanan Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme ve Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesine Ek Protokol kapsamında taşınmazdaki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslimi için bedelin belirlenmesi ve tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde eser sözleşmesi hükümlerinin irdelenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında eksik iş, eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış ya da olması gereken işlerin yapılmamış olması şeklinde tanımlanmaktadır. Özel hüküm bulunmamakla birlikte Yargıtay içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde işin eksik ifası sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilmekte ve TBK 112. maddesi ( BK 96 )gereğince borcun ifa edilmemesinin sonucu zararın istenebileceği kabul edilmektedir. Burada istenebilecek zarar da eksik işlerin giderim bedeli olup, olumlu zarar kapsamındadır. Eksik işlerin giderim bedelinin tespit edilebilmesi için eseri teslim alırken itirazi kayıt konulmasına (eksik işlerin giderim bedelinin saklı tutulmasına ) gerek yoktur. İş sahibi zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilecektir. Eksik işlerin giderim bedeli olarak talep edilebilecek miktar da eksik bırakılan işlerin mahalli piyasa rayiçleri ile giderim bedeli kadar olacaktır. Eksik işlerin giderim bedeli ile ilgili alacak teslimle istenebilir hale geldiğinden, iş sahibi teslimden itibaren makul süre içerisinde eksikleri tespit edip talep etmelidir. Aksi halde zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilir ise de; davayı gecikerek açması nedeniyle giderim bedelinin artmasına sebep olacağından haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler sözleşmeye aykırılık halinde de uygulanacağından TBK 114/2 yollaması ile 52/1 maddesi gereğince giderim bedeli dava tarihine göre değil, teslimden itibaren tespit ve dava açmak için teslim tarihine eklenecek makul süre sonundaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek ve ödenecektir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; İnşaatı tamamlanmamış olan dava konusu C Blok 107 nolu bağımsız bölümün eksik kalan kısımlarının iflas tarihi olan 2021 yılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı fiyatları ile tamamlanma bedelinin 168.220,80 TL olduğu, bilirkişi raporunun sonuç kısmında sehven D blok 183 nolu bağımsız bölüm şeklinde yazıldığı ancak raporun incelenmesi sonucu dava konusu C blok 107 nolu bağımsız bölüm için yerinde inceleme ve değerlendirme yapıldığı göz önüne alındığında Mahkememiz tarafından alınan raporun yargısal denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazdaki eksik işlerin tamamlanma bedelinin 168.220,80 TL olduğu, davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi sunduğu anlaşılmış olup açılan davanın kabulüne ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 168.220,80 TL'nin Bakırköy ... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirketin iflas masasına İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 17.466,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.328,81 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/83, K. 2025/1200, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-83-e-2025-1200-k-263397f98ad2