İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/82 E. 2025/170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/82
- Karar No
- 2025/170
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2025/82 Esas KARAR NO : 2025/170 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 13.07.2024 tarihli Kaza Tespit Tutanağına göre, "Sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracıyla Bornova'dan Buca istikametine seyrederken otogar bağlantı kolu içerisine geldiği esnada beyanına göre aracının arka kısımlarına sürücüsü olay yerinden ayrılan ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpıp kaçması sonucu iki araçlı çarpıp kaçmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada hasarlanan ... plakalı aracın müvekkili ... Sigorta AŞ tarafından 26.12.2023-2024 tarihleri arasında geçerli...numaralı poliçe ile Kasko Sigortası teminat örüntüsünde olduğunu, kasko sigorta sözleşmelerinin, sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türü olduğunu, bu kapsamda, müvekkili şirket tarafından sigortalısı 34 UV 2419 plakalı araçta iş bu kazada nedeniyle oluşan hasara ilişkin olarak ekspertiz incelemesi yapıldığını ve tespit edilen 29.501,40TL hasar tutarının müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin TTK md. 1472 halefiyet hakkı gereğince sigortalısının halefi olduğunu, dosyaya konu edilen hasarın oluşumunda kusurlu olan davalının KTK m.81 ve BK m.49 gereği zararı giderme sorumluluğunun söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin davalılara zararı ödemesi bakımından talepte bulunmasına rağmen ödeme yapılmayacağı belirtildiğinden bu kere ödenen tazminatın tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibine başlandığını, lakin açılan icra takibine karşı borçlu tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz edilmiş olup takibin durduğunu, yapılan arabulucu görüşmesinden de sonuç alınamadığından işbu davanın ikame edilmek zorunda kalındığını, yukarıda açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak tüm nedenlerle, davanın kabulüne, borçlu davalıların TTK 1472 uyarınca talep edilen asıl alacak dışındaki tüm ferilere ilişkin İzmir... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve beyanların kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete ait aracın olay yerini terk etmiş olduğu iddiasında olduğunu, ancak buna dair, davacının iddiası dışında delil bulunmadığını resmi görevlilerin, kazaya karışan aracın müvekkile ait olduğuna dair "görgüye veya belgeye dayalı" bilgileri bulunmadığını, açıklanan nedenle husumet itirazında bulunduklarını, kazaya sebebiyet verenin kimin hangi araç olduğunu, olay yerini terk ettiği hususlarının, somut ve kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, iddia edilen zararın müvekkilinin aracı ile gerçekleştiğinin aydınlatılmamış olup, iddiaların dışında delil bulunmadığını, dayanak delil olarak gösterilen tutanağın sadece sürücü... beyanına göre olup, 13.07.2024 tarihli Kaza Tespit Tutanağına ve kusura da itiraz ettiklerini, ... Sigorta A.Ş.'nin ... no'lu ZMMS poliçesi tanzim edildiğini, işbu nedenle davanın ZMMS şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ne ihbarını talep ettiklerini, tazminat talebinde bulunabilmek için maddi zararın ve sorumluluk ile kusurun somut olarak ortaya konması gerektiğini, davanın rücuen tazminat istemine ilişkin olduğunu, rücu davasında sorumlular arasında teselsül hükümlerinin değil, kusur oranında sorumluluğun geçerli olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile iddia edilen olaya dair müvekkili şirkete yüklenebilecek kusurun bulunmadığını, davacı tarafından hazırlatılan ekspertiz raporunun, tarafsız olup olmadığı, oluştuğu iddia edilen zararın davaya konu olaydan mı kaynaklandığı, öncesinin bulunup bulunmadığı hususlarının da net olmayıp, ispat sorumluluğunun davacı tarafta bulunduğundan yerine getirilmesi gerektiğini, ayrıca talep edilen miktarın oldukça fahiş olup, kabul etmediklerini, işbu sebeple huzurdaki davanın, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça "alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı" talep edilmiş ise de bu tazminatın yasal koşulları oluşmadığından reddini talep ettiklerini, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davanın, müvekkili ... İnş. Nak. Akr. Yak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sigortacısı olan...Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : 1-. Dava, davacının kasko sigorta poliçesi kapsamında ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki İtirazın İptali istemine ilişkindir. 2- Dava konusu kaza, davalı ...nşaat Nakliye Akaryakıt Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin kaza tarihinde ruhsat sahibi olduğu... plakalı araç ile davacı ...Sigorta AŞ'nin genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalısı olan dava dışı ...'e ait,... plaka sayılı "Hususi" nitelikte otomobil arasında meydana gelmiştir. Davacı kasko poliçesi kapsamında sigortalı araç için ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmektedir. 4- Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır. Çünkü kasko sigorta poliçesi davacı sigorta şirketi ile sigortalısı arasında olup, zarar gören sigortalı ile zarar veren davalı arasında Haksız Fiil İlişkisi bulunmaktadır. Davacı sigorta şirketi, sigortalısının zararını poliçe gereği tazmin ettiği için sigortalısının kanuni halefi olmakta ve hukuken onun yerine geçmektedir: TTK'nun 1472. maddesinde düzenlenen Halefiyet; yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve böylelikle dava, tazmin edilen bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası aslında bir tazminat davası olup bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir Eda Davasıdır. Rücu, sigortacının ödediği bedelle sınırlı olduğundan sigortacı Cüz'î Halef olmaktadır. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun Kanunî Halefi olacağı hususu ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış, velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği, sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahıslara karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği, doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. 5- Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, Görevli Mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir tüketici dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Özetle; eldeki davanın davacısının sigorta şirketi olması davayı tek başına ticari dava halinde getirmemektedir. Görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerekmekte olup, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki bu ilişki Haksız Fiil İlişkisidir. Davacı sigorta şirketi ise sigortalısının zararını poliçe gereği tazmin ettiği için sigortalısının kanuni halefi olmakta ve hukuken onun yerine geçmekte ve bu haksız fiil neticesinde sigortalısının halefi olarak yerini almaktadır. Bu bağlamda, kasko poliçesi ile sigortalanmış olan... plaka sayılı aracın "Hususi" nitelikte olması, yani Ticari nitelik taşımaması belirleyicidir. Bu durumda haksiz fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği yönündeki değerlendirmeyle aşağıdaki şekilde mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına, Dair davacı ve davalı tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.19/02/2025 Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza