İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/815 E. 2025/1052 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/815
- Karar No
- 2025/1052
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/815 KARAR NO : 2025/1052
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 11/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 27.06.2025 tarihli genel kurul, bu hukuka aykırı eylemlerin son ve en vahim halkasını teşkil etmektedir. Alınan kararlar, hem kanunun şekli zorunluluklarını hiçe saymakta hem de şirketin ekonomik geleceğini ve azınlık menfaatlerini yok etme potansiyeli taşıdığını, müvekkillerimizin muhalefet şerhinin tamamının tutanağa geçirilmemesi, hukuka aykırıdır ve tek başına iptal sebebi olduğunu, Muhalefet Şerhinin Tutanakla Tespiti, Pay Sahibinin Yargısal Korunma Talep Edebilmesinin Ön Koşulu olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), genel kurul kararlarına karşı pay sahiplerine yargı yolunu açarken belirli şartlar öngörmüştür. TTK m. 446, iptal davası açma hakkını, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerine tanımıştır. Görüldüğü üzere, muhalefetin tutanağa geçirilmesi, basit bir formalite değil, pay sahibinin en temel hakkı olan mahkemeye erişim hakkının kullanılabilmesi için kanun koyucu tarafından getirilmiş emredici bir ön şarttır. Bu yükümlülük, toplantı divanının veya çoğunluk hissedarının keyfiyetine ya da takdirine bırakılmış bir husus değildir. Pay sahibi muhalefetini ve gerekçelerini bildirdiği anda, divan başkanlığı bunu olduğu gibi, eksiksiz ve yorum katmadan tutanağa geçirmekle mükelleftir. Müvekkilinin Muhalefet İradesi Kasten Sakatlanmış ve Hukuka Aykırı Şekilde Tutanak Düzenlendiğini, müvekkili ------, 27.06.2025 tarihli toplantıda, gündemin en kritik maddesi olan ve şirketin içinin boşaltılması anlamına gelen 3. maddeye karşı olumsuz oy kullanmakla kalmamış, bu oyunun arkasındaki haklı gerekçeleri detaylı bir şekilde açıklamış ve bu açıklamaların tamamının muhalefet şerhi olarak tutanağa aynen geçirilmesini talep ettiğini, ne var ki, divan başkanının bu talebi kabul etme yönündeki iradesine rağmen, toplantıda fiili bir baskı unsuru oluşturan çoğunluk hissedarı ------ müdahalesiyle bu talep geri çevrildiğini, müvekkilinin şerhi, temel argümanları ve vurguları budanarak tutanağa yansıtıldığını, buu eylem, müvekkilinin kanundan doğan dava açma hakkını daha en başında işlevsiz kılmaya yönelik kötü niyetli ve açık bir usulsüzlük olduğunu, nitekim, muhalefetin engellenmesinin hemen ardından, şirketin en önemli varlığının ederinin çok altında bir bedelle devredilmeye çalışılması, bu usulsüzlüğün asıl amacının ne olduğunu da ortaya koyduğunu, bu bariz usulsüzlüğün yargı yoluna başvurmadan düzeltilmesi umuduyla, ----Noterliği aracılığıyla 10.07.2025 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek davalı şirkete ve çoğunluk hissedarına tebliğ edildiğini, bu ihtarnamede, tutanağa geçirilmesi talep edilen muhalefet şerhinin tam metni sunulmuş ve tutanağın 7 gün içinde bu metne uygun olarak düzeltilmesi talep edildiğini, davalı taraf, bu ihtarnameye sessiz kalarak kanuna aykırı eylemini zımnen ikrar etmiş ve düzeltme yoluna gitmeyerek kötü niyetini bir kez daha ortaya koyduğunu, bu durum, yapılan usulsüzlüğün basit bir hatadan kaynaklanmadığını, aksine kasıtlı bir eylem olduğunu kanıtladığını, genel kurulda alınan karar, çoğunluk hakkının kötüye kullanılması yoluyla azınlık haklarını ve dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, yönetim kuruluna "açık çek" verilmesi suretiyle şirket menfaatleri ve azınlık hakları tehlikeye atıldığını, şirketin en değerli varlığının bedeli belirsizliğe terk edildiğini, şeffaflık ve denetim talepleri kasten reddedildiğini, iktisadi bütünlüğün göz ardı edilmesi suretiyle şirket bilerek zarara uğratıldığını, karar, çoğunluk hissedarının sistematik baskı ve kötü niyetli eylemlerinin bir parçası olduğunu, açıklanan nedenlerle ; öncelikle davalı şirketin 27.06.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3. madde kararının ve bu karara dayalı olarak hastane ruhsatı ile diğer varlıkların devrine yönelik tüm idari ve hukuki işlemlerin özellikle ----- ile imzalanan ruhsat devir sözleşmesinin icrasının ve ruhsatın fiili devir işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulmasını, davanın kabulü ile davalı şirketin 27.06.2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında kabul edilen 3. madde kararının ve bu kararla doğrudan bağlantılı tüm kararların, kanunun emredici usul hükümlerine, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle İPTALİNE, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Müvekkili şirket----- Mahallesi-----adresinde "-----" unvanı altında Özel Hastane işletmektedir. Şirketin bu özel hastane dışında başka herhangi bir faaliyeti bulunmadığını, hastane 29 yıldır aynı adres ve aynı binada faaliyet gösterdiğini, Özel hastanelerin açıldığı ilk yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın özel hastanelerden talep ettiği standartlar bu kadar yüksek değilken 1999 depreminden sonra bakanlık özel hastanelerle ilgili bina standardını yükseltmiş ve mutlaka ruhsatlı, imarlı, depreme dayanıklı, yangın yönetmeliğine uygun binalarda faaliyet göstermelerini 27/3/2002 tarihli ve ---- sayılı ----- Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile zorunlu tuttuğunu, bu yönetmeliğin yayınlanmasından önce ruhsat almış ve faaliyette olan Özel Hastaneleri ise aynı yönetmeliği “Geçici 2.Madde” si kapsamına almış ve onlara “Bakanlıkça ruhsatlandırılan özel hastanelerden bu Yönetmelikteki yer seçimi ve bina şartlarını sağlayamayanlara” 7 yıllık bir uyum süreci içinde yönetmeliğe uygun şekilde bir binaya taşınmaları için süre verileceği hüküm altına alındığını, Sağlık Bakanlığı “-----” binası ile ilgili olarak yaptığı denetim neticesi 21.02.2013 tarihinde müvekkil hastaneyi Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Geçici 2.Maddesi kapsamına almış ve hastanenin yer seçimi ve bina durumu uygun olan bir binaya taşınması için 21.03.2013 tarihinden başlamak üzere 7 yıl süre verdiğini, Pandemi nedeniyle yaşanılan zorluklardan dolayı uyum için kendisine süre verilen özel hastanelerin büyük bir kısmı yeni ve uygun bir binaya geçememiş bunun üzerine 25.03.2021 tarih ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan; Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 27.03.2002 tarihli ve ---- sayılı ----- Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği’ndeki Geçici 2.Madde değiştirilmiş ve daha önce binası ve yer seçimi uygun olmayan özel hastanelere verilen 7 yıllık süreye ek olarak 5 yıl daha süre verildiğini, müvekkilinin şirket hastaneyi yönetmelik şartlarına uygun bir binaya taşımak için yer araştırmıştır. 30 Ocak 2025 tarihli ve ----- Sayılı ----- Gazetede yayınlanan ÖZEL HASTANELER YÖNETMELİĞİ ile Özel Hastaneler için minimum 9000 m2 kapalı alan şartı getirilmiştir. Müvekkil şirketin hastaneyi taşıma çabasına ragmen ilçe sınırları içerisinde uygun bina ve arsa bulunamaması , kiralık bile olsa 9000 m2 bir binayı hastane binasına çevirme maliyetlerinin yaklaşık 10 milyon USD yatırım gerektirmesi, şirketin öz kaynaklarının böyle bir yatırımı yapmaya uygun olmaması, şirket ortaklarının böyle bir sermaye artışı yapacak güçlerinin olmaması gibi nedenlerle taşınma gerçekleştirilemediğini, özellikle 06.02.2023 tarihinde büyük yıkıma neden olan -----gibi illeri etkileyen depremden sonra, depreme dayanıksız ve çürük bir binada faaliyet devam etmekten dolayı ortaya çıkacak bir deprem ve yıkım ihtimali ortakları korkutmuş hatta ortaklardan ----- hastanenin derhal kapatılıp faaliyete son verilmesi hususunda şirket yönetim kuruluna 2023 yılı içinde ihtarname çektiğini, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin Geçici 12. Maddesi gereği taşınma için ön izin başvuru tarihinde son başvuru tarihi 30.06.2025 olarak belirlenmiştir. Müvekkil şirket taşınmaya uygun bir bina ve yatırım için kaynak bulamadığından bu tarihe kadar başvuru yapamadığını, yönetmeliğe uygun bir binaya taşınamayan özel hastanelerin ruhsatı yönetmelik gereği 25.03.2026 tarihinde iptal edilecektir. Yönetmelik bu tarihe kadar taşınamayan özel hastanelere ruhsatı devretme veya tabip kadrolarını devretme gibi seçenekler sunduğunu, ruhsat hekim sayısına göre değeri artan veya azalan bir değer olduğunu, Bakanlık özel hastane açmak isteyen kişiye doğrudan ruhsat vermediğini, bu nedenle özel hastane açmak isteyen kişiler ve özellikle zincir hastaneler ruhsat satın alarak bu ruhsatları birleştirerek özel hastane açabildiğini, müvekkili hastane 20 kadrolu hastane ruhsatına sahiptir ve bu ruhsatın değeri şu an 2-3 milyon USD civarında olduğunu, bir hastane ruhsatının değeri kadro sayısı ve bulunduğu ile göre değerlendirildiğini, 2023 yılında yayınlanan Deprem Yönetmeliği ile Sağlık Bakanlığı'nın istediği standartlarda inşaa edilmiş bir bina bulma imkanı ortadan kalkmıştır, ancak sıfırdan inşaa edilen bir binada istenilen değerleri yakalamak mümkün olduğunu, müvekkili şirketin artık bu hastaneyi yönetmeliğe uygun bir binaya taşıma seçeneği ortadan kalktığını, müvekkili yönetmeliğin Geçici 10.Maddesi gereği ,ya 31.12.2025 tarihine kadar elindeki hekim kadrolarını tek tek başka sağlık kuruluşlarına satıp devredecek ya da 25.03.2026 tarihinde ruhsat bakanlıkça iptal edilmeden önce ruhsatı satıp devredeceğini, ruhsatın bir bütün olarak satılıp devredilmesi çok daha değerli bir satış olduğunu, yönetim kurulu bu nedenle olağanüstü olarak tek bir gündemle 27.06.2025 tarihinde toplanmış ve ruhsatın iptal edilip tüm ortakların zarar etmesinin önüne geçmek için karar alıp yönetim kuruluna yetki vererek çalışma başlattığını, Hastane Ruhsatının satış ve devri çok kolay ve belirli bir piyasası olan bir işlem değildir. Bir ticari taksi plakasının veya bir taşınmazın satışı gibi düşünmemek gerektiğini, sağlık alanı şu an sadece bir kısım büyük yatırımcıların yatırım yapabildiği çok büyük sermaye gücü ve yatırım isteyen alan olduğunu, piyasada ----- dışında hastane açma projesi olan yatırımcı mevcut olmadığından ruhsat ancak bu gruplara teklif edilebildiğini, son yönetmelik ile birlikte yeni standartlara uyum sağlayamadığı için 25.03.2026 tarihinde ruhsatı iptal edilecek hastane sayısı sadece ------ 35 Tüm Türkiye'de 88 civarında olduğunu, bu nedenle bir çok özel hastanenin ruhsatı şu an satılıktır ve bu durum her geçen gün ruhsat değerlerini düşürdüğünü, olağanüstü genel kurul’un hukuka uygun olarak toplanmış ve yeterli nisapla karar almıştır, azınlık hakları gözetilmiş , avukat nezaretinde tüm itirazlar ayrıntılı şekilde tutanağa geçirildiğini, Özel Hastaneler Yönetmeliği gereği 25.03.2026 tarihinde iptal edileceğinden Yönetim Kurulu hastanenin hastane ruhsatının satış ve devrine ilişkin tasarrufu T.T.K 408/f Maddesi gereği “f) Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı.” Olarak değerlendirmiş ve bu hususta nitelikli çoğunluk (en az %75) ile karar verme yetkisinin Genel Kurulda olduğu düşünerek olağanüstü genel kurul çağrısı yaptığını, tüm çağrı usullerine titizlikle uyulmuş ve toplantıda hazır bulunan davacı ortakların teklifleri, beyanları ve itirazları olduğu gibi tutanağa geçirildiğini, Olağanüstü Genel Kurulda yapılan oylama neticesi nitelikli çoğunluk olan %77,66 oy çokluğu ile karar alındığını, ortaklardan davacılar ---- ve ---- vekili olarak toplantıya katılan ---- yaklaşık 1,5 sayfa muhalefet şerhi beyan etmiş ve beyanı olduğu gibi tutanağa geçirildiğini, davacı -----muhalefet şerhine aynen katıldığını , aynı nedenlerle karara muhalefet ettiğini beyan etmiş ve bu şekilde beyanı tutanağa geçtiğini, davacı tarafın ihtarname göndererek toplantı dışında sonradan oluşturdukları beyanların tutanağa ilavesini istemeleri hukuka aykırı bir talep olduğunu, toplantı sırasında düzenlenip kapatılan bir tutanağa sonradan ilaveler yapılması o tutanağı geçersiz bir belgeye dönüştüreceği gibi ceza hukuku anlamında da özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağını, davacı sonradan gönderdiği ihtarname ile divan heyetinden suç işlemesini talep ettiğini, açılan dava neticesi bu satıştan alıcının vazgeçmesi halinde ve bu arada başka bir alıcı çıkmaması durumunda şirket ve ortaklar KDV hariç 3.500.000,00 USD + 350.000,00 USD cezai şart olmak üzere 3.850.000,00 USD zarara uğrayacağını, şirket cezai şartı da ödemek zorunda kalacağını, 25.03.2026 tarihinde hastane ruhsatı Sağlık Bakanlığı tarafından iptal edileceğini, taraflar satış ve devir konusunda anlaşsalar bile devrin gerçekleşmesi ve bakanlık onayı için 2 aylık bir süreye ihtiyaç olduğunu, ----- dışında ruhsata talip olan bir alıcı çıkmamıştır. Davacıların daha iyi bir teklifi varsa derhal yönetim kurulunu haberdar etmeleri şirketin menfaati gereği olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin muhtemel zararlarına karşı davacıların 4.550.000,00 USD karşılığı (190.508.500,00 TL) teminat göstermesine karar verilmesini, İhtiyati Tedbir kararı ruhsatın iptaline yol açıp , telafisi imkansız zararlar doğuracağından bu talebin REDDİNE karar verilmesini, Haksız ve kötü niyetli davanın REDDİNE karar verilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; davalı şirketin 27.06.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3. Madde kararının ve bu kararla doğrudan bağlıntılı tüm kararların kanunun emredici usul hükümlerine, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkindir.Davacılar vekili 30.12.2025 tarihinde sunduğu dilekçe ile davadan feragat ettiğini beyan etmiş, vekaletnamesinde feragate yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan 29.12.2025 tarihli beyan dilekçesi ile feragat nedeniyle davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir. Feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl ettiğinden, feragat nedeniyle davanın reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-Feragat nedeniyle DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın dava açılışı sırasında davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç tahsiline yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili masraf ve vekalet ücreti talep etmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,HMK 138 maddesi gereği dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.