İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/801 E. 2026/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/801
- Karar No
- 2026/260
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/801 Esas KARAR NO : 2026/260
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ticari faaliyetlerinin devamı ve mal varlıklarının korunması amacıyla tensip kararı ile birlikte İİK m.287, 288,294-295 vd. maddeleri uyarınca ivedi şekilde müvekkil hakkında geçici mühlet kararı verilmesini, müvekkili şirket mal varlıkları adına bugüne kadar varsa konulmuş olan tüm haciz ve yakalamaların kaldırılmasını, banka hesaplarındaki blokelerin kaldırılmasını, yine müvekkili şirkete ait mal varlıklarına dair varsa muhafaza altına alınan malların iadesini, Mahkemece öngörülen diğer gerekli tedbirlerin alınmasını, akabinde İİK m.289 uyarınca kesin mühlet kararı verilmesini, neticeten taleplerinin kabulü ile konkordato talebinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK m.286 vd hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememizce 07/11/2025 tarihi itibariyle konkordato talep eden lehine üç ay süre ile geçici mühlet kararının verildiği, akabinde komiserin görevine devam ettiği sabittir. Geçici mühletin devam ettiği aşamada konkordato komiserinin sunmuş olduğu 16/03/2026 tarihli raporda "Borçlu şirketin faaliyetlerinin Çeşitli Dondurulmuş gıda ve gıda ürünlerinin toptan alım satımını olduğu, Şirketin mevcut taşıt , makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, faaliyetlerine kesintisiz devam ettiği, 31.01.2026 dönem itibariyle şirkette 14 kişinin istihdam edildiği, ödemeler ve diğer faaliyetlerine ilişkin komiser heyetinin bilgilendirildiği ve uygunluk onaylarının alındığı, borçlu şirketin 31.01.2026 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının (+) 15.829.929,85 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığı, borçlu şirketin 31.01.2026 tarih itibariyle rayiç değerlere göre özvarlıklarının (+)54.091.192,62 TL olarak hesaplandığı, şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, borçlu şirketin % 25 faiz ilavesi ile ödeme teklifinde bulunduğu, faiz oranının 2027-2028-2029-2030 senelerinde yapılacak ödemelerin 2-4 sene sonra yapılacağı göz önüne alınmadan, toplam tutarlardan yapılmamış, ödeme yapılan tutarlardan yapılmış olduğu, oysa söz konusu faiz uygulamasının beher sene kalan borç tutarı ve geçen süre hesaplanarak uygulanmasının gerekli olacağı prensibine aykırı tespit edilmiş olması, Yargıtay ve yüksek mahkeme uygulamalarında borca batık olmayan işletmeler bakımından avans faiz oranında faiz ödemesinin taahhüt edilmesi yönünde içtihat birliğinin bulunması karşısında söz konusu faiz oranının yasal faiz olarak belirlenmesinin de alacaklıların aleyhine durum teşkil ettiği, bu hali ile iflasa nazaran konkordatonun tasdiki ile alacaklıların durumunun daha da kötüleşmemesi gereğine bu aşamada uygun hareket edildiği sonucuna varılmasının da mümkün görünmediği, işletmenin konkordato ön projesine esas 01.10.2025-31.01.2026 dönemi 4 aylık periyotta raporumuz içerisinde yapılan değerlendirmeler neticesinde, şirketin 2025 yılı son 3 aylık dönemde satış ve kar hedeflerini yakalayamadığı, 2026 yılı Ocak ayında satış hedeflerini yakalayamamakla birlikte kar hedefinin gerçekleştiğinin raporlandığı, ancak söz konusu hedeflenen karın gerçekleşmesinin stoklardaki malların satımından kaynaklandığı anlaşılmakla yılın geriye kalan zaman diliminde bu karlılık hedefine ulaşılmasının mevcut satış miktarındaki ciddi sapma (%89’a yaklaşan sapma) dikkate alındığında mümkün görünmediği, şirketin geçmiş yıl verileri ve 2025 yılı son 3 ayındaki mali veriler birlikte değerlendirildiğinde, salt 2026 yılı Ocak ayındaki hedeflenen karın gerçekleştiğinin raporlanması nedeniyle, karın sürdürülebilir olduğuna ve tüm projedeki kar hedeflerinin yakalanabileceğine ilişkin tek başına yeterli bir görünüm olmadığı ,bu karın sürdürülebilirliğinin, satış ve karlılık hedeflerinin yakalanabilmesi için alınacak önlemlerin somutlaştırılarak ortaya konulması, ve yine salt kara dayalı kalınmaması ve projenin ek kaynaklar ile desteklenmesi gerektiği, ancak buna ilişkin şu aşamada hiçbir bilgi belge ya da başkaca açıklayıcı verinin heyetimize sunulmadığı, dolayısıyla bu aşamada proje kaynağı olarak gösterilen faaliyet karlılığının bu aşamada istikrarlı olarak sağlanabileceğine ilişkin hiçbir somut gerekçenin mevcut görünmediği, mali tablolardaki alıcılar tutarı 30.09.2025 tarihli mali tabloda 38.380.884,60 TL iken 07.11.2025 tarihli mali tabloda 58.787.951,86 TL olmakla, bu tutarın 28.000.000,00 TL’sinin, mali tablolardaki Ortaklardan Alacaklar tutarı 30.09.2025 tarihli mali tabloda 37.224.618,70 TL iken 07.11.2025 tarihli mali tabloda 37.221.410,21 TL olmakla, bu tutarın 10.000.000,00 TL’sinin tutarının tahsilatı planlanmış ise de söz konusu alacakların tahsilatı için hangi hukuki yolun kullanıldığı, bu müracaat edilen hukuki yolun hangi aşamada olduğu hususları ile ilgili heyetimize ulaşmış somut hiçbir gelişmenin de bulunmadığı, yönündeki görüşümüzü, İşbu raporumuzu Yüce Mahkemenin takdirlerine saygılarımızla arz ederiz. "şeklinde görüş bildirmiştir. Böylelikle konkordato komiser heyeti konkodatonun finansal ve muhasebel açıdan başarıya ulaşamayacağına dair rapor sunmuş olup, bilindiği üzere 2004 sayılı İİK 292-1-b bendine göre konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılıyor olması konkordato talebinin reddine yol açan bir haldir. Nitekim bu konuda Yargıtay 6. H.D.'nin.... Esas ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir."(Yargıtay 6.HD ...E. ...K.sayılı kararı) denilmiştir. Konkordato komiser heyeti de sunmuş olduğu raporlarında davacı ...'ın borca batık olmamakla birlikte satış ve kar hedeflerinin yakalanamadığı, yılın geriye kalan zaman diliminde karlılık hedefine ulaşılmasının satış miktarındaki ciddi sapma dikkate alındığından mümkün görünmediği, faaliyet karlılığının istikrarlı olarak sağlanabileceğine ilişkin hiçbir somut gerekçenin mevcut görünmediği, herhangi bir gelişmenin bulunmadığı şeklindeki rapor göz önüne alındığından davacının konkordato projesinin başarısız olduğu anlaşılmıştır. İİK m.286 vd.hükümleri çerçevesinde konkordato müessesesinin dürüst borçlular tarafından talep olunabileceğine dair normatif bir düzenleme mevcut olmasa dahi doktrinde de kabul olunduğu üzere konkordato esasen elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Nitekim 15/03/2018 değişikliği öncesinde hukukumuzda mevcut olan konkordato kurumuna ilişkin yapılan çalışmalarda da "mehil kararından itibaren borçlu, komiserin nezareti altındadır. Bu süre içinde borçlunun davranışları mühim olduğu gibi tahkik edilen mali durumu, bilanço ve hesapları itibariyle birçok kusurların meydana çıkması da mümkündür. Bazen, alacaklıların müracaat veya itirazda bulunmaları sayesinde borçlunun (bilinmeyen taraflarının) açığa çıkması ve komiserin aydınlatılması da ihtimali dahilindedir. İşte borçlu, bu süzgeçten geçip alacaklıların zararına olarak doğruluk haricinde, pek büyük hiffetle hiçbir iş yapmadığı takdirde hüsniyet bakımından konkordatoya ehil ve layık sayılır. Dosya incelendiğinde davacı borçlunun konkordato talebinde bulunduğu, borçlu davacı yönünden yukarıda yazılı olacak şekilde konkordato projesinin uygulanma ihtimalinin oluşmadığına ilişkin komiser heyeti raporu olduğu ayrıca davacının da borca batık olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarında geçtiği üzere konkordato talebinde bulunan kişilerin dürüstlük ilkesine riayet etmesi ve kötüniyetli olmaması gerekir. Müdahale talebinde bulunan alacaklıların alacaklarını uzun süredir alamadıkları gibi sırf konkordato talepleri yüzünden makul sürenin geçtiği, bu hali ile konkordato müessesinin amacına aykırı durumların oluştuğu, borçlular ve alacaklılar arasında konkordatonun amacı olan alacaklılar aleyhine dengenin bozulduğu, bu aşamadan sonra sunulabilecek yeni revize projelerin tamamen konkordato sürecini uzatmak amacıyla yapılmış işlemler olabileceği, bunun da kabulünün mümkün olmadığı, sunulan konkordato komiserleri raporuna ilişkin yukarıda yazılı özet beyanlar göz önüne alındığında davacı borçlunun talep ettiği konkordato projesinin başarısız olduğu, yine konkordato heyetinin raporunda söz konusu davacının borca batık olmadığı, dolayısıyla davacının iflasına karar vermek gerekmediği göz önüne alınarak başarısız olan konkordato projesi ve davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davanın reddi yoluna gidilirken davacının borca batık olmaması nedeniyle iflas kararı verilmeyerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenler; 1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasına kayıtlı davacı ... - tarafından ileri sürülen konkordato talebinin REDDİNE, 2-Adı geçen davacı şirket hakkında mahkememizce verilen tüm mühletlerin ve tedbirlerin 26/03/2026 günü saat: 14:00'den itibaren kaldırılmasına, 3-Konkordato komiserlerinin görevlerine 26/03/2026 günü saat 14:00 itibariyle son verilmesine, 4-Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, 5-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı davacı ... hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı hakkındaki konkordato talebinin ret olunduğunun, tüm geçici ve kesin mühlet kararlarının tümünün, mühletin etkisi kapsamında olan ve olmayan İİK ve HMK çerçevesinde verilmiş olan tüm geçici hukuki koruma tedbirlerinin kaldırıldığının ve konkordato komiserinin görevine son verildiğinin daha önce ilan yapılan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan ilgili yerlere derhal bildirilmesine, 7-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL harçtan, davacıların peşin olarak yatırdığı 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davacı tarafından harcanan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Davacı vekilinin ve şirket temsilcisinin ve bir kısım alacaklıların yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.26/03/202
Başkan
Üye
Üye
Katip