İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/801 E. 2026/168 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/801
- Karar No
- 2026/168
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/801 Esas KARAR NO : 2026/168 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında -------Ş'nin ------- ili ------- ve --------- şubelerinin mekanik-tesisat yapım işine dair anlaşma yapıldığını, müvekkil şirketin mekanik-tesisat yapım işi kendinden bağımsız nedenlerle aracı şirket -------- süreci devam ettirmemesi nedeniyle sona erdiğini, davalı banka tarafındna şubelerin yapım işi için başka bir müteahhit ile anlaşma sağlandığını, taraflarınca davalı şirkete gönderilmiş olan ihtar içeriğinde şubelerde kalmış olan malların aynen iadesi veyahut bedellerinin iadesinin talep edildiğini, davalının hiçbirini yerine getirmediğini, bu nedenlerle borçlu ---------Ş'nin ürünlerin iadesinin gerçekleştirmemesi sebebiyle temerrüde düşmesi sonucunda müvekkil şirkete ürünlerin iade edilmesine ve gecikme tazminatına hükmedilmesini, malların iadesi mümkün olmadığı takdirde davalı şirketin şubelerinde kalmış olan malların (şimdilik 100,00 TL olmak üzere) bedellerinin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında bir sözleşme olmadığından öncelikle husumet itirazı nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı firma ile banka arasında herhangi bir hukuki işlem tesis edilmediğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığını, davacının bilinçsiz, özensiz ve ihtiyatsız işlemlerinden kaynaklanan zarara ilişkin kusuru müvekkil bankaya yüklemesi, adeta müvekkilin ödeme kabiliyetinin suistimali anlamına gelmediğini, davacı, tarafı olmadığı bir tadilat ve tamirat işine ilişkin olarak dava dışı üçüncü kişiyle böyle bir sözleşme imzaladığını ileri sürmüş ise de oysa müvekkil banka ne bu sözleşmenin tarafı ne de bu sözleşmede garantör, kefil veya müşterek borçlu sıfatıyla yer almadığını, bu hususlar gözetildiğinde ürünlerinin müvekkil bankada olduğu iddiası kusurun tamamen davacıya ait olduğunun izahtan vareste olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi, taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; davacının, davalı bankanın şubelerinde kalan mallarının iadesi, iadenin mümkün olmadığı takdirde ürünlerin bedellerinin faiziyle iadesi istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 138. maddesinde; "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almakla; 19.12.2018 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın (5) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun (23) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A (2) maddesi ile; "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. 05 Nisan 2023 tarih ve --------- sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olarak kabul edilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Tüm dosya kapsamına göre; davanın 10/09/2025 tarihinde açıldığı, Mahkememiz 11/09/2025 tarihli tensip tutanağının (11) nolu ara kararı uyarınca davacıya arabuluculuk tutanağının aslını veya onaylanmış bir örneğini Mahkememize sunması için 1 hafta kesin süre verildiği, belirlenen kesin süre içinde davacı tarafından arabuluculuk tutanağının sunulmadığı ve arabuluculuk dava şartı sonradan tamamlanabilen dava şartlarından olmadığından yukarıda yazılı yasa hükümleri kapsamında arabuluculuğa başvurmanın HMK'nun 114/2 maddesine göre özel dava şartı niteliğinde bulunduğu, söz konusu dava şartının mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartı niteliğinde olduğu, emsal içtihatlarında bu yönde olduğu anlaşılmakla davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineyi irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre dava değeri üzerinden 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2026