İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/789 E. 2026/101 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/789
Karar No
2026/101
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/789 Esas KARAR NO : 2026/101

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 13/02/2026

Mahkememizde görülmüş olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme gereği müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ancak davalı tarafın borcunu ifa etmediğini, Müvekkil şirket usulüne uygun şekilde fatura düzenlediğini ve davalı tarafa ilettiğini, davalı tarafın bu faturaları kabul etmesine karşın müvekkil şirkete borcunu ödemediğini, bu sebeple tarafınca davalı tarafın aleyhine icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın bu takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini ancak davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında kurulan ticari ilişki kapsamında karşı tarafça onaylanan siparişler üzerine ürün tedariği gerçekleştirildiğini, usulüne uygun şekilde faturalar düzenlediğini ve davalı tarafa iletildiğini, müvekkil şirket ile davalı tarafın 26.000 USD + KDV (5200 USD) üzerinden anlaştığını, davalı yan tarafından 8.000 USD avans olarak müvekkil şirkete ödendiğini ancak bakiye borcun borcun vadesi üzerinden çok fazla zaman geçtiğini ve davalı tarafından ödeme gerçekleştirilmediğini belirterek davalı tarafından Kocaeli ...Müdürlüğü ... E.dosyasına yapılan itirazın 23.377,34 USD üzerinden iptaline ve takibin bu tutar üzerinden devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; Takibe konu fatura alacağına dayanak işin Kocaeli/Gebze'de mukim fabrika kapsamında yapıldığı/teslim edildiği iddia edilen iş ve hizmetler için düzenlendiğini, davalı şirketin itirazın iptaline dayanak icra takibini Kocaeli ... Dairesi... E. Sayılı dosya ile Kocaeli Adliyesinde başlattığını, müvekkil şirketin fabrika adresinin '... Mahallesi...Cad. No: .. Gebze/Kocaeli'' olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Kocaeli veya Gebze Mahkemeleri olduğunu, Müvekkil şirketçe icra takibinin yetkisine de itiraz edildiğini, davacı tarafça herhangi bir iş teslimi ve hizmeti yerine getirilmeksizin ve hakediş onayı alınmaksızın düzenlenen faturaların kabulü mümkün olmadığını, takibe dayanak faturaya konu işe yönelik eksik ve ayıp bildirimi, ödemezlik, takas ve mahsup definde bulunduklarını belirterek karşı dava açma, birleştirme talepli dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla; davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davanın usulden aksi halde esastan reddine, davacının açmış olduğu takipte kötü niyetli olduğunu belirterek alacağın %20'inden az olmamak kaydı ile davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İşbu dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafça Kocaeli... Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/7448 Esas ve 2026/109 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi (BK'nun 83 md.) uyarınca; “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek zorundadır. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 S.K. M. 4/a) talep edebilir (İİK. m. 58/3). (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s. 2010 vd., Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet/Özkan, Sungurtekin Meral; İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2022 s. 95 vd.) Buna göre; alacaklı, takibe konu edilmiş (takip çıkışı olan harca esas değeri) yabancı para alacağının TL karşılığını ve alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğini, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır. (HGK’nın 12.05.1999 tarih 99/12-271 E., 99/301 K. sayılı kararı). Somut olayda, alacaklı tarafından takip talebinde "Fiili Ödeme Tarihi Cari hesap alacağı takip tarihi itibariyle kur 39,7733 kabul edilerek TL karşılığı 922.740,56 TL fiili ödeme tarihindeki karşılığı talep edilmektedir" açıklamasıyla 23.200,00USD asıl alacak kalemi ve "Fiili Ödeme Tarihi asıl alacağa 30 Nisan 2025 tarihinden itibaren işlemiş faiz" açıklamasıyla 177,34 USD işlemiş faiz olmak üzere 23.377,34 USD toplam alacağın talep edildiği, görüleceği üzere takip çıkışı miktarın 23.377,34 USD olmasına karşın gerek takip talebinde gerekse ödeme emrinde takip çıkışı miktar olan harca esas değerin Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, İİK'nun 58/3 maddesi kapsamında önemli olan hususun harca esas değer olan takip çıkışı miktarın Türk Lirası karşılığının gösterilmesi olup yalnızca asıl alacağın Türk Lirası karşılığının yanındaki açıklama kısmında belirtilmiş olmasının takip talebi ile ödeme emrini usulüne uygun hale getirmeyeceği, (bu hususta benzer yöndeki; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2024/750 Esas ve 2025/2039 Karar sayılı ilamında; "Somut olayda, hem takip talebinde ve hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterildiği, harca esas değer olarak da Türk Lirası karşılığı da belirtildiğinden İİK'nun 58/3 ve 60. maddelerine göre takibin iptaline karar verilmez. Toplam alacağın Türk Lirası karşılığının gösterildiği, alacak kalemlerinin ise tek tek karşılığının gösterilmesine gerek bulunmadığından istinaf sebebi yerinde değildir." şeklinde belirtmiştir.) ortadadır. Bu durumda, İİK'nın 58/3. maddesine aykırı şekilde takip talebi ve ödeme emrinde harca esas değer olan toplam yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi nedeniyle itirazın iptali davası için, dava şartı niteliğinde olan geçerli bir icra takibi bulunmadığından (Yine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/3738 Esas- 2023/6140 Karar ve 2022/1883 Esas- 2023/5748 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.) 2004 sayılı İİK'nin 58. maddesi gereğince itirazın iptaline dair işbu davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, usuli red sebebine göre davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış kötü niyet tazminatı talebinin de reddine dair karar vermek gerekmiş olup tüm dosya kapsamı ve sair hususlara ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 11.908,44-TL harcın mahsubu ile artan 11.176,44-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının davacı tarafa re'sen iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/789, K. 2026/101, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-789-e-2026-101-k-5e5c63cc6c80