İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/78 E. 2026/73 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/78
- Karar No
- 2026/73
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/78 Esas KARAR NO : 2026/73
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı sigorta şirketine ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı... plakalı araç, 22/11/2023 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olmuştur. Bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurludur.Kaza sonrası davalı aracın ... sigorta şirketine (... AŞ) başvuruda bulunulmuş ve sigorta şirketince atanan eksperce müvekkile ait araçta 85.000,00-TL hasar meydana geldiği tespit edilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak 17.500-TL hasar 17.500-TL değer kaybı limit dahilinde tahsil edilmiştir. Ancak, müvekkilin aracında ZMM şirketince belirlenenden daha fazla hasar meydana gelmiş ve araçta değer kaybı oluşmuştur. Gerçekleşen kaza neticesinde davalı aracın ZMM sigorta şirketince müvekkile ait araçta 85.000,00-TL hasar meydana geldiği tespit edilmiştir. Bu tutarın müvekkilin gerçek zararını karşılamadığı görüldüğünden bağımsız eksperden rapor talebinde bulunulmuştur. Meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluşmuştur. Her ne kadar davalı aracın ... sigorta şirketince müvekkile ait araç için 17.500,00-TL değer kaybı ödemesi yapılmış ise de bu tutar müvekkilin aracında meydan gelen değer kaybını karşılamak için yetersizdir. Müvekkile ait ... plakalı araç 2008 model ... dür. S.T.K da 40.000-TL değer kaybı hesaplanmış limit dahilinde 17.500-TL si üzerinden ...ödeme yapmıştır. Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulüne, Şimdilik, 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplamda şimdilik 200,00-TL tazminatın poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Yukarıda esas numarası yazılı dosya Tüketici Mahkemesinde açılmıştır. İlgili dava konusu değer şimdilik 50,00-TL olarak belirtilmiş olup, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde gösterilen hakem heyetinin zorunlu başvuru sınırının altında kalmaktadır. Tüketici Hakem Heyetine 2025 yılı için yapılacak başvurularda parasal sınır 149.000,00- TL olarak belirlenmiştir. Talep miktarını belirleyebilecek olan davacının, değer kaybı talebini belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı davanın, “HMK 114/1-h maddesi hükmü gereğince dava şartı yokluğundan” usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından ekspertiz raporundaki hesaplamaların eksik ve hatalı olduğundan söz edilmişse de hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup bu ilkeye göre tazminat, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da o miktarda olmalıdır. İhtiyari mali mesuliyet teminatına ilişkin sorumluluk; tazminat bedelinin, zorunlu mali mesuliyet teminat limitinin üstünde kalması ile başlar. konu taleplere ilişkin zmms sigortacısından bir ödeme alınıp alınmadığı belirlenmelidir. Kabul anlamına gelmemek üzere, istemin şirket sorumluluğu altında olduğunun varsayılsa dahi müvekkil şirketin "kdv'ye" ilişkin olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.işbu davadan dolayı müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından dolayı, işbu davadan dolayı müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu sebeple kabul anlamına gelmemek kaydıyla sayın mahkemenizce bir an için aksi durumun kabulüyle aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilecektir. Davanın öncelikle esasa girilmeksizin usuli itirazlarımız doğrultusunda usulden reddine, Davanın ZMMS sigortacısına ihbar edilmesine, Usule ilişkin itirazlarımızın kabul görmemesi durumunda ise davanın, esastan reddine, TSB’ye yazı yazılarak aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin sorulmasına, Deliller toplandıktan sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişice incelenmesine, Bu nedenle ortaya çıkacak tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, bağımsız eksperde alınan hasar ekspertiz raporu, davalı şirkete başvuru dilekçeleri, kaza sonrası araca ait fotoğraflar, 29/06/2025 tarihli bilirkişi raporu, 11/08/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; haksız fiilden ( trafik kazasından) kaynaklı olarak hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. Eldeki uyuşmazlık incelendiğinde uyuşmazlığa konu trafik kazasından kaynaklanan alacak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.vd maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanmaktadır. 6704 sayılı yasanın 5. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesindeki" Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" düzenlemesi uyarınca davacı tarafça davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunması ve sürecin tamamlanması halinde mahkememize beyanda bulunması için verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça sigorta şirketine başvuruda bulunulmuştur. Bilirkişi heyetinden alınan 29/06/2025 tarihli raporda özetle; "... plakalı aracın sürücüsü ...'nın; Karayolları Trafik Kanununun 46.maddesinin b) ve e) fıkraları ile 47. maddesinin d) fıkrası ve 52.maddesinin b) fıkrası ile 56.maddesinin a) fıkrasının 1.bendi ile 84. maddesinin g) fıkralarını ihlal ederek; Karayolunda araç ile seyir halindeyken, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olup, Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, şerit değiştirmek zorunda kalındığında da, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek ve dolayısıyla diğer şeride tecavüz etmemek zorunda olduğu halde, ... İli, ... İlçesi seyir halindeyken, ... TIR Parkına yaklaştığı esnada kendi beyanına göre sebebiyle orta şeritten sol şeride geçtiği esnada sol şeritte seyir halinde olan sürücü ...ve idaresindeki ... plakalı aracı sol bariyerlere sıkıştırması şeklinde, dava konusu trafik kazası meydana geldiği, sürücülerin kendi aralarında tanzim ettikleri Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki beyanında özetle “ ... istikameti orta şeritte giderken önümdeki araç anlık fren yaptı. Ben de sol şeride çıkmam lazımdı. Geldi yandan vurdu.” şeklinde ifadede bulunduğu, bu durumda aracının hızını andaki trafik ve yol durumuna uydurmadığı, mahal şartlarını da dikkate alarak hızını tedbir alabilecek düzeye düşürüp kontrollü şekilde seyrine özen göstermediği, yolda seyrini dikkatsiz ve tedbirsiz sürdürmesi sonucu şeride tecavüz ederek, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı bariyerlere sıkıştırmak suretiyle, asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ı Dava konusu trafik kazasında, Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında, kusurunun olmadığı, Bu durumda; SBM-TRAMER kayıtlarında, aşağıda görüldüğü ...'ın *40 kusursuz; ... plakalı aracın belirtilmiş olup, belirtilen oranlara uyulmuştur. ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın %100 kusurlu olduğu, 84. Hasar bedeli tespiti ile ilgili olarak bölüm 4.3 te ayrıntılı olarak açıklandığı gibi; Toplam hasar onarım bedelinin (47.574,08--68.650,00-)116.224,08 TL * 20.920,33TL KDV-137.144.41 TL olduğu, ... Sigorta firmasınca davacıya hasar bedeli olarak 85.000,004 17.500,00-102.500,00 TL ödendiği, Bakiye hasar bedeli olan; 116.224,08-102.500,00-13.724,08 TL” nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Dosyada onarım faturası bulunmadığı göz önüne alınarak 20.920,33 TL KDV bedelin denmeyeceği konusunun Sn. Hakim tarafından değerlendirilmesi gerektiği ödenip Değer kaybı tespiti ile ilgili olarak Bölüm de 4.4 te ayrıntılı olarak açıklandığı gibi, dava konusu aracın 6 adet geçmiş hasarı bulunduğu, mevcut kazada İşlem gören parçalardan 4 adedinin geçmiş kazalarda da hasar görmesi nedeniyle değerlendirilemey n tespit edildiği, dava konusu kaza nedeniyle araçtaki güncel değer kaybının 32.382,00 TL ve 22.11.2023 kaza tarihindeki değer kaybının 22.059,34 TL olduğu tespit edildiği, sigorta poliçesi kapsamında davacıya 17.500,00 TL ödendiği, 22.059,34-17.500,00- 4.559,34 TL'ye hasar bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği..." rapor edilmiştir. Davacı vekilince sunulan 11/08/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; "Davaya konu aracın hasar onarım miktarının dava öncesi sigorta şirketi tarafından yapılan hasar ödemesinin bilirkişice belirlenen 137.144,41 TL tutardan mahsubu sonucu ( 137.144,41- 102.500,00) indirimsiz KDV dahil bakiye 34.644,41TL olduğu, Davaya konu aracın değer kaybının, dava öncesi sigorta şirketi tarafından yapılan değer kaybı ödemesinin bilirkişice belirlenen 22.059,34 TL tutardan mahsubu sonucu (22.059,34- 17.500,00) bakiye değer kaybı bedeli 4.559,34TL olduğu görüş ve kanaatini sunmuştur. Davanın Bedeli Arttırılmış edilmiş hali ile kabulüyle, Tespiti yapılan 34.644,41TL bakiye hasar bedelinin ve 4.559,34TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 22/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 22/11/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca davalı şirket nezdinde İhtiyati mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafça değer kaybı tazminatı ve hasar tazminatı talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi heyeti raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacı yanın her hangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ise % 100 oranında kusurlu olduğu, dava öncesinde yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacı yanın kaza nedeniyle talep edebiliceği bakiye değer kaybı tazminatının 4.559,34 TL olduğu, bilirkişi heyetince hasar tazminatı yjnünden iskontolu ve KDV dahil edilmeden hesaplama yapılmışsa da, haksız fiilden kaynaklı sorumluluğu bulunan davalı yanın tazmin sorumluluğunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, bu nedenle iskontosuz ve aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorunda olduğu, bu nedenle davacı yanın iskontosuz ve KDV dahil hasar tazminatı alacağının 34.644,41 TL olduğu anlaşılmakla, talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 34.644,41 TL hasar bedeli ve 4.559,34 TL değer kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.678,00TL harçtan peşin-tamamlama olarak alınan 1.284,90TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.393,10TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.284,90TL peşin-tamamlama harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.900,30TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 39.203,75TL üzerinden hesaplanan 39.203,75TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 87,50TL vekalet harcı gideri, 280,40TL tebligat, posta gideri ile 15.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.367,90TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.11/02/2026
Katip ¸e-imza
Hakim ¸e-imza