İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/777 E. 2026/144 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/777
- Karar No
- 2026/144
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/777 Esas KARAR NO : 2026/144 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 YAZIM TARİH : 18/03/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve davalı arasında 06/11/2015 tarihli Pay Senedi satış sözleşmesi düzenlenerek şahitler huzurunda imza imza altına alındığını, sözleşmede tarafların edim ve yükümlülükleri, hak ve borçları ayrıntılı şekilde düzenlendiği ve taraflarca imzalanarak hüküm altına alındığı, müvekkili devreden satıcı sıfatı ile davalı ise devralan alıcı sıfatı ile müvekkilin ... Ltd Şti’nde sahip olduğu %10'luk hisse payının %40'ını totalde % 4' ünü davalıya devredeceği ve devir karşılığında davalının ödeyeceğini taahhüt ettiğini devir bedeli ve bu devir bedelinin ödeme planı detaylı olarak yer aldığını, sözleşme ile birlikte hisse devrinde yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı davalı tarafın garanti talep etmesi üzerine davalı ve eşi adına kayıtlı evin üzerine davalı lehine ipotek konulduğu, davalı tarafça yapılan ödemelerin davacının eşi ... hesabına yapıldığını, davaya konu tüm hak ve alacaklar yönünden kurulacak hükümde alacakların, davalının temerrüt tarihi olan 03/02/2025 itibaren 3095 Sayılı Kanunun m.4/a hükmü uyarınca dolar para birimi cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında düzenlenen pay senedi satış sözleşmesi uyarınca hisse devri yapılmış olup, sözleşme öncesinde ve esnasında müvekkiline kötüniyetli olarak bildirilmeyen borçlar nedeniyle müvekkili devir bedelini aşan tutarda ödeme yapmak zorunda kaldığını, Müvekkili ile davacı arasında 06.11.2015 tarihli Pay senedi satış sözleşmesi düzenlenerek davacının ... Şirketi'nde sahip olduğu %10 luk hisse payının % 40'ını müvekkiline devredeceğini, devir karşılığında toplamda davacıya 225.000-USD ödeyeceği kararlaştırıldığını, davacı ve dava dışı eşi adına kayıtlı... parseldeki taşınmaz üzerine müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, Pay senedi satış sözleşmesi her ne kadar 2015 yılında yapılmışsa da ... Şirketi'nin 06.05.2018 tarihli ortaklar kurulu kararı doğrultusunda hisse devri işlemleri tamamlandığını, Müvekkili tarafından ilk olarak 06.11.2015 tarihinde ... Şirketi'nin banka hesabına 220.000,00 TL (76.665,00USD) "Ortak ... adına sermaye borcu ödemesi" açıklamasıyla ödendiğini, Pay senedi satış sözleşmesinde 06.11.2015 tarihinde sermaye borcu ödemesi olarak yapılan ödemenin 110.000,00 USD'lik bölümden düşürüleceği açıkça yer aldığı, Ardından satış sözleşmesi uyarınca, müvekkili üzerine düşen hisse devri bedellerini ödeme tarihlerindeki ... dolar kurunu esas alarak TL karşılığı olarak davacının eşi ...'a ait banka hesabına ödendiği, Müvekkili tarafından ödemeler düzenli ve eksiksiz olarak yapılmakta iken davacının ... Şirketi'ne çeşitli borçları bulunduğu öğrenildiği, davacı sözleşme öncesinde ve esnasında bahse konu borçların bulunduğunu, müvekkili ... Şubesi'ndeki hesabı, davacı ile davacının eşi ...'a ait banka hesap kayıtları incelendiğinde müvekkilinin hisse devrini aşan tutarda ödemelerde bulunduğu, davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, Davacı her ne kadar "Yapılan şifahi görüşmelerde, mail yazışmalarda ve davalı tarafa ait 25/4/2018 ve 30/5/2018 tarihli ödeme dekontları üzerinde kendi el yazıları ile bakiye ödenecek şeklinde ikrar ile bakiye borç miktarı olduğu davalı tarafça kabul edilmesine rağmen" ifadesinde bulunmuşsa da öncelikle davacı tarafından sunulan 25.04.2018 ve 30.05.2018 tarihli dekontlara müvekkilin kendi el yazısı ile not alması borç ikrarı anlamına gelmediğini, davadaki her iki talebin zamanaşımı defi ve aktif husumet yokluğu nedenleriyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaate varılması halinde haksız açılan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL; Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafça alacak ve ipoteğin fekki istenilmekle 26/09/2025 tarihinde yapılan celse ara kararı ile ipoteğin fekki istemine yönelik davasının tefrikine karar verilmekle tefrik edilen isteme yönelik dava ... Esas sayısına kaydedildiği; bu esas sayılı dosyada 17.12.2025 tarihinde tensip tanzim edilmekle harç ikmali için davacı tarafa kesin süre verilmiş ve işbu tensip tutanağı 25.01.2026 tarihinde tebliğ edilmişse de aradan geçen sürede harcın ikmal edilmediği tespit edilmiştir. Kısaca izah edilen çerçevesinde Harçlar Kanunu 30 ve 32. Maddeleri ile HMK'nın 150. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın açılmamış sayılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL peşin harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.