İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/772 E. 2026/187 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/772
- Karar No
- 2026/187
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/772 KARAR NO : 2026/187
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı firma ile yapılan sözleşme uyarınca faturada belirtilen ürün ve hizmetlerin nakliyesi için anlaştığını ve 2 farklı aracıyla işi tamamladığını, ----- plaka sayılı araçların nakliye işini yerine getirdiğini ve bunun üzerine davalı firmaya ------ numaralı, 10.03.2025 tarihli ve 15.660,00-TL bedelli fatura ve takip dayanağı -------- numaralı, 11.03.2025 tarihli ve 15.660,00-TL bedelli 2 adet e-faturayı keşide ettiğini, faturalara itiraz edilmediğini ve faturaların ödenmediğini bu sebeple müvekkili şirketin aynı nakliye işinin ilk seferi için keşide edilen ----- numaralı, 10.03.2025 tarihli ve 15.660,00-TL bedelli ilk faturasının---- icra Dairesi'nin ------ esas sayılı icra dosyasına konu edildiğini ve borca itirazın olmadığını, takibin kesinleştiğini, sonuç olarak; davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 02/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir (----/ Bam -----.HD ------ Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir. Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ------esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 15.660,00 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 05/08/2025 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür. Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, 11/03/2025 tarihli 15.660,00 TL tutarlı fatura konusu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediği, takipte davacının haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdii ile faturadan kaynaklı davacı şirketin alacaklı olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir. Temin edilen 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının 2025 yılı ticari defterlerinin e-Defter olarak tutulduğu, beratlarının yasal süresi içinde (23.06.2025 tarihinde) alındığı, TTK m.64 ve HMK m.222 uyarınca usulüne uygun ve lehine delil vasfına haiz olduğu, 2. Dava şartı arabuluculuk sürecinin ------ dosya numarası ile tamamlandığı ve tarafların anlaşamadığı, 3. Davacı kayıtlarında yapılan incelemede; takibe konu 11.03.2025 tarihli, 15.660,00 TL bedelli e-faturanın kayıtlı olduğu ve vergi dairesi kayıtlarıyla örtüştüğü, 4. Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, borcu ödediğine dair dosyaya herhangi bir belge (dekont vb.) sunmadığı, 5. Bu itibarla; davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 15.660,00 TL (Onbeşbinaltıyüzaltmış Türk Lirası) asıl alacaklı olduğu, 6. Davacı tarafından takibe konu edilen alacağın, taraflar arasında düzenlenen faturaya dayandığı, faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, tutarın belirli ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, davalının borç miktarını tayin edebilecek durumda bulunduğu" belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının usulüne uygun tuttuğu ve lehine delil teşkil edecek nitelikteki defter kayıtlarından taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunun anlaşılmıştır. 6100 sayılı Yasanın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.Aynı maddenin 3 üncü fıkrasına göre ise, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Davalı yana yapılan usulüne uygun ihtara rağmen mali inceleme gününe iştirak edilmemiş, davalı tarafça ilgili ticari defter ve kayıtlar dosyaya ibraz olunmamıştır. Bu durumda yukarıda anılı düzenleme doğrultusunda ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi olan davacı lehine delil olarak kabul edilebilir. Yapılan mali inceleme doğrultusunda davacıya ait yasal defterlerin kağıt ortamında tutulduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmünce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanunda belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı ve davacı defter kayıtlarına göre davacı kayıtlarında yapılan incelemede; takibe konu 11.03.2025 tarihli, 15.660,00 TL bedelli e-faturanın kayıtlı olduğu ve vergi dairesi kayıtlarıyla örtüştüğü, davalı tarafın borcu ödediğine dair dosyaya herhangi bir belge (dekont vb.) sunmadığı, bu itibarla; davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 15.660,00 TL (Onbeşbinaltıyüzaltmış Türk Lirası) asıl alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile kaldığı yerden devamına, likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si tutarında inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın kabulü ile, davalının ----. İcra Müdürlüğü’nün ------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile kaldığı yerden devamına, Likit olduğu değerlendirilmekle asıl alacağın %20 si tutarında inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 1.069,73 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik bakiye 454,33 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı yan için takdir olunan 15.660,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 6.500,00 TL Bilirkişi ücreti ve 78,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 6.578,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu.