İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/761 E. 2025/761 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/761
Karar No
2025/761
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : GÖREVSİZLİK

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu 22/08/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; borçlu davalının müvekkiline seri faturalar nedeniyle 101.690,31 TL borçlu olduğunu, borcunu ödememesi nedeniyle Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile takibe giriştiklerini, takibe kötü niyetli itirazlar nedeniyle durduğunu, faturaya konu güneş enerjisi malzemelerini eksiksiz olarak davalıya teslim ettiklerini, ticari emtiaları alırken davalının itirazı olmadığını, faturalara da itiraz etmediğini, bu nedenle itirazın iptali ile icra takibinin devamına, kötü niyetle itiraz edilmesi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına da karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın ticari defter incelemesi için bilirkişi Doç. Dr. ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "Davalı ...'in İşletme Esasına göre İşletme Defteri Tuttuğu, Davalının 2015 yılı İşletme Defterinde, Davacıya ait bir kaydın olmadığı, Davalının 2016 Yılı İşletme Defterinde Davacıya ait 4 farklı faturanın kayıtlı olduğu ve toplam bedelinin 43.700,18 TL olduğu, ( Toplam bedelin 28.000,00 TL'lik kısmının davalı müşterilerinin kredi kartı ödemesi ile yapıldığı, Davalının müşterisi olan Veysel Denizin 19.12.2016 tarihinde davalı adına 12.040,00 TL nakit olarak ödediği, davalının 07.11.2016 tarihinde 5.000,00 TL Nakit ödediği, 1.500,00 TL de hesaptan düşülmek üzere nakliye bedeli ödediği şeklinde davalı iddiası bulunmaktadır.) Davalının 2017 yılı İşletme Defterinde, Davacıya ait bir kaydın olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor tanzim ettiği görülmüştür. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi İlhan Keten'e tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; " Davacı ... Enerjisi şirketi'nin 2016 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde tasdik ettirildiği /onaylandığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Davacı ... Enerjisi şirketi'nin incelenen ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı taraf adına toplam 94.550,35 TL tutarında (KDV dahil) 6 adet fatura düzenlediği ve davalı tarafın bu faturalar için herhangi bir ödeme yapmadığı, dava/takip tarihi itibarıyla davacı ... Güneş Enerjisi şirketi'nin davalı taraftan 94.550,35 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında TTK 89. maddesinde tanımlanan şekilde cari hesap ilişkisi olduğuna ilişkin bir bilgi ve belgeye dava dosyasında rastlanmamıştır. Davacı ... Enerjisi Şirketi'nin ticari defter kayıtlarında olan 30.03.2016 tarihli ... No'lu, 24.000,13 TL tutarlı ve 10.11.2016 tarihli ... No'lu, 26.850,04 TL tutarlı faturaların (24.000,13 TL + 26.850,04 TL= 50.850,17 TL) davalı tarafın ticari defter kayıtlarında olmadığı tespit edilmiştir. Davacı ... Enerjisi Şirketi'nin dava dilekçesinde belirttiği 30.11.2015 tarihli, ... Sıra numaralı [tutar belirtilmemiş] faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı davalı tarafın ticari defterlerinin incelendiği 23.04.2024 tarihli bilirkişi raporda tespit edilmiştir. Davacı ... Enerjisi Şirketin 2015 yılı ticari defterleri dava dosyası kapsamında olmadığından bu faturaya ilişkin ticari defterler üzerinden bir tespit yapılamamıştır. Ancak 2016 yılı yevmiye defteri açılış kaydında, davacı şirketin davalı taraftan 2015 yılından devreden alacağının olduğuna ilişkin bir kaydın yer almadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafın savunmasında, müşterilerin kredi kartları ile mail order yöntemi veya nakit ödeme yöntemiyle ödeme yaptığı belirtilmiştir. Bu beyan doğrultusunda, davacı şirketin ticari defterleri ve ilgili tahsilat hesapları incelenmiştir. Ancak davalı tarafın cevap dilekçesinde belirtilen isimlere ilişkin herhangi bir nakit veya kredi kartı tahsilat kaydına rastlanmamıştır. Davalı tarafın 27.03.2017 tarihli delil dilekçesi ekinde, davacı şirkete yapılan ödemelere ilişkin sunmuş olduğu belgeler incelenmiştir. Ancak bu belgeler arasında, göndereninin/ödeyeninin ve alıcısının davacı şirket ile davalı taraf olduğu bir belgeye rastlanmamıştır. Dolayısıyla söz konusu ödemelerin davalı tarafça davacı şirkete yapıldığı hususunda bir kesinlik bulunmamaktadır. Davalı tarafın takibe konu edilen ... , ... ve ... numaralı faturalarda yer alan malzemelerin hiç teslim edilmediği savunmasını tevsik ya da bertaraf edecek bir belgeye rastlanmamıştır." şeklinde rapor tanzim ettiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce verilen 21/05/2025 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 25/09/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... esasına kaydı yapıldığı görülmüştür. Dava; "İtirazın İptali" davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin davalı aleyhine İtirazın İptali davası açtığı, davalı tarafın cevap dilekçesini ibraz ettiği görülmüştür. 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler." 5. Maddesi gereğince; "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." Yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114. ve 115. maddelerinde düzenlendiği, Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Eldeki dava ile ilgili olarak 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır hükümleri bulunmaktadır. HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 25/09/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklanan davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacı tacir olmakla birlikte; Gelir İdaresi Başkanlığından gelen yazı cevabına göre davalının sözleşme tarihinde işletme esasına göre defter tuttuğu, mükellefiyetinin 213 sayılı VUK 'nun 178. maddesinde gösterilen esnaflık sınırları içinde kaldığı ve bu nedenlerle tacir olmadığı, bu bağlamda taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu iş de ticari iş niteliğinde olmadığından nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. O halde davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu itibarla; davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. " verilen karar da gözönüne alınarak, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı gibi davalının gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, eldeki davanın İtirazın İptali davası olduğu davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayımızda davanın İtirazın İptali davası olduğu, davalının ticari işletme ile ilgili olmadığı (oda kayıtları ve tacir olmadığı hususları dikkate alınarak) ve tüm dosya kapsamı ve kanunun yukarıdaki maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde (Y. HGK 10.02.2016, ... E, ... Sayılı İlamının da aynı doğrultuda olduğu görülmüş, (özü; Ticaret Mahkemesi'nin görev alanını belirleyen ilam)) Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna, 3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2025

Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/761, K. 2025/761, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-761-e-2025-761-k-60a60eee20ec