İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/748 E. 2026/299 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/748
Karar No
2026/299
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2025/748 Esas KARAR NO :2026/299

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:14/10/2025 KARAR TARİHİ:01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından 06.05.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mah. 381. Sk. No:24 .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 2.510,41-TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, Davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ise de Davalılar borca ve icra takibine itiraz ettiklerini, Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, Davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz HMK madde 109 gereği şimdilik 2.000,89-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, Davalı/borçlular aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine,

arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Pet.Harf.İnş.Nak.Tem.İth.İhr.San ve Tic. A.Ş. vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Zarar ile müvekkil şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, Davacı tarafından talep edilen bedel fahiş olduğunu, davacı şirket, dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkil idareden talep edemeyeceğini, davanın reddine,davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; hasar adresi ... olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu olayda yetkili mahkeme Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkil ... noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olup bu yüzden ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, söz konusu adreste idare personelinin herhangi bir çalışması olmadığını, davanın idaremize yöneltilmesi kanuna karşı hile niteliğinde olduğunu, davacı eğer adreste bir çalışma var ise bu çalışmanın idaremiz tarafından yapılmadığını bilmekte olup dava ve hukuki menfaat şartı olmadığını, zararın idari eylem veya işlemden değil de, zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesilir ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanı ortadan kalkacağını, söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idaremiz tarafından bizzat herhangi bir çalışma yürütülmediğini, eğer herhangi bir çalışma yapılmış ise de idaremizin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ... Abone İşleri 2. Bölge Daire Başkanlığı yazısında ilgili adreste kazı çalışmasını , ... petrol hafri. inş. nak. temz. ith. ihr. san ve tic. A.Ş firması tarafından yapıldığı açıkça belirtildiğini, davacı ...'ın söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığını, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıktığını, öncelikle davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddine, dava usule ilişkin sebeplere göre reddedilmediği takdirde, esasa ilişkin nedenlerle reddine, davacının faiz, icra inkar tazminatı ve sair tüm istemlerinin reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmetmesine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların verdiği zararın tazmini için açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin 2025/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın 14.10.2025 tarihinde açıldığı, aynı taraflar arasında davacı tarafından 30.01.2023 tarihinde Avcılar... hizmet sahası içinde bulunan Saadetdere Mah. ... Sk. No:.. .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespiti ile oluşan zararın tazminine ilişkin dava olduğu, dosyanın halen derdest olduğu mahkememiz dosyası ile tarafları, konusu (haksız fiil), aynı olmakla farklı hizmet sahası içinde olsa da yapılacak yargılamada toplanacak deliller ve incelemelerin aynı olduğu, bu nedenle dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarınca "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. HMK'nın 168çmaddesi uyarınca aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.

Somut olayda; mahkememizdeki işbu davanın tarafları ve konusu itibariyle birbirini etkileyecek nitelikte olduğu, HMK'nın 166/4. maddesi uyarınca "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır" denilmektedir. Öyleyse Mahkememizin işbu dava dosyası mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantısının mevcut olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceği anlaşıldığından usul ve dava ekonomisi de gözönüne alınarak her iki dosyanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin 01.04.2026 tarihli kısa kararında her ne kadar istinaf kanun yolu açık denilmiş ise de, dosyaların birleştirilmesine karar verilmiş olup, HMK 166. maddesi uyarınca birleştirme kararlarında istinaf yoluna ancak esas hükümle birlikte gidilebileceğinden gerekçeli kararda sehven yazılan iş bu husus tashih şerhi ile düzeltilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle; 1- 6100 sayılı Yasanın 166. maddesi gereğince Mahkememiz iş Bu dosyasının Mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya Mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine, 3-Yargılama giderleri ve sair ücretlerin anılan dosya üzerinden değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.01/04/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır Tashih Şerhi

Mahkememizin; 01/04/2026 tarih, 2025/... Esas ve 2026/... Karar sayılı gerekçeli kararının tarafların bilgilerinin yazılı bulunduğu başlık kısmında her ne kadar; "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı." şeklinde yazılmış ise de; HMK 166. maddesi uyarınca birleştirme kararlarında istinaf yoluna ancak esas hükümle birlikte gidilebileceğinden; "Dair, 6100 sayılı Yasanın 168.maddesi gereğince esas hükümle birlikte yasa yolu kabil olmak üzere karar verildi." şeklinde tashihine; 6100 Sayılı Yasanın 304. maddesi uyarınca karar verildiği şerh olunur.

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/748, K. 2026/299, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-748-e-2026-299-k-6a093abfaa44