İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/741 E. 2025/1016 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/741
Karar No
2025/1016
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/741 Esas KARAR NO : 2025/1016

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/08/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ..... numaralı Genişletilmiş Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile 02/10/2022-2023 tarihleri arasında ..... plaka sayılı araç sigortalandığını, 17/07/2023 tarihinde .... Otomotiv Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin maliki olduğu ..... plakalı araç, ..... Teknoloji ve Otomasyon Sistemleri San. Tic . Ltd. Şti'nin maliki olduğu ..... plakalı araç, davadışı ...... plakalı araç ile sigortalı araç çok taraflı maddi hasarlı kazaya karıştığını, kaza zaptına göre ..... ile ..... kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ise kazanın gerçekleşmesinde bir kusuru olmadığını, eksper raporu neticesinde poliçe özel ve genel şartları kapsamında 299.055,98 TL'ye onarıldığını, 224.136,98 TL 23/10/2023 tarihinde, 74.919,00 TL ise 10/11/2023 tarihinde ödendiğini, .... plakalı aracın sigortacısı ..... Sigorta A.Ş'den kusur oranında 149.527,99 TL ödeme alındığını, bakiyesi 149.527,99TL'den karşı taraf işleten kusuru uyarınca sorumlu olduğunu, ..... Otomotiv Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin maliki olduğu .... plakalı araç, davalı ..... Laboratuarları İthalat İhracat ve Tic. LTD. ŞTİ'ye uzun süreli kiralandığını, yasal mevzuata göre uzun süreli araç kiralamada işleten sıfatı kiracıda olduğunu, bu nedenle davayı kiracıya açmak gereği hasıl olduğunu ancak davayı ..... Otomotiv Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesi gerektiğini, tazminat ödeyen müvekkili şirketin TTK m. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla 149.527,99 TL'nin ödeme tarihi olan 23/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu olan davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı kaza için aynı konuda İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile yargılama devam ettiğini, huzurdaki davanın derdestlik ve mükerrer talep yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkilinin eski çalışan ...... 'e 1 adet araç verdiğini ve aracı kendisine zimmetlediğini, eski çalışan’a bir adet otomobil verildiğini, söz konusu otomobilin bütün periyodik masrafları müvekkili tarafından karşılanarak bakımları yapıldığını, araç kaza yaptığında herhangi bir eksik bakımı olmadığını, müvekkil şirketin söz konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru veya eksiği bulunmadığını, davalı eski çalışan periyodik olarak güvenli araç sürüşü konusunda eğitimlerinden geçtiğini, huzurdaki dava konusu trafik kazasının yapılmasına sebebiyet veren davalı eski çalışan müvekkili şirkette artık çalışmadığını, iş bu trafik kazası nedeniyle müvekkili şirket de ciddi bir zarara uğradığını, davacı tarafın asıl amacı yasanın öngördüğü haklardan yararlanmaktan ziyade haksız olarak zenginleştiğini, talep edilen maddi tazminatın hiçbir şekilde dayanağı olmadığını, tüm yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili şirkete atfedilebilecek hiçbir kusur veya özensizlik bulunmadığını, söz konusu kaza kaçılınmazlık ilkesi sonucu meydana geldiğini ayrıca davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, 17/07/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan zararın davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında halefiyet "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olaydaki uyuşmazlık konusunun, haksız fiilden kaynaklı ve halefiyete dayalı tazminat talebinden ibaret olduğu, dava dışı sigortalı .....'ın tacir olmadığı, dava dışı sigortalıya ait aracın trafik kayıtlarında hususi otomobil olarak geçtiği, davacının kasko sigortacısı olduğu ve sigortalısının yerine geçerek halefiyete dayalı olarak eldeki davayı açtığı görülmekle, hususi araç sahibi ile davalı arasındaki ilişkinin mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2025

Katip ...... e-imzalıdır

Hakim ...... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/741, K. 2025/1016, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-741-e-2025-1016-k-b713c34e3cb0