İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/693 E. 2026/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/693
- Karar No
- 2026/460
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/693 Esas KARAR NO : 2026/460
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/06/2021 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Müvekkili ... Sigorta AŞ, sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı sigortalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti'ye ait emtia, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile müvekkilimiz tarafından teminat altına alındığını, dava dışı müvekkili sigortalısı, rolu kord bezi emtiasını Hindistan'da bulunan dava dışı ... Ltd firmasından satın aldığını, söz konusu emtia, ... numaralı ve 18.02.2020 tarihli konişmento tahtında Hindistan'dan Türkiye'ye gönderilmek üzere ... gemisine yüklendiğini, söz konusu emtiaların limanda yapılan muayene işlemleri sırasında bıçakla kesilerek hasarlandığı tespit edildiğini, hasar ile ilgili müvekkili sigortalısı tarafından tutanak tutulmuş ve davalıya ihtarname gönderildiğini, ekspertiz incelemesi neticesinde, emtiayı kontrol eden kişilerin özensiz çalışması sonucu dış ambalajı açılırken kord bezinin kesildiği ve emtianın bu sebeple hasara uğradığı tespit edildiğini, davalı ardiye ve tam tespit hizmetleri için fatura düzenlediğini, emtiaya gelen hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, 6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, kanuni halef sıfatını kazandığını, ibraname de düzenlendiğini, müvekkili kanuni halef sıfatının yanında TBK'nun 183. maddesi kapsamında akdi halef sıfatını da haiz olduğunu, borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibe davalı/borçlu tarafından yapılmış olan itiraz haksız olduğunu, tamamen kötü niyetli olarak alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, takibin haksız şekilde durmasına neden olan davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borçlu/davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili şirket ...'nin ... İlçesi ... Sicil Memurluğu nezdinde kayıtlı bir liman işletmesi olduğunu, davacı sözde hasarın liman sahasında verildiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin merkezi ...'nin ... İlçesinde olduğunu, operasyonları da burada gerçekleştiğini, yetkiye itiraz ettiklerini, dosyanın yetkili mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, iddia olunan hasarın müvekkili şirket eli ile verilmediğini, tutulan tutanakların da bu yönde olduğunu, ekspertiz raporunda da hasarın müvekkili eli ile verildiğine dair herhangi bir tespit yer almadığını, ispatlanamayan davanın reddinin gerektiğini, karşı dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının haksız, yersiz ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; taşınan emtianın tahliye sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili isteğine ilişkindir. Dava konusu sigortalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. Ye ait 13 rulo kord bezi emtiasının gümrük işlemleri sırasıda hasar gördüğü, ekspertiz incelemesinde hasarın emtiaya gümrük işlemleri için numune alma yapılırken emtianın değerini önemli ölçüde azaltacak şekilde kesilmesi nedeniyle meydana geldiğinin tespit edildiği, eldeki davanın liman hizmetlerini yerine getiren davalı aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır. Duruşma ara kararı ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların husumet ehliyetinin olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunup bulunmadığı , geçerli bir sözleşme uyarınca ödeme yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın olup olmadığı, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, hasar miktarının tespiti noktasında rapor aldırılmasına dair ara karar kurulmuş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişiler Malz.Bil.ve Müh. Öğ.Üyesi Doç.Dr...., Uzakyol Kaptanı ... ... ... ve Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda: "Tarafların aktif ve pasif husumetlerinin bulunduğu, sigortacının kanuni halef sıfatına binaen açtığı rücu davasında, yetkili ve görevli mahkemenin, dava dışı sigortalı ile zarara yol açtığı iddia edilen kişi arasındaki ilişkiye göre tayin edilmesi gerektiği, nihai takdir mahkemenize ait olmak üzere, HMK m. 6 hükmü uyarınca dava, genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, bu kuralın yanı sıra davacının davasını liman işletmelerinin taşıyanın yardımcı şahsı olması esasına dayandırdığı HMK m. 10 hükmünde yer alan sözleşmeden doğan davalarda ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğu kabul edildiği, davalının edimini Yarımca’ da ifa ettiğinden hareket edildiğinde Yarımca’nın dahil olduğu yetki sınırları içerisinde kalan mahkemenin yetkili olduğu neticesine ulaşılabileceği, dava konusu emtiadaki hasarın limanda gümrük muayenesi sırasında emtiadan özensizce numune kesimi sebebiyle oluştuğu, numune kesimi sırasında Beyan Sahibi/Temsilcisi, Gümrük Memuru ve İşletme Temsilcisinin bulunduğu, numune kesiminin sorumluluğunun Gümrük İdaresinde olduğu, davalıya emtiayı gümrük idaresinin yaptığı yük zararına yol açan muayeneye ilişkin olarak davalıya sorumluluk atfedilemeyeceği, bir önceki değerlendirmeye rağmen Mahkemenin davalıya kusur atfetmesi halinde hasara uğrayan emtia karşılığı sigortalıya ödenmesi gereken hasar bedelinin 21.145,84 TL (3.497,49 USD) kadri marufunda olduğu, taşıyanın sorumluluğuna ilişkin ihbar yükümlülüğünün somut davada uygulanmasının söz konusu olmayacağı, sonuç ve kanaatlerine varılmıştır." şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile gelmiş, mahkememiz 2025/693 esasına kaydı yapılmış, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir tensip tutanağı düzenlenerek tebliğ edilmiştir. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Duruşma ara kararı ile dosyanın deniz taşımacılığında ve nakliyat sigortalarında uzman bilirkişi ...'e tevdi ile dosya kapsamında daha önce alınan bilirkişi raporu ve tarafların rapora itirazları doğrultusunda rapor alınmasına dair ara karar kurulmuş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda: "Davacı, sigortalısına ödeme yapmakla TTK m.1472 uyarınca kanuni halef olmuş; ayrıca 15.05.2020 tarihli ibraname/temlikname ile alacağı temlik alarak TBK m.183 uyarınca akdi halef sıfatını kazanmıştır. Bu nedenle aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Davalı, liman işletmesi olarak yükün tahliyesi ve depolanması hizmetini üstlenmiştir. Bu nedenle pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Ancak sorumluluğun doğması için kusur veya illiyet bağı aranır. Dosya kapsamındaki deliller, hasarın gümrük muayenesi sırasında numune alımından kaynaklandığını göstermektedir. Bu işlem Gümrük İdaresi’nin sorumluluğunda olup, davalı liman işletmesine kusur atfedilemez. Hasar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunmamaktadır. İhbar süresine ilişkin itiraz yerinde değildir; zira liman işletmesine karşı açılan davada TTK’daki ihbar süreleri uygulanmaz. Hasar miktarı 21.145,84 TL olup, hesaplama usulüne uygun ve kadri maruftur. Ancak esasa ilişkin sorumluluk bulunmadığından, bu miktarın davalıdan tahsili mümkün değildir. Davacı, hasarın davalı tarafından verildiğini ispat edememiştir. Netice itibarıyla: Davalının sorumluluğu bulunmadığından, davanın esastan reddi gerektiği, mahkeme aksi kanaatte ise, hasar miktarının 21.145,84 TL olduğu, Görüş ve kanaatine varılarak işbu raporumuzu Sayın Mahkemenin takdirlerine saygılarımızla sunarız. şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. Somut olayda davacı ... Sigorta A.Ş.’nin, dava dışı sigortalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’ye ait rolü kord bezi emtiasını Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi (Poliçe No: ...-7) ile teminat altına aldığı, Sigortalıya ait emtianın Hindistan’ın ... Limanı’ndan “...” gemisi ile taşınarak Türkiye’ye getirildiği, emtianın ... Limanı’nda tahliye edildiği, limanda yapılan muayene işlemleri sırasında bıçakla kesilmek suretiyle hasarlandığı, davacının hasar nedeniyle sigortalısına 21.145,84 TL tazminat ödediği, ödeme ile birlikte 6102 sayılı TTK m.1472 uyarınca sigortalının haklarına kanuni halef olduğu anlaşılmıştır. Davalının, liman işletmesi olarak yükün tahliyesi ve depolanması hizmetini üstlendiği ancak zarardan sorumlu olması için kusur veya illiyet bağınun bulunması gerektiği, dosya kapsamındaki delillerin incelenmesi ile hasarın gümrük muayenesi sırasında numune alımından kaynaklandığı, bu işlemin Gümrük İdaresi’nin sorumluluğunda olduğu, davalı liman işletmesine kusur atfedilemeyeceği, hasar ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından davacının zararını davalıdan talep edemeyeceği anlaşılmış davanın reddine dair aşağıdkai şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 255,39 TL harcın mahsubu ile eksik 476,61 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 21.145,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır