İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/689 E. 2025/1070 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/689
Karar No
2025/1070
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/689 Esas KARAR NO : 2025/1070

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda; TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket ile davalı arasında elektrik enerjisi satışı hususunda ... ve devamı maddeleri uyarınca Elektirik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiştir. Anılan ikili anlaşma kapsamında müvekkil şirket tarafından davalı tarafa elektrik enerjisi temin edilmiş olup davalı taraf tarafından elektrik enerjisi tüketilmiştir. Davalı tarafın anılan elektrik kullanımına karşılık müvekkil şirket tarafından fatura tahakkuk ettirilmiştir. Davalı tarafından ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin tarafımızca Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasıyla davalı taraf aleyhinde icra takibi ikame edilmiş olup işbu takibe haksız olarak itiraz edilmiştir. Uygulanan faizlere ilişkin açıklamalarımız; davalı borçlunun icra takibinde talep edilen borcun ferilerine ilişkin itirazları da haksızdır. Şöyle ki, uygulanan faizlere ilişkin; ... İkili anlaşmanın kapsamı başlıklı 11/1-g "Faturanın zamanında ödenmemesi durumuna ilişkin uygulanması öngörülen gecikme faizi ile tarafların temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları' şeklinde olup, ikili anlaşmanın gecikme zammı oranı, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranının 2 katı olarak belirtilmiş ve ayrıca açılan icra takibinde de '' toplam alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %108 oranındaki gecikme faizi, ...'' talep edilmiştir. Hal böyleyken %108 yıllık gecikme zammı uygulanması usule ve yasaya uygundur. KDV 'ye ilişkin açıklamalarımız; Sözleşme ile elektrik abonesi olan müşteriler, elektrik bedeline ilaveten KDV de ödemektedir. 7346 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile KDV bedellerinde artış kararı verilmiş ve gecikme faizi/gecikme zammına dair uygulanan %18 KDV'nin %20 KDV şeklinde hesaplanması gerekmektedir. İşbu takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve EPDK kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan elektrik faturalarını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetlidir. Davalının takibe itiraz edip kuruma ödeme yapması da tahsilat sürecini uzatmak amacıyla yürüttüğü bir strateji olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir. Buna ek olarak, muaccel halde bulunan borcun ödenmemesi ile alacaklı müvekkilin hakları tehlikeye düşmüştür. Bu kapsamda , borçlu tarafından bilinen ve kötü niyetle ödenmeyen alacak rehinle de temin edilemediğinden , davalı şirketin malları üzerine borca yetecek kadar ihtiyati haciz konulması hukukun gereğidir. Zira 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 257/1 maddesi uyarınca ;"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmek üzere koruyucu tedbir öngörülmüştür. Huzurdaki olayda, dilekçemiz ekinde sunulan elektrik satış sözleşmesi ve ekleri(sayaç tespiti vs.) gözetildiğinde karşı tarafın elektrik kullanımına ve yasal mevzuata uygun tahakkuk ettirilen faturaya dair bir ihtilaf bulunmamakta olup karşı tarafın muaccel olan faturayı ödememesi söz konusudur. Hal böyleyken muaccel olan borçtan kurtulmak sakiyle hareket eden karşı tarafın mal kaçırma kastı mevcudiyeti de göz önüne alındığında eldeki dosyada ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı açıktır. Bununla birlikte ,alacağın muaccel olduğu ve faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği de dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmelidir. İhtiyati haciz talebimizin kabulü ile öncelikle teminatsız olarak aksi kanaat hasıl olması halinde uygun görülecek bir teminat karşılığı borçlu karşı tarafın borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, Davalı borçlunun Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %108 yıllık gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %20 KDV ile birlikte takibin devamına, Haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran davalı borçlunun %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalıya tebligat çıkarıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşıldı. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava; davacı tarafından davalıya elektrik hizmeti sunulmuş olmasına rağmen davalı tarafından faturanın ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Davanın dayanağı olan (... 33.İcra Müdürlüğü) MTS'nin ...sayılı dosyası ile 08/04/2021 tarihinde, davalı aleyhine, Abone/Müşteri No:... Belge/Fatura Tarihi :..., Son Ödeme Tarihi:08/04/2021, Tutar:44.377,33.-TL, Diger alacak açıklama ve belgelerine dayanarak, 44.377,33.-TL asıl alacak, 11.094,10.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.781,39.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, Haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesi: Ankara Adliyesi olarak gösterilmiş olduğu, borçlunun süresi içinde verdiği itiraz dilekçesinde , hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına, faize ve " Takip yetkili icra dairesinde açılmamıştır. Müvekkilin adresi Maslak, İstanbul, olup yetkili icra dairesi İstanbul Adliyesi İcra Müdürlükleridir" şeklinde itiraz ettiği görülmüştür. Merkezi Takip Sistemine dair Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmeliğin, (7) Sadece yetkiye itiraz hâlinde, alacaklı avukatı MTS üzerinden yetki itirazının kabulü seçeneğini seçerek, UYAP üzerinden entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabilir veya yetki itirazında gösterilen icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilir. Yetki itirazını kabul eden avukatın, icra dairesinde takibe devam edebilmesi için; MTS üzerinden “Yetki İtirazının Kabulü” seçeneğini seçerek işlem yapması ve varsa harçları ikmal etmesi zorunludur. Bu işlemleri tamamlaması durumunda MTS dosyası kapatılır. (8) Takip talebinde belirtilen icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için bu dairenin bağlı bulunduğu mahkemede yetki itirazının kaldırılması şarttır. Mahkeme, yetki itirazını dosya üzerinden inceleyip kesin olarak karara bağlar. Mahkemenin yetkili gördüğü icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için yeniden ödeme emri tebliği gerekmez. Yetki itirazı kaldırıldıktan sonra avukatın, icra dairesinde takibe devam edebilmesi için; MTS üzerinden “Yetki İtirazının Kaldırılması” seçeneğini seçerek işlem yapması ve varsa harçları ikmal etmesi zorunludur. …” şeklinde düzenlenmiştir. 11. Maddesi “…(6) Duran takip hakkında, 2004 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanır. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanunun 10.maddesine göre ise sözleşmeden doğan takiplerde, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Takip davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Takibin konusu para borcu olduğunda ise, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup, talep edilen borç TBK 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır.İtirazın iptali davası da alacağa dayalı bir dava olduğundan TBK 73 .maddenin uygulanması imkanı da sözkonusudur. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunun 1. Maddesi uyarınca bu Kanunun amacı; "Abonelik sözleşmelerinden ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) bünyesinde oluşturulan Merkezî Takip Sistemi üzerinden başlatılmasına ve haciz aşamasına kadar yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." 4.maddesinde, Merkezi Takip Sistemindeki takip talebinin doldurulması ve sisteme kaydedilmesi ile takibin başlatılacağı, 5. maddesinde ödeme emrinin borçluya tebliğ şekli ve 7. Maddesinde ödeme emrine itiraz üzerine yapılacak işlemler düzenlenmiştir. Kanunda borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri üzerine nelere itiraz edebileceği sayılmıştır. Yetkiye, borcun tamamına veya bir kısmına ya da alacaklının takibat icrası hakkına itiraz yolu açıktır. Ancak 7155 sayılı yasanın 7/5.maddesine göre, sadece yetkiye itiraz hâlinde alacaklı avukatı, yetki itirazında gösterilen icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilir. Takip talebinde belirtilen icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için bu dairenin bağlı bulunduğu mahkemede yetki itirazının kaldırılması şarttır. Sadece yetkiye itiraz hâlinde, alacaklı avukatı MTS üzerinden yetki itirazının kabulü seçeneğini seçerek, UYAP üzerinden entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabilir veya yetki itirazında gösterilen icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilir. Yetki itirazını kabul eden avukatın, icra dairesinde takibe devam edebilmesi için; MTS üzerinden “Yetki İtirazının Kabulü” seçeneğini seçerek işlem yapması gereklidir. Mahkemece sözkonusu yasal düzenlemeye göre, yetki itirazı geldiğinde alacaklı vekilinin bu itirazı kabul ederek sair işlemlere (haciz vb) yetkili icra dairesi üzerinden devam edebilir. Eğer bu itiraz kabul edilmez ve takip talebinde belirtilen (... Adliyesi) icra dairesinde haciz işlemleri başlatabilmesi için bu dairenin bulunduğu mahkemeden yetki itirazının kaldırılmasını istemesi gerektiği gerekçesiyle usulden red kararı verilmiştir. Geçerli bir takip bulunması, itirazın iptali davasının önkoşulu olmakla ,davacı vekilince bu yola gidilmemiş, itirazın iptali davası açılmış olup, bu itibarla mahkeme kararında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ile dava dışı dava dışı ...şirketi arasında “...” sözleşmeleri akdedilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; icra dosyasında 08/11/2022 de yeni ödeme emrinin düzenlendiği, davalı borçlunun henüz kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden 01/12/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu, davacı/alacaklının ise borca itiraz dilekçesi sunulduktan sonra 02712/2022 tarihinde icra müdürlüğünden ödeme emrinin tebliğini talep ettiği, ancak icra müdürlüğü tarafından davalı/borçluya dava tarihi itibari ile de ödeme emrini tebliğe çıkarmadığı, davacı yanın istinaf dilekçesinde dayandığı içtihatlarda ise borçluya ödeme emrinin tebliğe çıkarılmasına rağmen tebliğ edilememiş olmasına dair duruma ilişkin olduğu , somut olay ile uyuşmadığı anlaşıldığından Mahkemece; itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulunun yetkili icra dairesinden borçluya ödeme emri gönderilmesi üzerine borca itirazın bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili İcra Müdürlüğünce davalı-borçluya ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmamaktadır." şeklinde karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davalı taraf, MTS ile başlatılan icra takibi nedeniyle gönderilen ödeme emrine itiraz ederken icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiştir. Açılan takip nedeniyle gönderilen ödeme emrinde Haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesinin Bakırköy Adliyesi olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Davalı borçlu yetki itirazında İstanbul Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmeliğin "Ödeme Emrine İtiraz" başlıklı 7/5.maddesinde yetki itirazı nedeniyle yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir. Maddeye göre; "Sadece yetkiye itiraz hâlinde alacaklı avukatı, yetki itirazında gösterilen icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilir. Takip talebinde belirtilen icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için bu dairenin bağlı bulunduğu mahkemede yetki itirazının kaldırılması şarttır. Mahkeme, yetki itirazını dosya üzerinden inceleyip kesin olarak karara bağlar. Mahkemenin yetkili gördüğü icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için yeniden ödeme emri tebliği gerekmez." denilmektedir. Düzenlemeye göre, yetki itirazı geldiğinde alacaklı vekilinin bu itirazı kabul ederek sair işlemlere (haciz vb) yetkili icra dairesi üzerinden devam edebilir. Eğer bu itiraz kabul edilmez ve takip talebinde belirtilen (... Adliyesi) icra dairesinde haciz işlemleri başlatabilmesi için bu dairenin bulunduğu mahkemeden yetki itirazının kaldırılmasını istemesi gerekmektedir. Davamızda davacı vekili bu yola gitmeden itirazın iptali davası açmıştır. Davacının adresi ..., davalının takip tarihi itibariyle adresi ise gerek Ticaret Sicil Gazetesi'nden gerekse UYAP'tan yapılan sorgulamalar neticesinde ... olduğu anlaşılmıştır. TBK.nun 89.maddesi gereğince para borçları götürülecek borçlar olduğundan davacı vekili icra takibini müvekkilinin adresinin bulunduğu İstanbul Adliyesi İcra Dairesinde veya genel yetki kuralı gereğince (HMK.nun 6.maddesi) davalının adresi olan ... Adliyesi İcra Dairesinde başlatması gerekirken yetkisiz ... Adliyesi'nde başlatmıştır. Yönetmelik hükümlerine göre yetki itirazının kaldırılması için dava açılmadan mahkememizde itirazın iptali davası açılmıştır. Bu nedenle gerek davacı tarafından başlatılan icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmamış olması gerekse davalının yetki itirazından sonra yetki itirazının kabulü ile yetkili icra dairesine dosyanın gönderilmesi ya da yetki itirazının kaldırılması için dava açılmadan mahkememizde doğrudan itirazın iptali davası açılmış olması ve yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulunun yetkili icra dairesinden borçluya ödeme emri gönderilmesi üzerine borca itirazın bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili İcra Müdürlüğünce davalı-borçluya yetkili icra dairesi tarafından tebliğ edilmiş bir ödeme emri ve yapılmış itiraz bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 767,90 TL'nin mahsup edilerek bakiye 152,5 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.140,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2025

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/689, K. 2025/1070, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-689-e-2025-1070-k-e411bd350084