İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/688 E. 2026/382 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/688
- Karar No
- 2026/382
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/688 Esas KARAR NO: 2026/382 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 06/08/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026
DAVA: Davacı vekili 06/08/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; ---- Olduğunu davalı tarafın davacı yana borcunun olduğunu , davalı tarafından söz konusu borcun ödenmediğini ve bunun üzerine ----- takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ederiz." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil ile davacı yan tarafından taşıma sözleşmesi uyarınca anlaşılmış olup, sözleşme karşılığında davacı tarafından bir müddet taşıma işi gerçekleştirilmiştir. Fakat son tahlilde davacı tarafından işler aksatılıp, gereği gibi ifa edilmemiş, daha sonrasında davacı taraf herhangi bir bildirimde bulunmaksızın iş bırakarak müvekkili zarara uğratmıştır. Defalarca kez -----uyarı gelmiş, nitekim yapılan sözleşme feshedilmiştir. Müvekkilin zarara uğratılmasına sebebiyet vermesi, ticari itibarını ziyana uğratması, herhangi bir zararın telafisini doğrudan reddedip gereği gibi ifa edilmeyen işin ödemesini istemesi hukuken himaye edilemez Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ederiz." denmiştir. İhbar Olunan----Tarihli Cevap Dilekçesi Özetle; T"araflar arasında Sözleşmenin Bulunmadığını, Davalının davacı yana müdahil olmadığını, Yukarıda arz ve izah edilmeye çalışılan sebeplerle, davacı yan ile müvekkil İdare arasında herhangi bir bağ bulunmayıp, davanın ihbarı ve müdahillik hususlarında müvekkilin hukuki yararı bulunmamakta olup, müvekkil İdare adına davaya müdahale talebimiz bulunmamaktadır. Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı ----Esas sayılı ilamsız takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır---- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ---- tarihli bilirkişi raporları mahkememize teslim edilmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan ---tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının --- borçlu göründüğü ---- davalı tarafça takip sonrası ödeme yapıldığı ve dava tarihi itibariyle neticeten ----- takip borcu kalacağı şeklinde hatalı tespitlere yer verilmiş ise de davacı ticari defterlerin dayanak belgeleri olan ödeme dekontları incelendiğinde bahse konu ödemenin takip öncesi yapıldığı ve bu ödemeler düşüldüğünde davacının bakiye ---- alacaklı bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı ayrıca gereği gibi ifa edilmeme halinin soyut kaldığı ve delillendirilmediği görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davanın taleple bağlı kalınarak 224.919,55 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İşlemiş faiz talebi açısından ise, takip öncesinde 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takip ile gerçekleştiği görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne; davalı tarafından ------Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 224.919,55 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 224.919,55 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı olan 44.983,91 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 15.364,25 TL harçtan peşin alınan 2.879,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.484,90 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 2.879,35 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 13.486,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 332,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.332,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.917,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8- Kabul red oranına göre belirlenen 4.339,64 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 260,36 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2026