İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/680 E. 2025/681 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/680
- Karar No
- 2025/681
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/680 KARAR NO : 2025/681
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) DAVA TARİHİ : 02/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2025 Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/07/2025 tarihli ... Esas .... Karar sayılı sayılı gönderme kararı ile mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinin mahkememiz yukarıda yazılı esasına kaydının yapıldığı, ancak davanın hasımlı açılıp açılmadığı hususunun belirsiz olduğu, davacı vekilinin 30/07/2025 tarihli dilekçesi ile davanın çek iptali talepli olduğunu bildirdiği göz önünde bulundurularak, mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle taraflar arasında mimari danışmanlık hizmeti konusunda anlaşıldığını beyanla müvekkili şirket tarafından davalı ...'ne keşide edilen; ...bank ... Şubesi, ... No’lu, 10/08/2025 tarihli, 600.000 TL bedelli, ...bank ... Şubesi, ... No’lu, 10/07/2025 tarihli, 550.000 TL bedelli, ...bank ... Şubesi, ... No’lu, 31/07/2025 tarihli, 575.000 TL bedelli, ...bank ... Şubesi, ... No’lu, 20/07/2025 tarihli, 575.000 TL bedelli; çeklerin, taraflar arasındaki ticari ilişki dolayısıyla davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilecek ürünlere ilişkin verildiğini; ancak davalı şirketin ürünleri müvekkil şirkete zamanında teslim etmediğini, bu nedenle davalı tarafından teslim edimi ve yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve dolayısıyla müvekkili şirketin de bu durumda borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından çeklerin İptaline karar verilmesini, davanın kabulünü; çekler hakkında teminatsız olarak, kabul edilmez ise teminatlı olarak ödemeden men talimatı verilmesini, yargılama sonunda çekler hakkında iptal kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. TTK'nun 818. maddesi yollaması ile aynı yasanın 680 inci madde uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması hâlinde tedaüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için TTK'nun 757,758,759 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci yani imzasını içeren fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi hâlinde aynı kanunun 792 inci maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak hakkına sahiptir. Çek iptali davası ile amaçlanan hamilin belgesi olarak borçludan çek bedeli tahsil hakkı sağlamaktır. Keşidecinin böyle bir alacağı da söz konusu değildir. Çek keşidecisi bu hâli le ancak rızası dışında elinden çıktığını söylediği çek bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde TTK'nun 790-792 inci maddeleri uyarınca çeki elinde bulunduran kişiyi hasım gösterip davasını açmak ve mahkemeden o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahiptir. HMK'nun "Dava Şartlarının İncelenmesi" başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir. Tüm dosya kapsamı ve davacının iddiası ile dava konusu çekin davacının çek hesabına ait olduğu ve davacının işbu davayı keşideci (hesap sahibi) sıfatı ile açtığı anlaşılmıştır (hamil sıfatı ile açmadığı anlaşılmıştır). Mahkememizce de benimsenen birçok yerleşik Yargıtay kararında belirtildiği gibi TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818/s maddesi yollamasıyla 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptal davası açabileceği ve keşideci olan davacının dava açma (aktif husumet) ehliyeti olmadığı anlaşılmıştır. Zayi olmuş çek hakkında keşideci, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabilir veya çekte imzası yoksa her zaman muhatap banka şubesini çekteki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde uyarabilir veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açabilir. Davacının keşideci konumunda olduğu, keşidecinin dava açma hakkı olmadığı, ayrıca çek iptali davasının hasımlı açılamayacağı anlaşılmakla; davacı, çek hesabı sahibi olduğundan hesap sahibi tarafından zayi nedeni ile iptal davası açılamaz. HMK nun 114/1-d (tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartıdır) ve HMK nun 115/2. maddeleri gereğince dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesi mümkün olmadığından bu konuda davacıya ek süre vs. verilmesine gerek olmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : yukarıda açıklanan nedenler uyarınca ; 1-TTK'nun 818/1-s yollamasıyla TTK.757 maddesine göre iptal talebi hamile ait olduğundan, keşideci olan davacının dava açma hakkının bulunmaması sebebi ile aktif husumet yokluğu nedeniyle DAVANIN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının davasının reddine karar verildiğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. 30/07/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır