İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/674 E. 2025/1129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/674
Karar No
2025/1129
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/674 Esas KARAR NO : 2025/1129

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 24/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar, 28/04/2025 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle, davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana kahve ürünleri ve kafe işletmeciliği sektörlerinde ülkemizin en önemli yerli ve milli markalarının başında gelmekte olan "..." markasının sahibi olduğunu, "...." markasının %93'ünün Franchise modeli ile olmak üzere 15 ülkede 360 mağaza ile hem yurt içi hem yurt dışında faaliyet göstermekte olduğunu, davalılara ait yüz binlerce takipçili ... (https://....) ve ... (https://...) isimli ... hesapları herkesin erişimine açık olduğunu, davalıların tüm paylaşımları herkes tarafından görünmekte ve yüz binlerce hatta milyonlarca paylaşım ve etkileşim almakta olduğunu, müvekkili olduğu şirketin aleyhine yapılan dezenformasyon içerikli paylaşımlar sebebiyle müvekkili olduğu şirketin marka değeri düşürülmeye çalışılmakta olduğunu, müvekkili olduğu şirketin hedef gösterilmekte olduğunu ve içerisinde yer alan yanıltıcı ve yanlış bilgi sebebiyle halk yanıltılarak müvekkili olduğu şirketin ticari hayatının sekteye uğratılmaya çalışıldığını, eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, kişilik haklarının zedelendiğini, "https://... adresinde yer alan; "..." "https://... adresinde yer alan; "..., ... hakkında:“.....” şeklindeki paylaşımların ve ... isimli hesaptan ilgili paylaşımların yeniden paylaşıldığı içeriklerde, müvekkili olduğu şirketin alenen hedef tahtasına oturtularak toplum nezdinde eleştiri oklarının, boykotun ve yalan haberlerin hedefi haline getirilmiş olduğunu, dezenformasyon ve yanlış/yalan bilgiler içermek suretiyle toplum müvekkili olduğu şirket aleyhine yönlendirilmeye ve yanıltılmaya çalışıldığını beyanla davalılara ait URL adresindeki içeriklerin TMK m. 25, TTK md. 55 ve 56 maddeleri ile HMK m. 61 uyarınca tedbiren çıkarılması ve/veya engellenmesi kararı verilmesini ve ilgili kararın uygulanması için Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne müzekkere yazılmasını, 100.000,00 TL manevi tazminatın ve gerçek zarar belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, “...” ve “...” isimli sosyal medya hesaplarının müvekkiline ait olduğunu ispatlayamadığını, IP tespitleri kullanıcı kayıtları veya adli bilişim incelemesi yapılmadan sadece ekran görüntüleriyle kişiye husumet yöneltilemeyeceğini, davacı şirket globalleşme yolunu seçerek hukuka aykırı fiillere karşı olan direnç haddini kendi rızasıyla üst segmentlere çıkarttığını, bundan ötürü şimdi "..." iddiasının gerçek hayatla çok da bağlantılı olmadığını, manevi zarar açısından ise Türk hukukunda manevi de olsa tazminatın cezalandırıcı fonksiyonu bulunmadığını, müvekkilinin yalnızca kendisine ait olane 950.000 takipçi sayısı bulunan ''...'' ismi ile ... platformunda vatandaş gazeteciliği yapan geniş kitleye sahip haber değeri taşıyan çoğu zaman da mizahi içerikler üreten sosyal medya fenomeni olduğunu, dava dilekçesinde yer alan ''...'' adlı sosyal medya platformunda “...” ve “....” isimli sosyal medya hesaplarının müvekkilli ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, dava konusu olayda müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu bir haksız fiil veya olaya bağlı herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat talebi yersiz, fahiş ve zenginleşme aracı olmaması kuralına aykırı olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, sosyal medya paylaşımları nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği TMK 25. madde, TTK 55. ve 56. maddeleri kapsamında maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/02/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında yer alan "Aynı nitelikte davacının başka bir davalı hakkında mahkememizde açtığı mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında ... İnternet İçerik Hizmetleri Ltd. Şti'ne yazılan yazımıza da olumsuz cevap gelmiş olup davalının davacıya ... hesabı üzerinden hakaret ettiğine dair somut bir delil dosya kapsamı itibarıyla elde edilememiştir. Esasen ... içerikleri ile ilgili yurt dışına yazılan tüm yazılara da olumsuz cevap geldiği bilindiğinden ve bu konuda herhangi bir bilgi verilmediğinden bu yönde mahkememizce işlem yapılmamıştır. Davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu fotokopi çıktılar delil niteliğinde kabul edilemez. Davalının işbu sosyal medya hesabının sahibi olduğu ve bu hesaptan davacıya hakaret içeren paylaşımlar yaptığı davacı tarafça usulüne uygun ve yasal deliller ile kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi verilen kararın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; mahkememizce ... Limited Şirketine ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna yazılan müzekkerelere olumsuz cevap verildiği, merkezi Amerika'da bulunan sosyal medya şirketinin benzer dava dosyalarında sosyal medya hesap sahibine ait bilgi ve belgeleri göndermediği, davalılar tarafından dava konusu edilen paylaşımların inkar edildiği ve ispat yükü kendisine düşen davacının paylaşımların davalılar tarafından gerçekleştirildiğini ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.415,50 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 2.800,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT madde 3/2. , 7/2. ve 13/1. maddeleri gereğince hesap edilen 32.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/674, K. 2025/1129, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-674-e-2025-1129-k-b86ae3534423