İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/667 E. 2025/955 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/667
Karar No
2025/955
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/667 KARAR NO : 2025/955

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - .... Av. ... -.... DAVALI :....

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 K.YAZIM TARİHİ : 25/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili firma .... adresinde ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. İsminde ... ticaret sicil numarası ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili ticari işletmenin ortaklarından biri olan ...'ın himayesinde bulunmakta olan Pay Defteri, ...'ın bir diğer işletmesinde bulunduğu sırada işletmede çıkan sel felaketi akabinde zayi olduğunu, işletmenin tamamında yani işletme sahibi ve müdürüne tahsis edilmiş evrakların bulunduğu odalarda da su baskını yaşanmış olup gerek ...'ın diğer işletmesine ait evraklar gerekse de ... Şirketine ait Pay Defteri sular içerisinde kaldığını, kurtarma çalışmaları yapıldığını, lakin ... şirketine ait Pay Defteri kurtarılamadığını, 02.08.2025 tarihinde gerçekleşen sel felaketi sonucu sel sularının boşaltılması için çalışmalar yapıldığını, sular çekildiğinde Pay Defterinin zayi olduğunun anlaşıldığını, TTK madde 82/7 için gerekli şartlar sübut bulduğu için yasal süre dahilinde işbu davanın açıldığını, müvekkili firma ve ortakları ticari defter ve kayıtlarının korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunmasına rağmen ziyan, mücbir sebep niteliğindeki doğal afet sonucunda yani müvekkil firma ve ortaklarının iradesi dışında meydana geldiğini, işbu nedenle mahkemeden zayi belgesi verilmesini, ticari defterlerin saklanma yükümlülüğü 10 yıl ile sınırlı olduğunu, şirkette pay devri en son 06.11.2013 tarihinde yapıldığını, işbu nedenle 10 yılı aşkın süre geçmesi sebepli tacirin ticari defteri saklama yükümlülüğünden bahsedilmeyeceğini, lakin Ticaret Odası, Noterler yine de zayi belgesi talep etmekte aksi halde yeniden Pay Defteri vermediğini, mahkemece zayi taleplerinin kabul olmaması halinde 10 yılı geçtiği için (ticari defterleri saklama yükümlülüğü son bulduğundan) zayi belgeye gerek kalmaksızın tekraren Pay Defteri alabilecekleri yönünde bir karar kurulmasını, izah olunan sebeplerden ötürü; müvekkili şirketinin Pay Defterinin zayi olduğundan tarafımıza zayi belgesi verilmesine aksi kanaate ise tacirin ticari defteri 10 yıl saklama yükümlülüğü uyarınca Pay Defteri 10 yılı geçkin süre sonucunda zayi olduğundan zayi belgesine gerek kalmaksızın tekrar Pay Defterini alabilecekleri yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava hasımsız olarak açılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın tacirin saklanmakla yükümlü olduğu ticari defter ve pay defteri kayıtlarının zayi olduğunun tespitine ve zayi belgesi verilmesi istemine, olmadığı taktir de zayi belgesine gerek kalmaksızın tekrar pay defterinin alınabileceği yönünde karar verilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 82/1. maddesine göre; “Her tacir; a)Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b)Alınan ticari mektupları, c)Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d)64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.” TTK'nun 82/7. maddesinde, "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir," hükmünün düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce.... yazılan 21.11.2025 tarihli yazımıza istinaden, 25.11.2025 tarihli yazı cevaplarında "02.08.2025 tarihinde .... adresi ve civarı bölgede herhangi bir su basma, sel olayına ilişkin tutanak bulunmadığı ...." şeklinde, 08.12.2025 tarihli yazımıza istinaden 10.12.2025 tarihli yazı cevaplarında "02.08.2025 tarihinde .... adresinde ve civarı bölgelerde herhangi bir su basma, sel olayına ilişkin tutanak bulunmadığı ...." şeklinde bildirildiği anlaşılmıştır. .... yazılan 08.12.2025 tarihli yazımıza istinaden 09.12.2025 tarihli yazı cevaplarında "İlçe Müdürlükleri sorumluluklarında olan hayvancılık faaliyetleriyle ilgili olarak,.... yetiştiriciliği yapan .... Motorlu araçlara ait işletmeye gidildiği ve gerekli incelemelerin yapıldığını, olay mahalinde tutulan tutanağın yazı ekinde sunulduğu..." şeklinde bildirildiği ekinde zayi olduğu bildirilen eşya arasında defterlerin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı, ticari defterin zayi olduğunun tespiti amacıyla eldeki davayı açmış ise de, davacının tacir olup ticari defter ve kayıtlarının korunmasında özen yükümlülüğünün bulunduğu, zayi belgesi verilmesine ilişkin hallerin TTK'nun 82/7 maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, bununla birlikte tacirin bu maddeden yararlanabilmesi için, somut olayın özelliği de gözetilerek hem defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilmiş olması hem de ziyaa uğramanın onun iradesinin dışında meydana gelmiş olması gerektiği, defterlerin selde kaybolduğuna ilişkin delil sunulmadığı davacının defterlerin korunmasına ilişkin gerekli güvenlik önlemlerini alarak özen yükümlülüğünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği (....sayılı ilamı), davacının defterin zayi olmasında kusuru olmadığını ispat edemediği, zayi belgesi verilmesi için davayı ispata yeterli bilgi ve belge sunulmadığı, TTK'nın 82. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi şartlarının oluşmadığı ve eldeki davanın ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2025

Katip ... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/667, K. 2025/955, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-667-e-2025-955-k-ac130b7358dc