İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/666 E. 2026/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/666
Karar No
2026/154
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/666 Esas - 2026/154 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/666 KARAR NO : 2026/154

HAKİM : ..... KATİP : .....

DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av...... Av...... DAVALI : ..... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu şirket müvekkilinden icra takibine konu edilen 13/05/2022 tarihli ... Seri numaralı 4.130,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 21/09/2023 tarihli ... Seri numaralı 45.000,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 03/10/2023 tarihli ... Seri numaralı 129.360,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 25/01/2024 tarihli ... Seri numaralı 57.600,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 12/02/2024 tarihli ... Seri numaralı 8.640,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 16/05/2024 tarihli ... Seri numaralı 43.188,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 10/06/2024 tarihli ... Seri numaralı 86.880,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 31/07/2024 tarihli ... Seri numaralı 83.880,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 14/11/2024 tarihli ... Seri numaralı 126.900,00 TL bedelli e-arşiv fatura, 07/05/2025 tarihli ..... Seri numaralı 162.600,00 TL bedelli e-arşiv faturaya konu edilen ürünleri satın aldığını, davalı-borçlu şirket tarafından faturalardan kaynaklanan borcuna karşılık farklı zamanlarda müvekkiline ödeme yapıldığını, ancak bakiye faturalar bedeli olan 369.688,00 TL davalı-borçlu şirket tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla davalı-borçlu şirket aleyhinde ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu şirketce borca itiraz edilmiş olduğundan, icra takibinin durduğunu, davalı-borçlu şirket müvekkili şirkete borcunun olmadığını iddia etmişse de durum gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkilinin alacağı davalı-borçlu şirket tarafından ödenmediğini, müvekkiline ait ticari defteler gerekse davalı şirkete ait ticari defterler incelendiğinde görüleceği üzere, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve mevcut ticari ilişkinden kaynaklanan faturalara ve içeriğine hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve 257 nci maddeleri ile ... Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirildiğini, dolayısıyla ticari defterler dışında vergi dairesi kayıtlarından da bu durum açıkça anlaşılabilecek nitelikte olduğunu, müvekkili adına zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, davalı-borçlu şirketlerin haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı-borçlu şirketin alacak miktarının %20 oranında icra-inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, ticari ilişki ve ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, edimlerin yerine getirilip getirilmediği, taraflar arasındaki uygulamalar değerlendirilerek ve taraflar arasında bir uygulama olup olmadığı ve buna ilişkin hesaplamalar da yapılarak, davalının davacıya borçlu olup olmadığı, takip tarihi itibariyle faiz ferileri ve davalının itirazının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 26.01.2026 tarihli raporda:Davalının cevap dilekçesi bulunmadığı ticari defterlerin incelenmesi ve yerini bildirmediği HMK 220 Maddesi mahkeme takdirinde olduğunu, davacının 2022/2023/2024/2025 Yılları ticari defter kayıtları sabit olmak üzere: Ticari defterinin usulüne uygun tutulduğu kendi içerisinde uyumlu olduğu cari hesaptan kaynaklanan davalıdan 369.688,00 TL alacaklı göründüğü takip ve dava konusu faturalar ile birbirini doğruladığı bildirilmiştir. Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı- taraf aleyhine yürütülen icra takibine süresinde verdiği dilekçe ile, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu borcu ve ferilerini kabul etmediklerini itiraz ettiklerini bildirmiştir. Mahkememizce davalıya defter ibrazı hususunda HMK'nun 222 ve 83 maddeleri gereği ihtaratlı kesin süre verilmiş, davalı tarafça defterler ibraz edilmemiştir. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı bu hale göre davacı kayıtlarına itibar edilerek alacağın varlığı ve miktarına ilişkin davacı iddiasının karine olarak sübut bulduğu, davalı yan süresinde faturaya itiraz etmediğinden fatura içeriğinin aksinin de davalı tarafça ispatlanması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede fatura içeriklerinin rayice uygun olduğunun belirlendiği, yine ödeme savunmasının ispatı hususunda davalı yanca ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edilmediğinden, icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla ve davacının icra takibine konu ettiği davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Açıklanan gerekçelerle alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; ..... E. Sayılı dosyasında davalının takibe vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Alacağın %20'si oranında hesaplanan 73.937,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 25.253,38TL harçtan peşin alınan 4.464,91TL harcın mahsubu ile eksik alınan 20.788,47TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 5.167,81TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 59.150,08TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 18.132,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2026

Katip ..... ¸[e-imzalıdır]

Hakim ..... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/666, K. 2026/154, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-666-e-2026-154-k-9d3de63d663c