İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/661 E. 2025/1159 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/661
Karar No
2025/1159
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/661 Esas KARAR NO : 2025/1159

DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 06/01/2016 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf mahkememize sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; daha önce dava sürecinde sözleşme taraflarından temin edilemeyen 2 adet sözleşme örneğine bu aşamada ulaşmış olduklarını dilekçe ekinde sunulan sözleşmede ipotek yükü altına sokan sözleşmenin sona erdiğini tarafına sorumluluk yüklenemeyeceğini, bu sözleşmelerin istinaf kararının gerekçesini çürüttüğünü, izah edilen nedenlerle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne, ipoteğin fekkine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Talep yargılanmanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Daha önce mahkememizce ek karar ile yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddi üzerine işbu karar İBAM .... HD ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla "...yargılamanın iadesi talebi yeni bir dava olup, mahkemece talebin yeni bir esasa kaydedilmesi, dava değeri üzerinden harcının tamamlatılması, talep ve duruşma günü usulüne uygun şekilde karşı tarafa tebliğ edilerek duruşma açıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, usule aykırı şekilde asıl dava dosyası üzerinden evrak üzerinde inceleme yapılarak karara bağlanması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle kaldırılmış olup mahkememizin işbu esas sırasına kaydedilerek duruşmalı olarak inceleme yapılmıştır. HMK'nın 374. Maddesi gereğince yargılama iadesi istemi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Yargılamanını iadesi nedenleri HMK'nın 375. Maddesinde düzenlenmiştir. MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. Somut olayda, sunulan sözleşmelerin sonradan elde edilmesi, bu belgelerin, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belge niteliği taşımayacağı, bu durumun yargılanmanın yenilenmesi sebebi olmayacağı anlaşılmakla yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Yargılanmanın yenilenmesi talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40TL ilam harcından peşin alınan 2.561,62TL harcın mahsubu ile bakiye 1.946,22TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili için AAÜT'ne göre belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,

Dair davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/661, K. 2025/1159, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-661-e-2025-1159-k-d0be162a0ece