İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/658 E. 2025/521 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/658
Karar No
2025/521
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/658 Esas - 2025/521 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/658 KARAR NO : 2025/521

BAŞKAN :..... ÜYE :..... ÜYE : ..... KATİP : .....

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ..... 2- ..... VEKİLİ : Av. .....

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 KARAR Y. TARİHİ : 19/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şirketi'nden araç satın almak istediğini, ... numaralı ..... aracın satış bedeline ilişkin olarak 25/03/2024 vade tarihli 4.100.000,00-TL, 25/12/2023 vade tarihli 500.000,00-TL, 05/01/2024 vade tarihli 200.000,00-TL bedelli üç adet senetin ...'a teslim edildiğini, ... numaralı ..... aracın ise ... tarafından 15/12/2023 tarihinde müvekkil ...'na mülkiyeti muhafaza kaydı ile devredildiğini, taraflar arasında iki taraflı edim yükümlülüğü doğuran hukuki işlem tesis edildiğini, .... Noterliğinde 19/12/2023 tarihli satışta aracın üzerine bu senet karşılığında 4.100.000-TL mülkiyeti muhafaza koyulduğunu, 4.100.000,00-TL'nin müvekkil tarafından ödenmesi halinde araçtaki mülkiyeti muhafaza kaydı kaldırılacağını, somut uyuşmazlıkta müvekkilin senet bedelini ödeyememesi nedeniyle tarafların karşılıklı iradesi ile hukuki ilişki son bulduğunu ve araç iade edildiğini, taraflar arasında borç ilişkisi kalmadığını ve aracın ...'e teslim edildiğini, ... yetkilisi ... tarafından araçtaki mülkiyeti muhafaza kaydı kaldırıldığını ve müvekkil tarafından ...'ın kardeşi ...'a satış vekaleti verildiğini, verilen satış vekaleti ile aracın müvekkil tarafından satıcı ...'e iade edildiğini, bu sebeple taraflar arasında borç doğurucu tüm işlemlerin son bulduğunu, fakat davalı tarafından araç bedeline ilişkin verilen kambiyo senedi ciro edildiğini, ve haksız menfaat elde edilmeye çalışıldığını, kambiyo senedine özgü haciz yolu ile başlatılan ..... Esas sayılı icra takip dosyasına ilişkin müvekkilin hiçbir borcunun olmamasını ve taraflar arasındaki borç doğurucu işlemin son bulması nedeniyle öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız veyahut mahkeme tarafından mağduriyetine yol açmayacak uygun görülecek bir teminat karşılığında tedbir yoluyla durdurulmasını, davacı müvekkilin haksız bir icra tehditi altında olup icra dosyası satış aşamasında olduğunu, açık arttırma tarihi verilmediğini, telafisi güç zararların doğmaması adına bir an önce icra takibinin durdurulması gerekmekte olduğunu, ihtiyati tedbir yargılamasında tam bir ispata gerek olmadığını, mahkemenin ihtiyati tedbir isteyenin hakkının mevcut olduğuna kanaat getirmesinin başka bir ifade ile onun haklılığının kuvvetle muhtemel görmesinin yeterli olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız veyahut mahkeme tarafından mağduriyetine yol açmayacak uygun görülecek bir teminat karşılığında tedbir yolu ile durdurulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi ve ... Şirketi vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, diğer davalının iş yerinin de bulunduğu ... sitesinde bulunan esnaflardan vadeli bir şekilde bedeli daha sonra ödenmek üzere araç satın almakta olduğunu, bu satış sözleşmelerini kendisinin de müvekkili olan ... adına yapıldığını, satın aldığı araçları ya bu şahsa ya da yönlendirdiği kişilere yaparak satışa aracılık etmesi nedeniyle komisyon aldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, davacının asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, davacının Kambiyo senedine özgü haciz yolu ile başlatılan ..... Esas sayılı icra takip dosyasına ilişkin yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Eldeki dava ....., sayılı görevsizlik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/1 maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", 83/2 maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemeleri mevcuttur. Aynı Kanun'un 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. 4077 sayılı Kanun’un kapsamı belirlenirken “her türlü tüketici işleminden” bahsedilmiş olup, “tüketici işlemi”nin ne olduğu da “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukukî işlemi ifade etmektedir (m. 3/h).Bir hukukî işlemin, 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.01.2020 tarihli ve ...... sayılı kararında da yer verilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de "taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez" hükmüne yer verilmiştir. 6502 Sayılı Kanun'un 83/1 maddesine göre ise TKHK'da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Değişik bir ifade ile tüketici işlemi ile tüketici uygulamalarına öncelikle TKHK hükümleri uygulanacak, hüküm bulunmayan hallerde ise genel hükümler uygulanacaktır. Ayrıca işlemin tüketici işlemi niteliğinde olması, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olarak kabulüne de engel değildir. Tüketici işlemi ile ticari dava farklı iki kavram olup her iki kavrama da farklı sonuçlar bağlanmıştır. Tüketici işlemi niteliğindeki özel hukuk uyuşmazlıklarının aynı zamanda ticari dava niteliğinde olması, işlemin tüketici işlemi niteliğini ve buna bağlanan soruçları ortadan kaldırmaz. Tüketici işlemi ile ticari iş kesişmesinin meydana geldiği hallerde, emredici şekilde tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Böylece tüketicinin bulunduğu işlemlerin, ticari iş sayılmasının yanında ayrıca tüketici işlemi olarak kabul edilmesi gerektiği, kanunların çatışma içerisinde bulunduğu hâllerde; 6502 sayılı TKHK'nın gerek özel, gerekse sonraki kanun olması nedeniyle tüketici mevzuatının önceliğinin kabulü, isabetli bir çözüm yöntemidir (.....).

Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu bonoların taraflar arasındaki araç satış işleminden dolayı düzenlenen bonolar olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda davacı, tüketici sıfatını haiz ve söz konusu işlemin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu itibarla, tüketici konumundaki davacı tarafından cirantaya karşı açılan işbu davada Tüketici Mahkemesi görevlidir. .....'nun 12/10/2021 tarih, ..... sayılı kararında da belirtildiği gibi kambiyo senedine dayalı icra takibi de olsa öncelikle taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alınmalıdır. (Aynı yönde ..... Dairesinin 25/01/2018 günlü, ......sayılı ilamı) Somut olayda; dava konusu aracın 19/12/2023 tarihli tescil belgesinde davacı gerçek kişi adına tescilli olan aracın kullanım amacının hususi olduğunun belirtildiği, 15/12/2023 tarihli protokole göre dava konusu aracın alımında davacı gerçek kişinin (tüketici) keşideci olduğu senetler düzenlendiği; davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaynaklanan tüketici işlemi olduğu ve davacı gerçek kişinin 6502 Sayılı Kanunun 3/1-k.maddesi uyarınca davacının tüketici konumunda olmasından dolayı 6502 Sayılı Kanunun 73/1 ve 83/2.maddesi hükümleri dikkate alınması gerektiği, davacının tüketici, davalıların ise iddiaya göre dayanağı tüketici işlemi olarak düzenlenen senetleri ciro yoluyla devralan ciranta ve hamil olmalarından dolayı taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise anılan kanunlar (4077/23md. ve 6502/73md.) uyarınca tüketici mahkemeleri görevlidir ve mahkemelerin görevine yönelik kurallar kamu düzenine ilişkindir. açılan davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması karşısında mahkememizce HMK'nın 114/1-c ve 115.maddesi gereğince dava şartı nedeniyle verilen görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli .....Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili ..... Nöbetçi Tüketici Mahkemesi gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın resen görevli mahkemenin tespiti için ilgili İstinaf Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/09/2025

Başkan ..... ¸e-imza Üye..... ¸e-imza Üye ..... ¸e-imza Katip ..... ¸e-imza

Atıf: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/658, K. 2025/521, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-658-e-2025-521-k-80c414bec793