İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/650 E. 2025/971 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/650
Karar No
2025/971
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/650 Esas KARAR NO : 2025/971

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... tarafından ... aleyhine .... İcra Dairesi nezdindeki 2018/... E. sayılı icra dosyası ile 303.811,77 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ilgili takibin kesinleştiğini, şirket aleyhine tahsil için tüm yasal yollar denenmiş ancak sonuç alınamadığını, gerekli görülmesi halinde dosyadan sonuç alınamadığına ilişkin kayıtların .... İcra Dairesi 2018/... E. sayılı icra dosyasının celbini istediklerini, öte yandan şirket 16.07.2014 tarihli ve 8613 sayılı Ticaret Sicili Gazetesine göre münfesih olmasına rağmen Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün yaptığı ihtar ve ilana rağmen süresi içinde bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle 07.07.2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğini ve ticaret sicilinden kaydının silindiği, şirketin re’den terkin tarihi üzerinden de 10 yıldan fazla bir süre geçtiğini, icra takibinden sonuç alınamaması, takip aracılığıyla yapılan sorgulamalar neticesinde şirketin mal varlığının bulunamaması, şirketin uzun süredir faaliyet gösterdiğine ilişkin herhangi bir emare olmaması ve ticaret sicilinden 10 yıl önce terkin edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin alacağının tahsilinin imkânsız olduğunu, davacı şirket Vergi Usul Kanunu’nun 321. maddesi gereği tahsil kabiliyeti kalmayan alacağını “değersiz alacak” olarak kayıtlarına almak istediğini, ancak Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uygulaması gereği alacağın değersiz olarak kaydedilebilmesi için vergi idareleri tarafından borçlu şirketlerin tüzel kişiliğinin sona erdiğini ispat eden mahkeme kararı talep edildiğini, davacı şirketin sona ermesine ilişkin bir mahkeme kararı bulunmadığı için alacağını bilanço kayıtlarında değersiz alacak olarak kaydedemediğini, bu durum hem ticari bilanço hem de vergi matrahı açısından yanlış kayıtlara ve mali yükümlülüklere neden olabileceğini, bu nedenlerle; ...'nin hukuken sona erdiğinin tespitini dava ve talep etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş olduğu, cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DEĞERLENDİRME: Dava, hukuki niteliği itibari ile; Tespit davasıdır. Davacı taraf, Vergi Usul Kanunu’nun 321. maddesi gereği tahsil kabiliyeti kalmayan alacağını “değersiz alacak” olarak kayıtlarına almak istediğini, ancak Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uygulaması gereği alacağın değersiz olarak kaydedilebilmesi için vergi idareleri tarafından borçlu şirketlerin tüzel kişiliğinin sona erdiğini ispat eden mahkeme kararı talep edildiğini belirterek bu yönde bir tespit kararı verilmesini talep etmiştir. Tüzel kişiliği sona erdiğinin tespiti talep olunan Tasfiye Halinde ...'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 sicil numarası ile sicilde kayıtlı olduğu, şirketin sicil kayıtlarına göre TTK'nın geçici 7. Maddesi kapsamında 07/07/2014 tarihinde sicilden terkin edilmiş olduğunun sicil kayıtları ile de belli olduğu, zaten yasal bir kurum olan Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları ile belli olan bir durumun tespit edilmesinin istenmesinde hukuki yaranın bulunmadığı kanaati ile hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulen reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/650, K. 2025/971, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-650-e-2025-971-k-16852cb012c2