İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/627 E. 2025/1123 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/627
- Karar No
- 2025/1123
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/627 Esas KARAR NO : 2025/1123
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait Avcılar’daki işyerinde kurulu ... nolu tesisata ilişkin davalı ... tarafından 22.05.2025 tarihli ... nolu kaçak elektrik tutanağı düzenlenerek, sadece OSOS sisteminden gelen 1 günlük uyarıya rağmen haksız şekilde 9 ay geriye dönük olarak 30.06.2025 son ödeme tarihli 1.181.600,29 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, oysa müvekkilin gerçek tüketim bedelinin 1.600,29 TL olduğunu, buna karşılık geriye kalan 1.180.000,00 TL yönünden borçlu bulunmadığını, müvekkil, 17.03.2025 tarihinde güç artırımı nedeniyle sayaç kontrolü ve mühürleme işlemi yapıldığını, 27.03.2025’te OSOS sisteminin kurulup tüketimin anlık izlenmeye başladığını, bu nedenle 9 ay geriye gidilmesinin yönetmeliğe aykırı olduğunu, 21.05.2025’te elektrik panosu değişimi sırasında jenaratör kablosunun sehven yanlış bağlandığını, sayaç çalışmasına rağmen “harici hat” iddiasıyla maddi gerçeğe aykırı tutanak tutulduğunu, işyerinde başka iki elektrik sayacı ve bir doğalgaz sayacı bulunduğu halde tüm tüketimin dava konusu sayaçtan yapılmış gibi kabul edildiğini, taş fırın ve çay kazanının doğalgazlı olmasına rağmen elektrikli sayıldığını, tutanak öncesi ve sonrası tüketim endekslerinin uyumlu olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da tek taraflı tutanakların kaçak kullanım için yeterli olmadığını belirterek, HMK 107 uyarınca gerçek tüketim bilirkişi raporu ile belirlendiğinde talep artırılmak kaydıyla, 1.600,29 TL dışındaki 1.180.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini, haksız ve fahiş tahakkukun iptalini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının “... Mah. ... Sk. No:1 Avcılar/İstanbul” adresinde 22.05.2025 tarihinde yapılan kontrolde perakende satış sözleşmesi mevcut olmasına rağmen ayrı bir hat çekerek sayaçsız elektrik kullandığının tespit edildiğini, buna dayanılarak ... numaralı kaçak kullanım tutanağı düzenlendiğini, yönetmelik uyarınca yapılan ilk tahakkukta 93571 kWh karşılığı 1.181.600,29 TL fatura oluşturulduğunu, ancak davacının 23.06.2025 tarihli başvurusu üzerine yapılan incelemede hattın 21.05.2025 – 22.05.2025 arasında 1 gün kullanıldığının belirlendiğini, komisyon kararı ile kaçak süresinin 270 günden 1 güne indirildiğini, kaçak tüketimin 346 kWh olarak hesaplanıp fatura bedelinin 1.973,98 TL olarak düzeltildiğini, böylece 1.179.626,31 TL’nin iptal edildiğini ve bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığını, ayrıca müvekkil tarafından bu bedel için icra takibi yapılmadığından davacının hukuki yararının bulunmadığını bildirdiğini; kaçak kullanımın davacının beyanı ve tutanaklarla sabit olduğunu, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge olduğunu, davacının aksine delil sunmadığını, yapılan tahakkukların tamamen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde hesaplandığını belirterek, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, bu yönde karar verilmezse iptal edilen miktar için karar verilmesine yer olmadığına, kalan kısım yönünden ise davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, tahakkuk eden elektrik faturası kapsamında davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir. Davacı ve davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde ve müzekkere cevabında söz konusu fatura bedelinin 1.973,98 TL olarak düzeltildiği belirtilmiştir.Buna göre, davanın 1.179.626,31 TL yönünden konusuz kaldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. O halde; konusuz kalan dava hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilip davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında karar vermek gerekmektedir. Somut olayda; davalı tarafça tahakkuk eden fatura bedeli düzeltilmiş olup davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın 1.179.626,31-TL yönünden dava açmakta haklı olduğu ve davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla yargılama gideri ve vekalet ücreti buna göre hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.179.626,31TL yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 80.580,27TL ilam harcından peşin alınan 20.151,45TL harcın mahsubu ile bakiye 60.428,82TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 20.151,45TL Peşin Harç olmak üzere toplam 20.766,85TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.598,54TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1,45TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 62,50TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 62,48TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 7- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 182.943,95TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 373,68TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır