İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/610 E. 2026/223 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/610
- Karar No
- 2026/223
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/610 Esas KARAR NO :2026/223
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/05/2025 KARAR TARİHİ:31/03/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi akdedildiğini ve ticari ilişkisi çerçevesinde çalışmaya başlandığını, ancak bir süre sonra kargo fatura borcunu ödemediğini, davalıya, fatura alacağı cari hesap ektresi ile birlikte sunularak talep edildiğini, talep edilen tutarın tamamı ödenmeyerek sürüncemede bırakıldığını, borç ödenmediğinden borçlu hakkında .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı doyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenen fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilmiş olan Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan fatura bedellerinin tahsili istemiyle davalı aleyhine 28.117,61 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Tarafların karşılıklı tacir olmaları sebebi ile öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizin ön inceleme celsesinde taraf vekillerine usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2023- 2025 yılına ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; Taraflar arasında 23.11.2023 tarihli Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmede davacının ..., davalının satıcı taraf olarak belirlendiği, Sözleşme konusunun; “... tarafından Platformda sunulan” Hizmetlerden, Satıcının yararlanmasına ilişkin şartlar ve bu doğrultuda Tarafların hak ve yükümlülüklerini belirlemek ve Satıcının, ... tarafından yönetilmekte olan Platforma üye olarak satış yapmak, Topkapının da Satıcının kendisine ödeyeceği Hizmet Komisyonu karşılığında sahibi olduğu platformdan Satıcıyı faydalandırmak” üzerine olduğu, Sözleşme ekinde bulunan: TESLİMAT VE KARGO Sürecine İlişkin Satıcının Yükümlülükleri başlıklı ekinin; 9. maddesinde: Kargo Şirketi, teslim alınmayan gönderiyi Satıcıya iade eder. Satıcı ve Alıcı tarafından alınmayan gönderiler Kargo Şirketi bünyesinde depolanır. Satıcı, bu durumdan doğan depolama ve iade masraflarının kendisi tarafından karşılanacağını, ...'yı söz konusu masraflardan ber'i tutacağını ve ...'ya bu yönde bir talep gelmesi halinde ...'nın ilk talebi halinde derhal Kargo Şirketi'ne veya ...'ya işbu masrafları ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. 10. maddesinde: Satıcılar, satılan ürünlerin Alıcı'ya teslimi ve iade halinden kaynaklı tüm kargo bedellerinden sorumludur. ...'nın Kargo Şirketlerine ödediği işbu bedeller Satıcıya faturalandırılabilir ve Satıcının herhangi bir alacağından mahsup edilebilir. 12. maddesinde: Satıcının cari hesapta ...'ya herhangi bir sebeple borçlu olması halinde, Satıcının işbu Sözleşmeden doğan ...'dan alacakları öncelikle ...'nın borçlarına mahsup edilebilir. Hükümleri bulunduğu, Bu hükümler doğrultusunda davacı ...'nın satıcı adına kargoya ödediği bedelleri davalıdan tahsil edemediği bünyesinde, davalı satıcının yeterli hakkediş alacağının olmaması nedeniyle davalı satıcı hakkediş alacağından mahsup edemediği, bu nedenlerle sözleşmenin Teslimat Ve Kargo Süreci başlıklı 9. Maddesi gereği davacının davalı adına ödediği, kargo alacaklarını davalıdan talep edebileceği, ...Vergi Dairesi Müdürlüğü ile ... Vergi Dairesi Müdürlüklerinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davalı şirketin, davacı şirketten 2023 yılında 3 belge karşılığı 78.410,76 .-TL, 2024 Yılında 13 belge karşılığı 295.923,22.-TL, mal/hizmet faturası aldığı ve herhangi bir iade faturası düzenlemediği, her iki tarafında ba-bs formlarının birbiri ile örtüştüğü, Davacı şirketin 2023 ve 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirket ait 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; 08.11.2023- 23.05.2024 tarihleri arasında davalı şirket tarafından — 52.716,53.-TL ödenmemiş kargo ücreti alacağının olduğu, bu tutardan davalının (7.350,62+8.169,90+9.078,40) 24.598,92.-TL hakkediş alacağının tenzil edildiği ve 04.07.2024 tarihinden itibaren davacı şirketin davalı şirketten 28.117,61.-TL kargo hizmet alacağının olduğu, 18.11.2025 Tarihli Ön İnceleme duruşma zaptının davalı şirkete 22.11.2025 tarihinde TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, Tüm bu nedenlerle; Davalı şirket tarafından, ....İcra Müdürlüğü 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın; 13.08.2024 takip tarihinden itibaren 28.117,61.-TL davacının davalı adına ödediği kargo alacağı üzerinden iptali ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı). Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. ... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davalı tarafça kesin süre içerisinde herhangi bir defter ibraz edilmediğinden davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların kabul edilmiş sayıldığı, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davalı tarafından herhangi bir itiraza uğramadan vergi dairesine bildirildiği dikkate alındığında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatladığı, davalının aksini ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 28.117,61 TL 'nin %20'si oranında olan 5.623,52 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 28.117,61 TL 'nin %20'si oranında olan 5.623,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 1.920,71-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.305,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 1.318,30 -TL (başvurma, vekalet harçları, peşin harç) davetiye, posta gideri: 1.160,00-TL, bilirkişi ücreti: 7.000,00-TL olmak üzere toplam: 9.478,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 28.117,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ... e-imzalıdır ... e-imzalıdır