İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/604 E. 2026/262 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/604
- Karar No
- 2026/262
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/604 Esas KARAR NO : 2026/262
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, davalı taraf ile muhtelif araçları için Kara Taşıtları Kasko Poliçesini Sözleşmesi akdettiğini, taraflar aralarında ekte sunulmuş olan poliçeler tanzim edildiğini, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından E-...-044-... sayılı karara istinaden, davalı sermaye artırımı durumu netleşinceye sigorta poliçesi üretimini durdurduğunu, davalı ,SEDDK tarafından uygulanan tedbirden dolayı hasar ödemelerini yapamadığını, iş bu nedenden dolayı müvekkili şirketin ekte sunulmuş olan araçlarının kara taşıtları kasko poliçesi iptal zorunda kaldığını, plakalar: ..., 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun Madde 1401 belirtilidği şekilde, "Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir. " SEDDK, davalıya bir takim idari tedbirler uygulamış ve poliçe düzenleme yetkisini durdurduğunu, bu süre zarfında meydana gelen hasarlar da davalı tarafından ödenmediğini, müvekkil şirket bu durumu öğrenir öğrenmez poliçelerin iptali için sigorta acentesine başvuru yaptığını, davalı poliçelerin iptal edilmemesi için kötü niyetli bir şekilde ekranalrını kapatarak iptallere onay vermediğini, iş bu durumda müvekkillerin mağdur olduklarını, müvekkil şirket yukarıda plakalarını belirtmiş olunan araçları için poliçleri iptal etmiş olduğu halde davalı taraf sözleşmeye aykırı davranarak poliçe primlerin iadelerini yapmadığını, müvekkil şirket, davalı tarafa 16 Haziran 2025 tarihinde prim iadelerinin yapılması konusunda ihtar etmiş olmasına rağmen davalı taraf müvekkilin talebine hiçbir cevap vermeyerek talebimizi zımni olarak ret ettiğini, akabinde dava öncesi ara buluculuğa başvuru yapılmış taraflar anlaşamadığından dolayı iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, bu sebeplerle davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla (HMK 109 gereği) müvekkil şirketin iptal edilen ve davalı tarafından ödemeyen şimdilik 10 TL prim iadesinin davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil sigorta şirketi ile davacı şirket arasında Kara Taşıtları Kasko Poliçe Sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacı tarafından poliçeler tek taraflı olarak iptal edildiği, davacı poliçelerinin kalan süresi için ödenmiş olan prim bedelinin iadesi tarafına yapılmadığı iddiasıyla şimdilik 10,00 TL’nin işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkilden tahsilini talep ettiğini, işbu haksız ve mesnetsiz davaya cevap verme zarureti doğduğunu, talep miktarını belirleyebilecek olan davacının, belirsiz alacak davası ve/veya kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayi davanın, “HMK 114/1-h maddesi hükmü gereğince dava şartı yokluğundan” usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, İlgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından anlaşılan bir davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilebilmesi için belirsiz alacak davasi olduğunu açıkça belirtilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna ilişkin terimlerin kısmi dava olarak nitelendirildiği yönünde olduğu, bu durumda davanın belirsiz alacak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle, belirsiz alacak davası ve/veya kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmayan davacı tarafın talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep edildiğini, bilindiği üzere fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zaman aşımını kesip, saklı tutulan kısım için ise zaman aşımını kesmediğini, ayrıca işbu dava 2 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, her halükarda zaman aşımı itirazında bulunduğunun özellikle belirttiğini, müvekkil sigorta şirketinin poliçe iadesine dair herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının talep ettiği uyuşmazlık bedelinin davacıya ödenmesine dair karar vermesi halinde müvekkil sigorta şirketinin, davacı tarafın poliçe iade bedeli için talep ettiği iade tutarını ödemesini, davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını, Sigortalı Araç Plakaları Poliçe Numaraları ... müvekkil sigorta şirketinin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı uyarınca tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 09.04.2025 tarihli ve 1038 sayılı kararıyla; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında, gerekli sermayenin nakden şirket hesaplarına intikal ettiğinin tevsikine kadar müvekkil ... Sigorta A.Ş.'nin tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, bu anlamda SEDDK kararı kapsamında ödemeler kamu otoritesi tarafından SEDDK’nın izin verdiği ölçüde yürütülmekte olup, müvekkil şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisi bulunmadığını, bu sebeple talep edilen tutarın SEDDK’ya sorulması gerektiğini, müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından müvekkil şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple Mahkemece aksi durumun kabulüyle aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde dahi ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, davacı sigortalının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte Mahkeme aksi kanaatte ise, dava konusu poliçelerin karar tarihi itibariyle feshedildiğinin kabulü ile, prim iadesinin de yine karar tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiği, zira, yargılama süresince poliçe fiilen yürürlükte kalmış olup, geçerliliğini sürdürmüş ve sigortalı bu süre boyunca poliçeden kaynaklı korumadan yararlanmaya devam ettiğini, bu durumda, poliçeden fiilen yararlanılmış bir döneme ilişkin olarak prim iadesine karar verilmesi halinde, müvekkil şirket aleyhine, geçerli bir poliçenin karşılığı olan bedelin haksız şekilde sigortalıya tahsil ettirilmesi sonucu doğacağından, söz konusu prim iadesinin yalnızca karar tarihi itibarıyla hesaplanması suretiyle hüküm kurulması gerektiğini, tüm nedenlerle sair hak ve alacakların ile fazlasını talep ve dava etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve sair tüm mevzuat doğrultusunda haksız, hukuki yarardan, dayanaktan yoksun, fahiş taleplerle açılan işbu davanın öncelikle usulden reddine, hiçbir ispatı yapılamayan açıklamaların da mesnetsiz ve haksız taleplerden oluşması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın uzman bir bilirkişice incelendikten sonra Mahkemece karar verilmesini talep ettiğini, bu nedenler ile, davanın öncelikle esasa girilmeksizin usuli itirazların doğrultusunda usulden reddine, usule ilişkin itirazlarımızın kabul görmemesi durumunda ise davanın, esastan reddine, deliller toplandıktan sonra dosyanın konusunda uzman bilirkişice incelenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; "... numaralı sigorta poliçelerinin iptali sebebiyle oluşan prim iadesi tazminatından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; ...9 nolu poliçeler ve iptal zeyilleri, arabulucuk anlaşmama tutanağı, ihatrname ve gmail kaydı, tanık, bilirkişi, ve ve ikamesi her türlü yasal delile dayanmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 12/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyada mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davaya konu olayda davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, davacı ... ... Gıda İnşaat Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu araçları farklı poliçe numaraları ile vade tarihlerinde Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğunu, dosya kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olan iptal ek belgelerinin (zeyilnameleri) bulunduğunu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine ihtarname ile bildirilen poliçe numaraları ve plakalar arasında ... plakalı araca ait 10261098 poliçe numaralı Sigortalı Talebi ile İptal Ek Belgesinin dosya içeriğinde bulunmadığını, somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yukarıda detayları yazan davaya konu kasko sigorta poliçelerinin davacı sigortalının talebi ile 14/05/2025 tarihi itibariyle iptal edildiği ve buna ilişkin olarak Sigortalı Talebi ile İptal Ek Belgeleri (iptal zeyilnamesi) düzenlendiğini, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 14/05/2025 tarihli iptal zeyilnamelerinde davacı tarafın 190.418,16 TL tutarında prim alacağı olduğu, bu tutarın davacı tarafa ödendiğine dair dosya içeriğinde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığını, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.’ne hitaben yazılan 09/04/2025 tarihli ve E-...-044-... sayı nolu yazıda görüldüğü üzere SEDDK’nın 09/04/2025 tarihi itibariyle davacı sigorta şirketinin tüm branşlarda yeni poliçe akdetme ve temdit yetkisini kaldırmış olduğunu, sigorta sözleşmelerinin, taraf iradelerine dayalı olarak kurulduğu gibi, belirli koşullar altında taraflardan birinin tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilebildiği, bu kapsamda sigorta ettirenin, kasko sigorta poliçesini sözleşme süresi dolmadan önce iptal ettirme hakkı olduğunu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Mahkemeye hitaben yazılan 05/09/2025 tarihli ve E-...-...-... sayı nolu yazıda sigorta sektörünün düzenlenme ve denetleme görevini icra eden üst kurul niteliğinde olan SEDDK’nın 09/04/2025 tarihi itibariyle davacı sigorta şirketinin tüm branşlarda yeni poliçe akdetme ve temdit yetkisini kaldırmış olduğunu, 102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Fesih ve Cayma başlığı altında a) Olağanüstü durumlarda fesih başlıklı Madde 1413’te; “(1) Sigortacının, konkordato ilan etmesi, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptâl edilmesi veya sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması gibi hâllerde sigorta ettiren, bu olguları öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir.” hükmünün yer aldığı, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Mahkeme’ye ait olduğunu, somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş.’nin davacı tarafın yukarıda detaylarıyla belirtilen kasko sigorta poliçelerine “Sigortalı Talebi ile İptal Ek Belgeleri” düzenlediği hususu göz önünde bulundurulduğunda, 6102 sayılı TTK’nın 1419. Maddesi uyarınca davacı ... ... Gıda İnşaat Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin iptal edilen kasko poliçelerine ilişkin işlemeyen günlere ait ödenmiş primleri davacı ... Sigorta A.Ş.’den talep edebileceğini, davalı taraf vekilince Mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde yer alan zaman aşımı itirazına yönelik değerlendirmelerin farklı bir uzmanlık alanının konusu olduğunu, bu hususta tarafımca değerlendirme yapılamadığını, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Mahkeme’ye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinin ekinde ... plakalı araca ait kasko kısmi iptal belgesinin ibraz ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 13/03/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 190.418,16 TL olarak belirlediği anlaşılmıştır. İddia ve savunma tüm dosya kapsamında anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki hukuki ihtilafın "... numaralı sigorta poliçelerinin iptali sebebiyle oluşan prim iadesi tazminatından ibaret olduğu, Davaya konu olayda davalı ... Sigorta A.Ş.’nin, davacı ... ... Gıda İnşaat Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu araçları farklı poliçe numaraları ile vade tarihlerinde Ticari Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olan iptal ek belgelerinin (zeyilnameleri) bulunduğu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine ihtarname ile bildirilen poliçe numaraları ve plakalar için davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davaya konu kasko sigorta poliçelerinin davacı sigortalının talebi ile 14/05/2025 tarihi itibariyle iptal edildiği ve buna ilişkin olarak Sigortalı Talebi ile İptal Ek Belgeleri (iptal zeyilnamesi) düzenlendiği, Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 14/05/2025 tarihli iptal zeyilnamelerinde davacı tarafın 190.418,16 TL tutarında prim alacağı olduğu, bu tutarın davacı tarafa ödendiğine dair dosya içeriğinde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.’ne hitaben yazılan 09/04/2025 tarihli ve E-...-044-... sayı nolu yazıda görüldüğü üzere SEDDK’nın 09/04/2025 tarihi itibariyle davacı sigorta şirketinin tüm branşlarda yeni poliçe akdetme ve temdit yetkisini kaldırmış olduğu, Sigorta sözleşmelerinin, taraf iradelerine dayalı olarak kurulduğu gibi, belirli koşullar altında taraflardan birinin tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilebildiği, bu kapsamda sigorta ettirenin, kasko sigorta poliçesini sözleşme süresi dolmadan önce iptal ettirme hakkı olduğu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından gönderilen müzekkere cevabında sigorta sektörünün düzenlenme ve denetleme görevini icra eden üst kurul niteliğinde olan SEDDK’nın 09/04/2025 tarihi itibariyle davacı sigorta şirketinin tüm branşlarda yeni poliçe akdetme ve temdit yetkisini kaldırmış olduğu, Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş.’nin davacı tarafın belirtilen kasko sigorta poliçelerine “Sigortalı Talebi ile İptal Ek Belgeleri” düzenlediği hususu göz önünde bulundurulduğunda, 6102 sayılı TTK’nın 1419. Maddesi uyarınca davacı ... ... Gıda İnşaat Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin iptal edilen kasko poliçelerine ilişkin işlemeyen günlere ait ödenmiş primleri davacı ... Sigorta A.Ş.’den talep edebileceği, davacı tarafın 190.418,16 TL tutarında prim alacağı olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; : 1-Asıl ve ıslah ile açılan davanın KABULÜ ile -190.418,16 TL nin 18/08/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 13.007,46 -TL harçtan peşin alınan 615,40 -TL ile 3.252,00 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 9.140,64 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 -TL başvurma harcı, 615,40 -TL peşin harç, 87,50 -TL vekalet harcı, 3.252,00 TL ıslah harcı, 10.000,00 -TL bilirkişi ücreti , 363,50 -TL davetiye ve teskere gideri olmak üzere toplam 14.933,80 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA