İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/600 E. 2025/788 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/600
- Karar No
- 2025/788
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/600 Esas KARAR NO : 2025/788
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2025 KARAR TARİHİ : 25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ... 'nin ticari faaliyetlerini büyük bir titizlikle yürüten ve ödemelerini günü güne takip eden bir şirket olduğunu ancak dava tarihi olan 18.08.2025 sabahı, müvekkili şirketin hesaplarının bulunduğu ...bank ... Şubesi'nden arayan banka yetkilisinin, gün içinde ödemesi olduğunu belirttiğini, tüm ticari ödemelerini günü gününe takip eden ve kayıtlarını eksiksiz tutan bir iş insanı olan müvekkilinin böyle bir ödemeden haberdar olmadığını, telefon görüşmesinin hemen ardından büyük bir endişeyle banka şubesine giden müvekkili şirket yetkisinin, söz konusu çeki incelediğinde şok yaşadığını, çekin müvekkili şirkete ait çek koçanından koparılmış bir yaprağa düzenlenmiş gibi görünse de, üzerindeki imzanın, müvekkili şirketi temsile yetkili kişilerin yıllardır kullandığı, adeta kimliklerinin bir parçası haline gelmiş olan imzasıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, acemice atılmış bir taklitten ibaret olduğunu, dahası, müvekkili şirket ticari defterlerini ve çek kayıtlarını derhal kontrol ettiğinde, böyle bir çekin ne lehtarı ne de meblağı itibarıyla kendi kayıtlarında kesinlikle yer almadığını teyit ettiğini, bu durumun müvekkili şirkete ait çek yapraklarının kötü niyetli kişilerce ele geçirilerek sahte imza ile tedavüle sürüldüğü acı gerçeğini gözler önüne serdiğini, müvekkili şirketin, bu olayı fark eder etmez durumu resmi makamlara bildirmek ve hukuki süreci başlatmak için gerekli adımları atmaya başladığını, ekte sundukları, müvekkili şirketi temsile yetkili kişilere ait farklı zamanlarda atılmış çok sayıda imza örneğinin, dava konusu çekteki imzanın müvekkili şirketi temsile yetkili kişilerin eli ürünü olmadığını hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladığını, ayrıca mahkemenin yapacağı incelemeyle sabit olacağı üzere, bu aşamada yazı örneklerini de mahkemeye sunduklarını zira çekteki yazıların dahi müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin iradesi dışında elinden çıkan çek yaprağı üzerine atılan sahte bir imza ile oluşturulan bu hayali borçtan sorumlu tutulmasının hukukun temel adalet anlayışıyla bağdaşmayacağını, dava konusu çekin, an itibarıyla ...bank ... Şubesi'ne ibraz edilmiş durumda olduğunu ve ödeme için bekletildiğini, yargılama sürecinin doğası gereği alacağı zaman zarfında, bankanın bu çeki ödemesi halinde müvekkiliin telafisi güç ve imkânsız zararlara uğrayacağını, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde, sahte bir belgeye dayanarak müvekkilinin hesabından para çıkışı yaşanacağını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarını zedeleyeceği gibi, sonrasında bu paranın geri alınması için ayrı ve meşakkatli bir istirdat davası açılması gerekeceğini, bu durumun önüne geçmek ve müvekkilinin haklarını daha en başından koruma altına almak amacıyla, İİK m. 72 uyarınca, dava konusu çeke ilişkin olarak bankaya ödeme yasağı konulması yönünde teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin elzem olduğunu, kaldı ki müvekkilinin hesabında ilgili çek tutarı olan 1.000.000,00 TL 'nin hazırda beklediğini, bu durumda tek amaçlarının çekin ödenmemesini sağlamak ve haklılıklarını yargılama sırasında ortaya koymak olduğunu, defterlerinde yapılacak incelemede dahi tacir lehine olan bu çekin defterlerinde olmadığının görüleceğini, çekin ödemeden yasaklı hale getirilmesini ve bu yönde karar verilirse ...bank ... Şubesi/...'a ödeme yasağı hususunda müzekkere yazılmasını, İİK 72/2 gereği icra takibinden önce teminat mukabilinde muhtemel icra takibinin durdurulmasını yönünde karar verilmesini talep ettiklerini bildirirerek öncelikle, müvekkilinin telafisi imkânsız zararlara uğramasının önlenmesi amacıyla, dava konusu çeke ilişkin olarak muhatap banka olan ...bank ... Şubesi'ne ödeme yapılmaması yönünde ve İİK 72/2 gereği teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama neticesinde davanın kabulü ile, müvekkili ... Şirketi'nin dava konusu çek nedeniyle (......BANK ... şubesi çeki) davalı ... Şirketi 'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı bakımından % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusu ... no.lu çekin, müvekkili şirket tarafından müşterisi ... A.Ş.'den 23.06.2025 tarihinde gerçekleştirilen refaktoring işlemi neticesinde alındığını, müvekkili ... A.Ş. 'nin, ... A.Ş. ile gerçekleştirdiği 23.06.2025 tarihli refaktoring işlemi kapsamında dava konusu ... nolu çeki, alacağın varlığını tevsik eden; dava dışı ... LTD.ŞTİ.'ye hitaben düzenlemiş olduğu ... tarih, ... irsaliye no.lu, ... no.lu fatura ile birlikte devralan müvekkili şirketin; Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi ile tüm yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle usulüne uygun bir şekilde faktoring işlemini tesis ettiğini ve mevzuata uygun olarak söz konusu çekin yetkili hamili olduğunu, müvekkili şirket ve müşterisi... A.Ş arasında gerçekleştirilen refaktoring işlemi kapsamında alınan davaya konu çekin 18.08.2025 tarihinde bankaya ibrazı sırasında bu çek ödeme yasağı nedeniyle işleme alınmadığını, ödeme yasağı nedeniyle işlemsiz kalan davaya konu çekin bedelinin müvekkili şirket müşterisi tarafından 19.08.2025 tarihinde müvekkili şirkete ödendiğini, karşılığı bulunmayan dava konusu çek de dahil 4 adet çekin 25.08.2025 tarihinde ... A.Ş.'ye iade edildiğini, usulüne uygun faktoring işlemi tesis eden müvekkili şirketin temel borç ilişkisinin tarafı olmamakla beraber, dava konusu çeki "refaktoring işlemi" ile... A.Ş'den devraldığını, ciro yoluyla devredilen senette şahsi def'i ve itirazların müvekkili şirkete karşı ileri sürülebilmesi için müvekkili şirketin çeki devralırken kötü niyetli hareket etmiş olmasının gerektiğini, işbu davada müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığının açık olduğunu, zira müvekkili şirketin yasa ve yönetmelikler uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirerek faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin tüm cirantalar arasında tek tek ticari veya hukuki ilişki bulunup bulunmadığını araştırmak zorunda olmadığını, davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61 ve devamı maddeleri uyarınca davanın ... adresinde faaliyet gösteren ... Vergi No.lu ... A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini neticeten Türk Ticaret Kanunu'nun anılan maddeleri ve sair mevzuatlar gereğince, yasaya uygun bir faktoring işlemi tesis eden ve çeki tamamen iyi niyetle elinde bulundurmuş müvekkili şirketin bu tür davalar ile karşı karşıya kalmasının hukuka ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğunu, bu bağlamda, kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun hareket eden, alacağın varlığını tesvik eden faturaları alan ve buna göre işlem yapan iyi niyetli 3.şahıs konumunda olan müvekkili şirket açısından hukuka aykırı bir işlem tesis ettiğini söylemenin mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin kendisine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini bildirerek ...A.Ş.'ye ihbarına, nihai olarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Davalı ... Şirketi olup, somut davada davalı yönünden 6361 sayılı kanun hükümlerinin değerlendirilmesi gerekeceğinden, Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin ... tarihli ... numaralı kararı ile ...tarihli ve ... sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca; 1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2)22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969. Maddelerinden, 3)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142.maddesinde düzenlenenler hariç), 4)23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan, 5)21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan, 6)06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan, 7)20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve Asliye ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul Adliyesi için 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verildiği anlaşıldığından HSK'nın anılan ilke kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarihli ... numaralı ihtisas kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 25/11/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır