İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/572 E. 2026/200 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/572
- Karar No
- 2026/200
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/775 KARAR NO : 2026/154
BAŞKAN : .... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Menfi Tespit/Kıymetli Evraktan Kaynaklanan DAVA TARİHİ : 14/10/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR Y.TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... E.sayılı dosyası ile müvekkil ... aleyhine yapılan icra takibine ilişkin olarak; müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve hukuksuz olan takibe dayanak senedin tehdit ve baskı malzemesi olarak kullanıldığının belirlenerek hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının çelişkili ve kötü niyetli olduğunu, davaya konu senedin, davacının davalıdan borç almasına dayandığını, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, imza inkarının asılsız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, taraflar arasında, senedin dayanağı olan geçerli bir borç ilişkisinin (davalı iddiasına göre protokol ve borç para) bulunup bulunmadığı, senedin, davacı iddiaları doğrultusunda tehdit, baskı ve zorla alınıp alınmadığı veya düzenlenip düzenlenmediği, davacının borçlu olup olmadığı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 5. Dava, menfi tespit ve çekin hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir. 6. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 7. Bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. 8. Anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır....” denilmiştir. 9. Maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirmiştir. 10. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. 11. Davacının dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir. 12. Somut olayda öncelikle eldeki davanın "ticari dava" niteliğinde olup olmadığının değerlendirmesini yaptığımızda, TTK m. 4 hükmünde hangi davaların ticari dava niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup yargılamasını yaptığımız uyuşmazlık yönünden ise; dava konusunun, davacı aleyhine girişilen takibe konu kambiyo senedinden ötürü borçlu olmadığının tespiti ve çekin hükümsüzlüğünün tespitine yönelik olduğu, bu anlamda açılan davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla; 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. 13. Mahkememizce davacı tarafa 22/01/2026 tarihli duruşmanın 1 numaralı ara kararı ile; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi gereğince 2 haftalık kesin süre verilmiş, bahsi geçen ara karar davacı vekiline 28/01/2026 tarihinde tebliğ edilmiştir. Verilen süre göz önüne alındığında davacı tarafça en geç 11/02/2026 günü bitimine kadar Arabuluculuk Son Tutanağının ibraz edilmesi gerektiği ancak, davacı yanca arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği görülmüştür. 14. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı yan, davaya konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çekin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini istemiştir. Bu halde eldeki davada; menfi tespit ve davanın açıldığı 14/10/2025 tarihinde yürürlükte olan (yürürlük tarihi 01.01.2019) 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği ve bu hususun dava şartı olduğu, ancak; davacı tarafça davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
V-HÜKÜM 1-Davanın, 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE Karar ve İlam Harcı 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın, peşin alınan 108.611,40.-TL harçtan düşümü akabinde fazla alınan 107.879,40.-TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3-Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, Vekalet Ücreti 5-Davalı yan kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/03/2026
Başkan ... E-İmza Üye ... E-İmza Üye ... E-İmza Katip ... E-İmza
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"