İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/570 E. 2025/949 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/570
Karar No
2025/949
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/570 Esas KARAR NO : 2025/949 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımına dair yapılan kontrollerde davalı borçlunun direkt bağlantı yaparak kaçak elektrik enerjisi kullanımı gerçekleştirdiği tespit edildiğini ve davalı adına 02.01.2025 tarihli Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini tahakkuk ettirilen 11.237,30 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine -------- İcra Dairesi’nin --------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.--------- İcra Dairesi’nin ---------- Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Davalının tacir araştırması yapılmış olup bu doğrultuda --------- Vergi Dairesine müzekkere yazılmış olup vergi dairesi davalının işletme esasına göre defter tuttuğunu, 25/01’de başlayan davalının hünez beyanname vermediğini belirtmiştir.Davalının ticaret sicil müdürlüğünde ve esnaf ve sanatkarlar odasında kaydının olmadığı tespit edilmiştir. Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, İİK.' nun 67 ve devamı maddelerine dayanmaktadır. HMK’nın 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.6102 Sayılı TTK’nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Ticari davadan söz edebilmek için, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Öte yandan 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). TTK'nın 24 ve devamı maddelerde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümler, tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı, üstelik bu sıfatı taşımanın sonucu ve gereği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, tacir olmadığını göstermediğinden, esnaf sayılmasını gerektirmez. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayalı faturalardan doğan borcun davalı yandan tahsili amacıyla girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibaret olup, taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde, davanın nispi ticari dava olduğu kabul edilecek ve Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. İşbu davada, davalının tacir sıfatını haiz olup olmadığının tesbiti gerekmektedir. TTK'nın 11(1) maddesi kapsamında ticari işletme esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olarak tanımlanmış olup, ticari işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez.Somut olayda Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ve dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, anlaşılmakla davanın Genel Mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin --------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli---------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara bilahare tebliğ edilmek üzere miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı16/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/570, K. 2025/949, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-570-e-2025-949-k-c82e1490989a