İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/560 E. 2026/24 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/560
Karar No
2026/24
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/560 Esas KARAR NO : 2026/24 Karar

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket .... Endüstriyel Pnömatik Otomasyon Sis. Ltd. Şti. (".....") ile davalı ....... Grup Makina Sanayi Ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında TTK. 1530. maddesine tabi ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili .... tarafından 21.05.2024-10.02.2025 tarihleri arasında toplam 20 adet fatura muhteviyatında yer alan 112.537,00-TL değerinde mal satışı yapıldığını, bu mallar davalı şirkete teslim edilmiş olup, davalı şirket tarafından kısmi ödemeler (bir kısmı alış faturaları ile) yapılmış ise de bakiye 77.817,69-TL ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine davalı şirket aleyhine Silivri İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de davalı şirket tarafından takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, icra takibine itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk prosedürü de işletilmiş ancak 23.06.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının tespit edildiğini, arabuluculuk tutanağını ekte sunduklarını, taraf defterleri, müvekkili şirket kayıtları, faturalar ve irsaliyeler incelendiğinde müvekkili şirket tarafından başlatılan takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğinin açıkça tespit edilebileceğini, itirazın yasal dayanaktan yoksun, kötüniyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit olduğunu, davalı-borçlunun itirazının tümüyle haksız, kötünüyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, dava dilekçesine ek olarak sunulan evraklar; toplanacak diğer delilleri ile ticari defter ve kayıtların uzman bilirkişiler kanalı ile incelenmesi dahilinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, bu anlamda davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini talep ettiklerini, davalı tarafından faiz oranına itiraz edilmiş ise de faiz oranına itiraz hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, zira; faiz oranı faiz hukuka uygundur, icra takibindeki faiz oranının, taraflar tacir olduğundan hukuka uygun olduğunu, söz konusu alacaklarına dayalı takibe itiraz eden borçlunun itirazı nedeniyle takip işlemlerine devam edemediklerinden iş bu davayı ikame etmek zarureti doğduğunu, öte yandan borçlunun itirazının hiçbir haklı gerekçesi olmayıp tümüyle haksız ve kötü niyetle, takibi durdurmak ve böylelikle alacağın tahsilini güçleştirmek maksadı ile yapıldığından itiraz edilen alacak tutarının %20 oranında icra inkar tazminatının da hüküm altına alınmasını istediklerini beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Silivri İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile, asıl alacak tutarına işlemiş-işleyecek 3095. SY. 2/2 maddesine göre TCMB reeskont işlemlerinde uygulanan avans faiz oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla devamına, davalı borçlunun en az % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu huzurda derdest işbu davanın müvekkiline 12.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup taraflarına 2 haftalık ek süre verildiğini, işbu dilekçe ile süresi içinde dava dilekçesine karşı olan itirazlarını ve ilk itirazlarını sunduklarını, müvekkili aleyhine başlatılan işbu dava haksız olup dava dilekçesindeki tüm iddia ve talepler hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aşağıda gerekçeleriyle açıklayacakları şekilde dava dilekçesinin tamamına itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin, davacıya doğmuş veya doğacak olan herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebeplerle yasal süresi içerisinde taraflarına karşı açılan davaya cevap dilekçesini sunduklarını, müvekkili hakkında Silivri İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itirazları üzerine, davacı tarafından açılmış bulunan işbu itirazın iptali davası, usule ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu tüm faturalara, faturaların içeriklerine, teslim ve ifa şekline de itiraz ettiklerini, dava dosyasına konu alacağın likit olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın likit olmayan bir alacağa ilişkin icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçeklerden uzak huzurda açmış olduğu davanın reddini, davacının işbu kötü niyetli davranışı nedeni ile icra takibin konusu olan meblağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istediklerini beyan ederek, doğmuştur. davacıların haksız olarak başlatmış olduğu davanın reddine, davacı hakkında icra takibin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalarla ilgili başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Silivri Arabuluculuk Dairesinin ..... numaralı dosyasında; 23/06/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Silivri İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 77.817,69-TL asıl alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avan), 77.817,69-TL toplam alacak yönünden 26/05/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap ektresi ve faturaların gösterildiği, davalı tarafından 29/05/2025 tarihinde takibe, borca, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faiz alacağına, faiz oranına ve tüm feriler ile ödeme emrine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile takibe konu 20 adet fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve Belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 18/10/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " Takdir mahkemenin olmak üzere yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 77.817,69 TL asıl ve toplam alacak üzerinden takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyası üzerinden 26.05.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Cari Hesap Ekstresi, Faturalar 77.817,69 TL” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Cari Hesaba İlişkin Faturalar, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait 18 adet ve KDV dahil 93.666,24 TL tutarlı, 2025 yılına ait 4 adet ve KDV dahil 24.383,19 TL tutarlı olmak üzere 2024-2025 yılına ait toplam 22 adet ve KDV dahil 118.049,43 TL tutarlı satış faturasının olduğu, Davacı tarafın 118.049,43 TL toplam satış faturası tutarının 77.817,69 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, Faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, “Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Tarafların 2024-2025 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 22 adet faturanın olduğu, iş bu 22 adet faturanın 14 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 8 adet faturanın ilgili olduğu ayda/dönemde BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2024 tarihli ve 30.591,06 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 10.02.2025 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 77.817,70 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın cari hesap ekstresi ; Davalı tarafın davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2024 tarihli ve 30.591,06 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 10.02.2025 tarihinden itibaren davalı tarafın davacı tarafa 77.817,70 TL borçlu olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının tırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 77.817,70 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarda takip itibariyle davacı tarafa 77.817,70-TL borçlu olduğu, Taraflar arasında ticari defter ve kayıtlarda takip tarihi itibariyle herhangi bir cari hesap farkının olmadığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafın davalı taraftan 77.817,70 TL alacaklı durumda olduğu, Netice itibariyle, takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 77.817,69 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faiz talep edebileceği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkemenin takdirlerine ait olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 hükmü" (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. "...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi, 10.10.2024 Tarih, ..... Esas, ..... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Bilirkişi raporunda, tarafların usulüne uygun ticari defterlerine göre davacının 77.817,69-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı, her iki tarafında tacir olması ve her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı, takibe konu faturaların hem davacının hem de davalının defterlerine göre davacının alacaklı olduğu, süresinde itiraz olmadığı anlaşılmakla davacının davasını ispat ettiğinden bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Tarafların ticari defterleri ve faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-Silivri İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 77.817,69-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 15.536,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.315,73-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 939,85-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.375,87-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 939,85-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.642,75-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.875,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Silivri Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026

Katip ..... ¸e-imzalı Hakim ..... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/560, K. 2026/24, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-560-e-2026-24-k-963ac005575f