İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/558 E. 2025/558 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/558
Karar No
2025/558
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/558 Esas - 2026/155 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/558 KARAR NO : 2026/155

... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;23.01.2025 tarihinde saat 12:10 sıralarında ...plakalı aracın sürücüsü ..., KTK'nun 84. maddesinin f) bendine "Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma", g) bendine "Şeride tecavüz etme" ve diğer asli kusurlu sayılan hallere göre tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, sigortalı sürücünün tam kusurlu fiiliyle meydana gelen kaza neticesinde müvekkilin aracı ağır hasar almıştır ve birçok işlem gördüğünü, bu husus dosyaya sunmuş oldukları evraklarla da sabit olduğunu, meydana gelen hasarın aynı zamanda değer kaybı oluşturacağının kuşkusuz olduğunu, müvekkiline ait araç ikinci el piyasası güçlü olan bir araç olduğunu, meydana gelen kazanın tramer kayıtlarına işlenmesi dahi tek başına müvekkiline ait araçta önemli ölçüde değer kaybı oluşmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, müvekkilinin aracı ...olduğunu, ikinci el piyasası oldukça güçlü bir araç olduğunu, bu kaybın bedeli, ancak ilgili bilirkişinin incelemelerinden sonra ortaya çıkabileceği için tazminat ve dava hakkımızı belirlendiğinde arttırmak üzere şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatı miktarı üzerinden işbu belirsiz alacak dava dilekçe ile saklı tuttuklarını, sigortalının haksız fiiliyle meydana gelmiş bu borçların sorumluluğundan ilgili aracın trafik sigortacısı hem Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca hem de Türk Borçlar Kanunu mevzuatı uyarınca mesul olduğunu, belirtilen alacaklar için 18.06.2025 tarihinde ... başvuruda bulunulduğunu, ancak 02.07.2025 tarihinde gerçekleşen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle, anlaşma sağlanamadığından alacakların tahsili için mahkemeye başvurulmasının kaçınılmaz hale geldiğini, izah edilen ve mahkemece re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle; Sigortalı sürücünün tam kusuruyla meydana gelen kaza neticesinde fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi marifetiyle... plakalı aracın gerçek değer kaybı bedelinin ortaya çıkarılmasından sonra arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekili 16.01.2026 tarihli dilekçesi ile: 100,00 TL olarak talep ettikleri değer kaybı tazminatı taleplerini kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 20.000,00 TL’nin ödenmesi şeklinde artırdıklarını bildirmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Reel değer kaybı tutarı ödenmiş olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkili tarafından kaza tarihi esas alınmak üzere piyasa araştırması yapılarak değer kaybı ödemesi yapıldığını, davaya konu aracın piyasa değerine ilişkin internet üzerinden yapılan araştırmalar sonrasında, aracın geçmiş mülkiyet durumu, hasar geçmişi, kullanım şekli, kilometresi ve araç rayicini etkileyebilecek sair faktörler ile mevcut piyasa durumu da göz önüne alınarak emsal özelliklere sahip bir aracın piyasa genelinde satış ortalamaları alındığında aracın kaza tarihinde oluşan reel piyasa rayiç değer kaybı 15.000,00 TL olarak hesaplandığını, müvekkili tarafından da kusuru dikkate alınarak 15.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, değer kaybı hesaplaması yapılırken ... ve... Kararları dikkate alınarak zarara eksiksiz giderilmiş olduğundan usul ekonomisi de gözetilerek dosya bilirkişiye gönderilmeden davanın reddine karar verilmesini, dosyanın bilirkişiye gönderilmesi halinde ise; yargıtay kararlarında bahsedildiği üzere değer kaybı tespiti yapılırken konu aracın, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri tespiti yapılması gerektiğinin belirtildiğini, teminat limitlerinin dikkate alınmasını, davacı tarafın aracı ... Sigorta’dan kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, nitekim araçta meydana gelen hasar ... Sigorta tarafından karşılanmış olup, tarafımıza 82.644,35- TL hasar onarım bedeli rücu edildiğini ve ödendiğini, izah edilen sebepler ve re’sen nazara alınacaklar birlikte değerlendirilerek, taraflarınca aracın reel piyasa şartlarına göre hesaplanan değer kaybı tutarı ödenmiş olduğundan ve davacı vekilinin bakiye değer kaybı talebine ilişkin dayanağı bulunmadığından ilgili davanın reddine, aksi halde reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması halinde aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, gerçek hasar tutarı ve kazadan önceki hali de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhlerine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, tarafların karıştığı trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumu davacının aracında meydana geldiği iddia edilen değer kaybına ilişkin olduğu, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı ve miktarına ilişkin hususlar olduğu anlaşıldı. Davalı .... vekili 19.02.2026 tarihli dilekçesi ile: Bilirkişi raporu ile davacının aracında 20.000,00-TL değer kaybı olduğunun tespit edildiğini, raporda yapılan tespit sonrasında davacı tarafın işbu yargılama için yaptığı yargılama gideri, hesaplanan tazminata temerrüt tarihinden itibaren işleyen faiz ve Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hak kazanacağı ilam vekalet ücreti taraflarınca hesaplanarak davacı tarafa ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davacının asıl alacak ile birlikte faiz, yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti dahil tüm zararı karşılanmış olduğundan ve dava konusuz kaldığından, faiz, yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti de dahil olmak üzere davanın tümden konusuz kaldığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 19.02.2026 tarihli dilekçesi ile:Davalı tarafından sunulan 19.02.2026 tarihli dilekçe ile yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı iddia edildiğini, davalı tarafça yapılan ödeme incelendiğinde, asıl alacak yönünden ödeme yapılmış ise de, işlemiş faiz yönünden yapılan ödemenin eksik olduğu anlaşıldığını, şöyle ki; dava konusu trafik kazası 23.01.2025 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihten itibaren işlemesi gereken faiz miktarı toplam 5.141,92 TL olduğunu, ancak davalı yalnızca 4.467,00 TL faiz ödemesi yaptığını, bu durumda davalı tarafça ödenmesi gereken faiz alacağının 674,92 TL’lik kısmı eksik ödenmiş olup, müvekkilinin faiz alacağının tamamen karşılanmadığını, bu nedenle davanın tamamen konusuz kaldığından söz edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bakiye faiz alacağı yönünden davası devam ettiğini, davalı tarafın eksik ödeme yapmasına rağmen davanın konusuz kaldığının kabulü mümkün olmayıp, bakiye faiz alacağı yönünden davanın devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafça yapılan ödemenin faiz yönünden eksik olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı yönündeki talebinin reddine, müvekkilinin bakiye 674,92 TL faiz alacağı yönünden davanın devamına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 03.03.2026 tarihli dilekçesi ile:Davalı tarafından sunulan 19.02.2026 tarihli dilekçe ile yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığının iddia edildiğini, davalı tarafça yapılan ödeme incelendiğinde, asıl alacak yönünden ödeme yapılmış ise de, işlemiş faiz yönünden yapılan ödemenin eksik olduğunun anlaşıldığını, dava konusu trafik kazası için davalı sigorta şirketi aleyhinde 10.03.2025 tarihinde başvuru yapıldığını, bu durumda davalı tarafça ödenmesi gereken faiz alacağı eksik ödenmiş olup, müvekkilinin faiz alacağı tamamen karşılanmadığını, bu nedenle davanın tamamen konusuz kaldığından söz edilmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin bakiye faiz alacağı yönünden davası devam ettiğini, davalı tarafın eksik ödeme yapmasına rağmen davanın konusuz kaldığının kabulü mümkün olmayıp, bakiye faiz alacağı yönünden davanın devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafça yapılan ödemenin faiz yönünden eksik olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı yönündeki talebinin reddine, müvekkilinin bakiye faiz alacağı yönünden davanın devamına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Vekili vekili 03.03.2026 tarihli dilekçesi ile: Yargıtay sigorta şirketi yönünden borçlu temerrüdü oluşabilmesi için, sigorta şirketine gerekli belgelerin teslim edilmesi ve ihbarda bulunulması ve yine 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmasını aradığını, bu 8 iş günü olarak belirlenen ödeme süresinin dolmasından itibaren sigorta şirketi temerrüde düşmüş olacağını, 10.03.2025'e 8 iş günü eklendiğinde 9. İş gününün 21.03.2025 olduğunun görüldüğünü, bu tarihten itibaren ödeme tarihine kadar faiz işletildiğinde ise 4.466,67-TL'ye ulaşıldığını, müvekkili tarafından ise 4.467,00TL ödeme yapıldığını, görüleceği üzere faiz hesabında herhangi bir hatanın olmadığının görüldüğünü, yapılan ödeme ile davacının asıl alacak ile birlikte faiz, yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti dahil tüm zararı karşılanmış olduğundan ve dava konusuz kaldığından, faiz, yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti de dahil olmak üzere davanın tümden konusuz kaldığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda davacı ile davalının sigortalısının karıştığı trafik kazasında davacının aracının zarar gördüğü zararın giderilmesi gerektiği bilirkişi tarafından tarafların kusur durumu ve zararının belirlendiği davacı vekilinin 16/01/2026 tarihli talep arttırım dilekçesi sunduğu davalının 18/02/2026 tarihinde raporla belirlenen tazminatı ve ferilerini ödediği böylelikle davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davacı her nekadar işlemiş faiz yönünden eksik ödeme yapıldığını ve alacağının sona ermediğini iddia etmiş ise de 19/2/2026 tarihli dilekçesinde bildirdiği faiz başlangıç tarihi olarak 10/03/2025 tarihini bildirmiş ise de davalının 20/03/2025 tarihinde temerrüde düştüğü bu miktar üzerinden mahkememizce yapılan hesaplamaya göre davacının işlemiş faiz alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesine göre;"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. " hükmüne göre; Dava "Konusuz" kalmakla, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin takdiri gerekmektedir; Davalı ... A.Ş. vekili tarafından dava sonrası davacıya yapılan ödeme karşısında dava tarihinde davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşıldığından; yargılama giderlerinden de davalıların sorumlu olduğu değerlendirilmiş; deliller ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu alacağın dava sonrası ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş; aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dava konusuz kaldığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Alınması gereken 732,00TL harçtan peşin alınan 615,40TL harç ile tamamlama harcı 339,84TL harcın mahsubu ile fazla alınan 223,24TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.658,14TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafça harici vekalet ücreti ödendiğinden davacı tarafa vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 5.167,50TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2026

...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/558, K. 2025/558, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-558-e-2025-558-k-bccbfe8c5979